~35 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
Bu sorun çozulebilirse bu baska sorunlari çozmenin de onunu açar.
Grandelakes
sen kimsin ya? postal yalayip duran bir zavallisin.
ermeni sorunu ve soykırım niye devamlı gündemde ?bunu masum bir hak aramak olarak gören zihniyet zavallıdır
sözde ermenei soykırımıı kulliyen yalann...açın Atatürkün bu konu için ne dediğine bakınnnnn
Ermeni sorununu "ya tazminat odemek zorunda kalirsam" diye tartisan bir kafada akil kirintisi olabilir mi?
burda sorun ermeni degil burda sorun okumak tartışmak cıkarsızca düşünmek ve bu olmuyo daha fazla ahkam kesmeninde bi anlamı yok
kabul edilirse tazminat yolu acılır hatta toprak istemeye kadar gider azınlık olaylarına gelince isyanlar soykırımlar ve onlardan sonra asala ve en sonunda pkk hoş şeyler degiller birileri bizi sevmiyo o zaman kalmasınında bi anlamı yok ama bu ülkenin asla bi azınlık politikası olmadı uygulanmadı olsaydı merak etme bu kadar cok kürt vatandaş olmazdı bir ara atatürk trakyaya gitmelerini istedi kürtlerin gitmediler sonra ecevitin bir planı vardı sanırım karadenize yerleştirme o da uygulanmadı
Ermenistan'ın tazminat beklentisi var mı?
Ermenistan'ın tazminatla da ilişkisi yok. Tazminatın ancak bireysel bir talep olabileceğini düşünüyor. 'İsterlerse başvururlar mahkemeye, alırlarsa alırlar, alamazlarsa alamazlar' diyor
Ermeni vatandaşlarımızın mezarlıklarına ne oldu?
Anadolu'da, İstanbul'da onca Ermeni mezarlığından kaç tane kaldı? İstanbul'da Harbiye ile Elmadağ arasındaki soldaki bölge, Pangaltı, Ermeni mezarlığıydı. Bir tane taş kaldı mı? Bugün orada radyoevi, orduevi var.
Ermeniler, Türkiye'nin "Evet, bir soykırım yapıldı" demesini mi istiyor yoksa "Bir facia oldu, çok üzgünüz" demesini mi?
Ermenilerin büyük çoğunluğu, Türkiye'nin geçmişte yaşananların farkına varmasını, üzüntülerini belirtmesini, Ermenilerin acısını paylaşmasını istiyor. İlişkilerin bundan sonra sorunsuz olmasını arzu ediyor. Bu çoğunluğa katılmayan ama aktivist de olmayan bazı kesimler de var ki, onlar yapılan haksızlığın ödenmesini de istiyorlar, tazminat beklentisi içindeler. Bir de çok marjinal olan bazı aktivist gruplar var. Bunlar arasında toprak isteyenler de bulunuyor. Ama şu var. Ermenistan devletinin bugün Türkiye'den bir toprak beklentisi yok.
Ermeni vatandaşlar Cumhuriyet döneminde de mi göçe zorlandı?
Her şeye zorlandılar. 1942'de Varlık Vergisi, 1955'te 6-7 Eylül olayları gibi kırılmalar yaşandı. 70'lerde Asala olayları oldu. Çok göç edildi. Azınlıkları azaltma politikası bugüne dek sürdü. Azınlık vakıfları, okulları üzerinde yürütülen politikalar hep azınlıkların genişlememesi, gelişmemesi içindi. Ermeni yer isimleri değiştirildi. Sadece insanlar gitmedi, binalar da bitti, onların da izi tüketildi. Ermeni okulları ve kiliselerinin çoğu yıkıldı, başka şeylere dönüştürüldü. Spor tesisi, cami, devlet binası oldu, halk arasında dağıtıldı. Hiçbir şeyin izi kalmadı. İz silme operasyonu Cumhuriyet boyunca sürdü.
Ermeni sorunu Lozan'da bitti' deniyor. Hayır, Ermeni sorunu 1915'te başlayıp Cumhuriyet'te bitmedi. Lozan'da sadece hukuken bitti, fiilen bitmedi. Lozan tutanaklarında var. Cumhuriyet'e intikal eden Ermeni sayısı, 170 bini Anadolu'da, 130 bini İstanbul'da olmak üzere 300 bin. Bugün ise Türkiye'deki Ermeni sayısı 50-60 bin. Eğer Ermeni sorunu Lozan'da bittiyse, Türkiye'de Ermeniler, niye 80 yılda nüfus artışıyla birlikte bugün 1.5 milyon olmadı da, 1920'de 300 bin olan nüfus bugün 50-60 bine düştü? Çünkü azınlıkların azaltılması politikası, devlet yönetiminin temel politikasıydı. CHP'nin 9'uncu raporunu okuyun. Tek parti döneminde azınlıkların nasıl azaltılmasının düşünüldüğünü görün.
hastadan bahsediyosun o tarihlerde bir devlet var mıydı fransız abilerinin kıcını yalıyolardı parca parca vatanı veriyolardı ne zaman ki tepki başladı ülke üzerindeki gücleri azalmaya başladı o zaman oyunlar bozuldu
Bu konu birden tabulaşmaya başladı. Çünkü 1920'den sonra İttihatçı kadrolar, Cumhuriyet kadrolarının içine fazlasıyla girdi. Önemli noktalara gelerek devletin gidişatını onlar biçimlendirdi. Zaten Türkiye'deki solun da sağın da temeli bu İttihatçı kadrolardır. Türkiye Komünist Partisi'nin kurucuları da onlardır. CHP ile MHP'nin söyleminin bugün bu kadar benzeşmesinin temelinde de o ittihatçılar yatar. Nitekim, İttihatçılarla Kemalistlerin aynılaşması süreciyle birlikte, 1925'lerde Meclis, bir zamanlar yargılanan ve mahkûm edilen, çoğu yurtdışında Ermenilerce öldürülen suçluların ailelerine maaş bağlanmasına karar veriyor. Enver Paşa, Talat Paşa, Bahaittin Şakir gibi bir dizi insanın ailelerine maaş bağlanıyor. Maaşlar hangi kaynaktan bağlanıyor dersiniz... Bu maaşlar, Ermenilerden kalan mülkler, paralar ve fonlardan bağlanıyor.
O dönemde Türkiye'de Ermeni toplumu bir yas komisyonu kurmuş. Bende kitabı var. 1919'da Ermenice yayımlanmış bu kitapta 24 Nisan'da tutuklanan önderlerin, aydınların biyografileri var. Ben bu kitabı şimdi Türkçe olarak yayımlayacağım. Türkiye'de 1920'den sonra birdenbire konjonktür değişmiş.
Türkiye bu konuda önemli zikzaklar çizdi. 1920'lere kadar Ermeni konusu tabu değildi. Parlamentoda konuşuluyordu, yargılamalar yapılıyordu, kitaplar yayımlanıyordu. O günün dünyasında soykırım kelimesi yoktu. Yaşananlar, 'büyük felaket, kırım, kıyım, katliam' adıyla kitaplarda anlatılıyordu. Türkiye'de Ermeni toplumu bir komisyon da kurmuş, yaşananları anma günleri tertiplemişti. Mesela 1919'dan itibaren Türkiye'de yas tutulmuştu, özel anıtlar dikilmişti.
ermeni sorununu bir yana bırakın
biz daha neşenin kepek sorununu halledemedik
bende onu diyorum işte sadece türklerin kabul etmesini para ve toprak vermesini istiyolar bu kabul edilmicek ve kimseyede özür borcumuz yok asala ve pkk için özür dilemeleri gerekiyo
Bugün ise Berktay'ın gerçekleri söylediği anlaşılıyor. Ama hâlâ Ermeni meselesindeki gerçeklerin tümü öğrenilemiyor. Bunları öğrenebilmek, Ermeni vatandaşların geçmişi nasıl algıladığını, neler hissettiklerini anlamak gerekir.