ben de bilgisayar masasının üzerine yığdım biraz toprak..bitki yetiştiriyorum
şimdi uzun uzadıya anlatmak vardı bunu da vakit az kaçmak lazım. günahlarınız uğultu gibi hep sizinle olsun der, kaçarım.
bir sinema sitesinde eraserheadle ilgili şöyle bir izleyici yorumu görmüştüm:
"sonu pek anlaşılmıyor ama mükemmel bir finali var"
üstadın ilk filmi.sanırım gerçektende yaptığı yapacaklarının teminatıymış.
in heaven everything is fine
in heaven everything is fine
in heaven everything is fine
you've got your good things
and you've got mine
sümükkafa
Her izlediğimde, farklı bir şeyler buluyorum..
anlamsızlığın içindeki anlam...
lynch in lost highway ile beraber en anlaşılması zor filmi..yorum yapabilmek için birkaç defa izlenmesi gerekiyor.lost highway i değil ama bu filmi birkaç defa izlemek o kadarda kolay değil açıkcası..
uykusuzluğun getirdiği sinir bozukluğunu başka hiçbir film böyle anlatamadı, anlatamaz.
David Lynch'i tebrik ederim, hayatımı mahvetti.
bu filmi de sabredip sonuna kadar izledim ya, artık ne teletubbies ne de itirazım var ağır gelir bana.
sarki söyleyen kadinin uzerinden düsen spermi andiran böcekler.. kadin der ki in heaven everything is fine..
kaynağını reel dünyada buluyorsa, görüntülere pek sürrealist denilemez. öte yandan filmin seyirciye etkisi tam da buradan kaynaklanır.tarihsel dönem içinde korkuların nesneleştirilmesi örneğidir.
yaşamla oldukça iç içedir.duygusal bir tepki denilebilir mi? sanmıyorum.
senin kafandan ancak silgi olur mesajı veren acayip 1 film
o yaratıkbebek, oluşmamış tamamlanmamış haliyle ve yaşattığı bulantıyla varoluşun aynasıdır.
izlemesi ve başkalarına izletmesi en zor film'lerin başında gelior sanırım. beni sarsmaz diyenler için "Un chien andalou" ikinci sert darbe olabilir... :)
david lynch'in en sevdiğim filmidir. üzerinde 5 yıl uğraşmıştır, ve rahmetli jack nance'in saçının o şeklini 5 yıl boyunca muhafaza etmiştir :)
bir sabah (14.00 :p) kahvaltı esnasında son derece tesadüfi bir şekilde izlediğim; çabuk midesi bulanan bi insan olarak yemek yerken izlemek istemediğim ama bir türlü de gözümü ekrandan alamadığım; tekrar izlemek isteyip de o ruh haline girmeye cesaret edemediğim david lynch filmi.
hep kara film nedir diye düşünürken, maddi ve manevi unsurlarıyla kapkara bir film.. seyir zamanı çok iyi seçilmeli, nötr durumda olmalısınız ilkin..
aynı kanal gabriel i de yayınlardı
ah eski günler...
Sürreal kabuslar silsilesi.bir sen,bir david lynch,bir de bebek.
Evlilik, olaylar, geçtiği yer, saç modeli.. Lynch'in otobiyografisi gibidir bu film. Bebek olayı hala sırdır, kubrick gibi bir sinema dahisi bile çözememiş hatta para karşılığı öğrenmeyi teklif etse bile lynch tarafından geri çevrilmiştir. Günümüzde o şeker bebeğin oyuncaklarından satılmakta.