toplam 48 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | Angelripper |
| tuttum | kldyrn |
| tuttum | brecht21 |
| tuttum | hayyamola |
| tuttum | angina pektoris |
| tuttum | 6rinder |
| tuttum | delinin zoru |
| tuttum | Drowning Man |
| tuttum | ylayla |
| tuttum | Zuisudra |
| tuttum | frenhofer |
| tuttum | bay giyotin |
| tuttum | aragon34 |
| tuttum | machkaa |
| tuttum | onuroz |
| tuttum | CERRAHPASALILAR |
| tuttum | Anhedonic |
| tuttum | applesauce |
| tuttum | BlueFrog |
| tuttum | inceayar |
~23 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
''Nasıl çağırırsanız çağırın beni,adımı kaç harfle yazarsanız yazın,yerim yurdum çoktandır belirsizliğinde belli''
Böyle başladı ve sürdüydü önümdeki katışıksız
yokuş: Sandım ve inandırdım belki,
gönlümü ve aklımı dağlamamış hiçbir işarete
oysa inanmadım. Hazırdım her an
kurduğum çadırı söküp yolcu çıkmaya,
kaldım burada: İğne ve ağ, ipek ve masal,
sis ve köpük arası yazdım öykümü defterden
deftere: Aradım bulamadım altın anlamı,
ama farkettim altındaki anlamı -- uyanıp
kan içinde bir gece, sivrilttim öteki ucu
iyice:
Etrafımdaki nesneler cansız mı, kıpırtı
dolu: Dokunsam kendi dillerine çevirecekler
bende bildiklerini: Bu saatı ben durdurtmuştum,
ben çıkartmıştım bu yüzüğü, bile bile kırdığım
fanus ile bir başkasının kırdığı fanusu neden
içiçe geçirmiştim? İşte masam, kurutma kağıdım,
çocukluğumdan bu yana bana eşlik eden bir çift
kemik zar. İşte duvardaki ölü resimler,
yerdeki bu boz halı, başucumda yatağımın
opalin bir lamba ve siyah deri kaplı derin
defterler: Dokunuyorum ve dile geliyor
yıldan yıla bu odaya sinen saf korku:
Biraz daha arınmış ışık gerek bana,
biraz daha koyu bir mürekkep,
biraz daha felç sağ elim ve parmakları için,
biraz daha zaman ve bu zamandan geçmek:
Birkaç soluk boyu belki, belki birkaç çağ için
biraz daha cüret
ve korku,
Tılsım ve Trajedi gerek.
ENİS BATUR
ayda üç kitap falan çıkardığı için kitaplarını bitirmeye ömür yetmez. enis batur u editöryal süzgeçten geçirebilecek babayiğit anasının karnından çıkmadı henüz.
şaka bi yana usta'dan çok şey öğrendim ve ne yazsa merak eder okurum.
Meşruiyet (Rönenans) adamıdır.Yani anlıyacağınız her boku bilir. Ama sizin onun yorumlarına karşı çıkmanız, kendisinin helalliğini sorgulamanız olarak algılar. Avrupa'nın 2. Dünya Savaşından sonra atlattığı bu hastalık, onların onulmaz çöpçüsü olarak bize bulaşmıştır. Sıradan bir malumat istifçisidir (Bu da iyi bir eğitimle olur.) Velhasıl bir söz vardır efendim. "J.F.Kennedy'nin ortaya çıkabilmesi için, ünlü viski kaçakçısı Joseph Kennedy'e gerek vardır." Tabii bu arada yurtoğulları ve benzerleri de cephelerde mundar olur.
Türdaşları: Bekir Küçük, Ahmet Taner Kışlalı
Seyreltilmişleri: Hıncal Uluç
ayrıyetten kaan çaydamlıyla son kare adlı bir çalışması vardır ki soluksuz okunur -ne yazıyorsa soluksuz okunur gerçi- kaan çaydamlının çektiği mezar fotoğraflarına yazılar yazmış. fotoğraf, ölüm ve insan ifadeleri üzerine bir şaheser çıkarmıştır.
(6.45ten çıkmıştır kitap.)
kötü bir polemik ve saldırının öznesi olan edebiyatçı: p enis roman
YÜZLER, Beş
İçinizdeki kötülükten utanmayın, ben
seviyorum yanaklarınıza yayılan ateşi,
seviyorum ben fena ve mahrem olanı
boynunuzdan yukarı kabaran. Açığa
vurabilse, ah yırtabilseniz gömleğinizi
baştan aşağı: Göğsünüz inip kalkarken
sayardım tek tek sapsarı kirpiklerinizi,
bir elim ateşin içinde kavruk, öteki
kulağınızın üzerinde: Ayva tüyü, meme,
şelâle.
Enis BATUR
@sevda
öznesi değil de nesnesi desek daha doğru olacak galiba.
Edebiyattan anladığı kadar müzikten de anlasaydı ne olurdu o zaman acaba..? evet müzik içnide önemli sanrılara, tanımlara, seslere, sislere çok yakın durduğu aşikar ve fakat teğet geçtiği noktaların sayısı üstüne çıkamadıklarından fazla gibi. yine de, machaut, stravinsky, bartok, debussy, messiaen vb. gibi isimleri anmak kolay değil. ne de olsa Moda ve Ankara ve Ayvalık tayfası diyelim, araya bir de Eskişehir'i sıkıştırıverelim. İlhan Mimaroğlu, Enis Batur, Erdem Buri, Bülent Ecevit, Bülent Arel, İlhan Usmanbaş, Halil Turhanlı, Filiz Ali, İlhan Berk, Tülay German... Yapılan şaraplı tartışmalarla Modalı günler, Helikon derneği ve Ankara yad edilir her akla geldiğinde Enis Batur. Yad etmek için içinde bulunmak lazım ise, evet bulunduk(m) içinde, 40'ların Türkiye'sinde, modern zamanların geriye göz kırpmaya başladığı yıllarda. Ellerimizde kırmızı kadehlerle şimdi, şerefe Enis Batur! bolşans.
enis batur.. ülkemizin ve hatta yüzyılın en önemli yazarlarındandır. editörlük, yazma hastalığı, kültüre kaynak akıtışı, kedi sevmek gibi ek olarak yaptığı işlerdendir. Asıl işi olan yazarlığı virtüöz düzeyinde kotardığı için diğerlerindeki durumu da çıtanın üzerindedir. Enis Batur önemli bir yazardır, mevzu budur.
en ufak bi şey hakkında sayfalarca yazı yazabilme yeteneğini mi takdir ediorum, yoksa takdir ettiğim bizzat önemsizmiş gibi görünen konu başlıklarını bulup, onların aslında hiç de ufak olmadığını bana gösterebilitesi mi anlamadığım, bir garip,iyi ki var insan..
Turkiye`deki en uretken insanlardan biridir
Enis Batur. Kitaplarinin hepsine kendisinin bile sahip oldugunu sanmiyorum. Ama tum yazarlik vasiflarinin yaninda cok iyi bir sairdir. Wallace Stevens ile karsilastirilmasi yanlistir ve Stevens`a nazaran cok daha fazla ve ayrik eksenlerde kendini ispat etmistir( ve/veya etmek zorunda kalmistir). Muhsin Batur`un oglu olmasi ile elestirenlerin gozden kacirdiklari bunun da onun dunyayi algilamasinda fazladan bir katman yaratmasidir. Hazirliksiz yakalanan herkese komplike gelse de bir cok insandan daha yalindir yazdiklari. Ulysses`in Turkce cevirisine yazdigi onsoz bence kitabin cevrilmis olmasina yakin onemdedir.
Çok kıymetli bir kardeşimizdir. Evvelce bizim sitenin mukimlerindendi. Çok hizmet etmişimdir buna ben. Muhsin Paşa'nın yadigârıdır ne de olsa. Cana yakın, hakikatlı adamdır. Ama bir konuşur bu maaşallah, bir kelime anlamazsın:
— Remazan-ı şerifleriniz mübarek ola, Enis Bey kardeşim!
— Sizin de Yemdihan Bey, sizinde. Benim bir agnostik olduğumu bilmesine rağmen, sizin gibi inançlı biri beni hâlâ kardeş görüyor ya, şaşıyorum doğrusu!
— Bilmukabele kardeşim, bilmukabele! Ama fakir bilmem öyle agnostiş falan Ne bu; şiir mi? Hani "ilk harflere baksana"?
— Bravissimo! "Bilmem" diyerek yaptığınız gönderme, akrostiş ironisi... Şu sarkazm...
— Dur, ıhlamur koyayım sana!