toplam 22 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | filozof insan |
| tuttum | mrtsnl |
| tuttum | Hedda Gabler |
| tuttum | Ruhunayagikaydi |
| tuttum | beatiik |
| tuttum | MeRmAiD 1984 |
| tuttum | tiyatro perisi |
| tuttum | senisectimpikachu |
| tuttum | trampa |
| tuttum | lyla |
| tuttum | Agresif Melek |
| tuttum | miom |
| tuttum | outlaw |
| tuttum | keppaze |
| tuttum | hickirik |
| tuttum | resif35 |
| tuttum | constructed |
| tuttum | rockofhell |
| tuttum | hevi |
| tuttum | ESTELLA24 |
~16 ahkam var.
çok biliyosunuz :))
anlatılabilecek bişe deil.. tanım yapmaya mı çalışıyoruz...
haa sadece bize bilmediğimiz bi şey sölemek istiyosanız, mümkündür, söyleyin; ama bilmediğimiz!!
haldun taner'in yazdığı keşanlı ali destanı, türk tiyatrosundaki ilk örneğidir.
önce zemini sağlamlaştıralım. burada neyi tartışıyoruz?
epik tiyatro brecht'in hediyesi midir, değil midir?
ben "brecht'in hediyesidir!" yazarken, benden önce yazılmış iki aynı yönde iki karşı yönde ahkam olmasını komik bularak, ironi yapmıştım. tepki aldım (hakaret mi demeliyim? kafanızdaki mafya çağrışımları belirlesin ölçüyü!)
şimdi mevzuya dönelim;
epik - diyalektik tiyatro neden brecht'in "hediyesi"dir?
yabancılaştırma (sahneleme için) çin tiyatrosundan alındı. yabancılaştırma (oyun yazımında) rus biçimcilerinden, özellikle viktor şklovski'nin "bir teknik olarak sanat" demenesinden. görsel etmenlerin ve projeksiyonun yabancılaştırma için kullanımı piscator'dan alındı. epizodik kurgu zaten bilinmekteydi, dışavurumculuk etkileri de taşır (özellikle alman dışavurumcu sinemasının). uzatmayalım.
bunlar ve benim değinmeyi (mutlaka) unuttuğum başka şeyler midir epik tiyatro?
peki; didaktik oyunlar?
gestus?
büyük pedagoji / küçük pedagoji?
en önemlisi; sınıf bilinciyle, marksizm ve leninizmin ilkeleriyle oluşturulmuş devrimci öz?
devam ederim, bi bakayım dinleyen var mı?
"politika"nın sözcük kökeni "polis"e dayanır, yani o da antik yunan kökenlidir.
epik - diyalektik tiyatroyu;
1. kuram olarak,
2. oyun yazım biçimi olarak,
3. dramaturji olarak,
4. sahne uygulaması olarak,
5. siyasal - sosyalist bir organizasyonun parçası olarak değerlendirebiliriz.
ve değerlendireceğiz, zamanla! sana söz yarın devam ederim.
kral oidipus'u aristo değil, sophokles yazmıştır (hani bana onu oku bunu oku diyorsun ya...)
kapalı kurgu yapmaya çalışmamıştır, insanlık, uygarlık ve tiyatro tarihinin en önemli tragedyasını yazmıştır.
oyunun (tragedyanın) kişileri tip değildir, trajik kahramandır.
ve evet politiktir, dünya tiyatro tarihinin en politik çağında yazılmış, en politik tragedyadır. zaten katharsis özü gereği politik bir kavramdır.
bir; yargılamadan konuşalım, kimseyi ikonlaştırdığım falan yok.
iki; çin tiyatrosunda yabancılaştırmanın nasıl kullanıldığını zaten brech anlatır bize "epik tiyatro" ismiyle derlenen kamuran şipal çevirisi kitapta.
üç; bilinç fırtınası diye bir şey bilmiyorum. brecht'in de geçirdiğini sanmıyorum. zaten yazdım şundan şundan etkilenmiştir diye.
dört; epik - diyalektik tiyatro, epistemoloji ve metodoloji açısından marksizme benzetilebilir; tabii ki sosyalizm fikrini marks bulmamıştır, modern bilimsel sosyalizmi kuramsallaştırmıştır.
antik yunan tragedyası politik değil midir?
not: şu mafya ahkamını kaldır, ben de benim yazdığımı kaldırayım el alemi kendimize güldürmeyelim.
terbiyeyi bozmayalım, seviyeyi düşürmeyelim!
mafya ne demek?
ve tekrar "ısrarlı" saygılar.
epik tiyatro; epik - diyalektik tiyatronun gündelik ve kısa söylenişidir, genelleşmiştir.
brecht'in hediyesidir, piscator; linkte de gösterdiğin gibi politik tiyatro yapmıştır.
tabii ki brecht'i etkilemiştir. benjamin de etkilemiştir, rus biçimcileri de, alman dışavurumculuğu da...
ama epik - diyalektik tiyatro brecht tarafından teorize edilmiştir.
ayrıca aristotelesçi olmayan tiyatronun tarihi de çok eski değildir. eğer aristotelesçi tiyatrodan, katharsis ve yanılsamayı anlıyorsak.
benden de saygılar.
Epik tiyatro, gestus’a dayanan tiyatrodur. Gestus, gereçtir aslında; epik tiyatro ise bu gerecin amaca uygunluk ilkesi doğrultusunda değerlendirilmesidir. bu savın geçerliliği benimsenirse, ortaya iki soru çıkar. Soru bir: Gestusları nereden alır epik tiyatro ? Soru iki: Gestus’ların değerlendirilmesinden ne anlaşılır? Üçüncü olarak ta şu soru eklenebilir: Epik tiyatroda gestus’ların işlenmesi ve eleştirisi hangi işlemlere göre yapılır?