1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

erik satie beni tanımlar diyenler

toplam 52 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

erik satie hakkında erik satie

~18 ahkam var.

    Gymnopédie parçası devasadır.

    fuko   29 Temmuz 2008 08:56   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    NinjaOlamayanKaplumbagalar   02 Mayıs 2008 10:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    uyku müziği..

    Lemmy Caution   21 Aralık 2007 01:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eşyanın müziğini yapar derler. müziğin gündelik yaşam nesneleri ile aynı değere düştüğünü, bir masa ya da bir sandalyeden daha fazla bir şey ifade etmediğini anlatmaktadır. elitist hocaları ile dalga geçer; "batmış katedralldi, okyanustu deyip yediniz beni" demiş, şarkılarına absürd isimler takmıştır. (kurutulmuş embriyolar, armut biçiminde şarkı vs)
    aristokrat bir aileden gelmesine rağmen onlara da hastirin deyip parisin arka sokaklarında yaşamış, kabare piyanistliği yaparak hayatını kazanmıştır. bugün oy amanın dediğimiz bestelerini 5 ya da 10 frank gibi ücretler karşılığında yazmıştır.
    erik satie...benim için bıkkınlığın sesi, artık vaatlerle kandırılamayan bir "ben" in sıkıntısının sesi..kimse hiçliği anlatırken bu kadar güzel kekelememişti...

    swann   02 Ekim 2007 13:25   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    peter fletcher yorumu ile gnossienne 1 hem çok tanıdık hem de çok yeni tınılar hissi ile dinlenilebilir.

    crashboombang   09 Temmuz 2007 00:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    xx.yy. Fransız bestecilerinin en önemlilerinden biri sayılan erik satie Parade adlı balesinde,daktilo makinesi,canavar düdüğü,uçak pervanesi,vapur düdüğü gibi alışılmamış seslere yer vermiştir.

    baudolino   18 Haziran 2007 16:46   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Gnossienne No.1 yeniden, 72 saat, uyurken düşler, votka

    lailai   05 Haziran 2007 15:33   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    gnossienne kişiyi kendinden geçirip başka diyarlara taşıyan nadide eserlerdendir.
    filmlerde de kullanıldığı görülmüştür.

    sofistiky   21 Mayıs 2007 11:53   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    O ne gynomopedie dir yaw ööle. Ne satii erik satiii diyen zevzekler de olur eğlencelidirler aynı şeyi hocaya söylemek sopa yemeye eşdeğer olur. Uzun süre çalışmanın verdiği cıvıma isteminin doğurduğu gafletin sonuçları ağırdır efenim. Çok can yakmıştır bu sati.
    Ardından bach invention çalışmak baklavaya tuz ekmenin ta kendisidir. Yalan o barok nedir sorusunun cevabı... Mideniz kaldıramayabilir. :P

    Telemakus   22 Nisan 2007 14:24   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    anlatamam onu hepimiz biliyoruz. hiç dinlememiş olsak bile, hep ruhumuzun bir yerlerindeydi.
    ilk dinlediğim anı atırlıyorum, sanki doğduğum andan beri biliyodum eserini. hani çok tanıdık bir koku alırsın ama daha önce nerde kokladığını anımsayamazsın. hep seninledir o koku, o duygu, o his. öylece bekler anımsanıp tekrar yaşama döneceği anı.

    gully foyle   09 Mart 2007 19:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Pek çokları için Erik Satie; eserlerine çoğu zaman gülünç, garip isimler veren eksantrik bir kişiliktir:

    Soğutulmuş Parçalar, Saçma Preludeler(bir köpek için), Kurutulmuş Döletler

    Bazıları bunun sadece Erik Satie'nin tuhaf doğasından kaynaklanmadığını, bunun bir nedeninin de Satie'nin eleştirmenlerle alay etmesinin bir yolu olarak görmesi olduğunu düşünüyorlardı. Zira Satie'nin eleştirmenlerden, eleştirmenlerin de Satie'den hoşlanmadığını biliyoruz. Onun eserlerini icra edenler, eserlerini çalmak isteyenlere verdiği garip talimatları çok iyi bilirler. Bu talimatlar bestekar ile icraatçı arasında bir monolog olarak karşımıza çıkıyor:

    “Her kimseniz. Müzikal icraat süresince, herkese, metni yüksek sesle okumayı yasaklıyorum. Eğer bu talimatıma uymamak gibi bir yanılgıya düşen bir haddini bilmez çıkarsa, en şiddetli öfkeme maruz kalacaktır. Bu kuralla ilgili hiçbir istisna kabul görmeyecektir.”

    Piyano için yazılmış kısa bir eser olan Vexations (Sıkıntılar - 1893) için yazılmış talimattan: "Bu eseri 840 defa başarıyla çalabilmek için, önceden son derece derin bir sessizlik içinde hareketsiz kalmak tavsiye olunur."

    Bu tavsiyeler pek çok piyanist tarafından ciddiye alınmış, dünya çapında pek çok başarılı performanslar gerçekleştirilmiştir. Ancak belki de; Satie sadece icraatçı ile alay etmektedir? Sonuç itibariyle piyaniste parçayı 840 defa çalmasını söylemez; bu talimat: "Bu parçayı 840 defa başarıyla çalabilmek için..." der. Elbette gerçek motivasyonunu asla bilemeyeceğiz.

    Satie ayrıca gerçek bir kolleksiyoncuydu. Bir seferinde birileri kendisine doğum gününde ne hediye istediğini sorduğunda; "geçen gün şu harika mendili gördüm..." demiş. Ölümünden sonra gardrobunda 84 adet imzalı mendil, 12 adet kadife kostüm ve düzinelerce şemsiye bulunmuştur. Satie yaşadığı ortamda bir yabancı, kendi projelerine kapanmış bir yalnız kurt olarak tanınıyordu. Mesela kendi kilisesini kuracak kadar toplumdan soyutlanmıştı. Sonuç itibariyle kendi özel alanını ve yaşantısını büyük bir gizlilik içinde sürdürmeyi yeğlemiştir. Öyle ki; hayatının 27 senesini geçirdiği Arceuil'deki dairesine hiç kimseyi kabul etmemiştir. Hayatı boyunca bilinen tek ilişkisi 1893 yılında, model, ressam ve eski trapez sanatçısı Suzanne Valadon olmuştur.

    Satie gerçek bir sanatçı gibi yaşamıştı: müziği ve idealleri için. Paraya asla saygı duymadı, ve uzun yıllar çok fakir bir hayat sürdü. Asla gerçek fikrini dışavurmaktan korkmadı. Eğer bir kişinin aptal olduğunu düşünüyorsa, sonuçlarını göze alarak bunu karşısındakine son derece net bir biçimde hissetiriyordu. Satie pek çok açıdan son derece ilginç bir insan olmasına rağmen gerçek popülaritesini müziği ile elde etmiştir. Çok yaratıcıydı ve Claude Debussy, Maurice Ravel ve Francis Poulenc gibi sanatçıları son derece etkiliyordu. Müziğinin çağının çok ilerisinde hatta neredeyse "çağsız" olması onun modern bestekarların bile üzerinde etkili olmasına yol açmıştır.

    Satie minimalizmin öncülerindendi. "Eşya müziği" diye tanımladığı, dikkatlice dinlenmektense, bulunan mekanda bir art alan müziği olmasını istediği bir müzik yaratmaya çalışıyordu. Sadece dinlenmek için müzikler de bestelemiştir. Eserlerinde ortaçağ fransız bestekarlarının izlerini görmek mümkündür. En meşhur eserleri; Gymnopédies, mistik Vexations (Sıkıntılar, 840 kere çalınan parçası), popüler piyano suiti Trois Morceaux en forme de Poire, Parade adlı bale (son derece garip enstrümanlar kullanılmştır.) ve Relache adlı balesi(Film sekansları eşliğinde) Müziği 1960’lara kadar hak ettiği yere gelememiş ve fazlaca da bilinmemiştir. Bu tarihten itibaren giderek popülarite kazanmaya başlamıştır.

    Gerçek Müzisyen (Yazan: Erik Satie)

    Bilgelik içinde yükselir...Hayranlık uyandırıcıdır...Yoklukta yaşamasını öğrenir ve fedekarlıklar yapmaya hazırdır... büyük fedekarlıklar...Söylemem gerekirse...enerjisi olağanüstüdür... Başka bir deyişle savaşa ve mücadeleye hazırdır... ve bunu tam bir dürüstlük içinde yapar... Sanat tam bir kendini adama gerektirir... ...Az önce söylediklerim şaka değildi... fedakarlıkla ilgili olanlar... Müzik kendisini ona adayanlardan ağır taleplerde bulunur...Dikkatinizi çekmek istediğim budur... Gerçek bir müzisyen, sanatı karşısında kendini ikinci plana atmalıdır; ...kendini insanlığın acılarından daha yukarıları biryerlere koymalıdır; ...cesaretini içinden almalıdır...sadece içinden...

    stellian   14 Ocak 2007 05:36   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    - sokaktaki seyyarcı ne satie?
    - erik satie.
    - yeşil mi satie?
    - kırmızı satie.
    - satie o zaman.
    - satie.

    drukpa kunley   26 Ekim 2006 22:51   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    nickjett   20 Ekim 2006 02:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yağmur yağarken gnossienne 5.
    gözlerini kapa.

    sic itur adastra   02 Ekim 2006 15:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Gnossienne No. 1 gece uykumda huzurumu bölmeden da çalıp beni huzurlu uykumda daha huzura sokan melodi...

    photographer   23 Eylül 2006 11:49   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ağır ağır bas tuşelere huzurum kaçmasın

    photographer   13 Eylül 2006 19:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    muzikte huzura bagli in yaraticisi..

       08 Eylül 2006 17:09   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yorgunsun... kulaklık tam da olması gereken yerde... otobüstesin... yanında fotomaç okuyan herkes gibi biri-yani korkulacak bir durum yok...dışarıda yağmur çiseliyor... trafik hafif yoğun... camdan dışarıyı izliyorsun... bir adam dikkatini çekiyor.acaba tanıyor musun .yok hayır . ama o elindeki de ne? sol elinde bir karton ; ıslak , yazılan şeyin mürekkebi akmış ... okumaya çalışıyorsun ... o da beni farkediyor . sağ eliyle bana haraket çekiyor sol elinde ki kartonda ise : "lent et grave" yazıyor... ilahi erik satie ... oldu mu abicim şimdi...

    timofey pnin vs bela lugosi   08 Eylül 2006 00:22   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :photographer

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage