dava adamı. idealist olduğuna olduğundan fazla inanmış birisi.
yav o parça süper bişey gerçekten
her devrimci bir şey uğruna yaşar
devrimci olmadan önce...
oda en güzel uğrunu yaptı...
bize varlığını sunduğun için teşekürler...
Dünya böylesine güzel
olur muydu yine
diplomasını çerçeveleyip
para kazanma derdine
düşseydi Dr. Che
yüreğini dağlara asmak yerine...
işiniz gücücünüz yok demi heç la..
mert adam
"Devrimciler birbirlerine sevgi ile bağlıdır."
Ernesto "Che" Guevara
Sen kalk , yıllarca kapitalizme karşı savaş, öldükten sonra kapitalizmin para kaynaklarından birisi ol..
Che Guevara'ya saygım büyüktür, uğrunu savaştığı şey, ne tek bir insan, ne tek bir ırk, ne tek bir din idi.... o tüm insanlar için savaştı.
Ama ne bileyim, o bir idolden çok marka oldu.. 90 dan sonra doğanlara "Che" deseniz, aklına t-shirt gelir... acımasız bir ironi...
Bolivya Günlüğü
Nathalie Cardone - Che Guevara
Aprendimos a quererte
Desde la historica altura
Donde el sol de tu bravura
Le puso cerco a la muerte
nakarat:
Aqui se queda la clara
La entraniable transparencia
De tu querida presencia
Comandante Che Guevara
Tu mano glorioso y fuerte
Sobre la historia dispara
Cuando todo Santa Clara
Se despierta para verte
Vienes quemando la brisa
Con soles de primavera
Para plantar la bandera
Con la luz de tu sonrisa
Tu amor revolucionario
Te conduce a nueva empresa
Donde esperan la firmeza
De tu brazo libertario
Seguiremos adelante
Como junto a ti segimos
Y con Fidel te decimos
Hasta Siempre, Comandante
..............................................
SONSUZA KADAR
biz seni sevmeyi
tarihin yükseklerinden öğrendik
cesaretinin güneşi
ölümü kuşattığında (pusu kurduğunda)
nakarat:
işte burada (duruyor)
tatlı varlığının
kalbe sıcaklık veren saydamlığı
kumandan che guevara
şanlı ve güçlü elin
tarihe ateş açar
bütün santa clara (halkı)
seni görmek için uyandığında
rüzgarı yakarak gelirsin
bahar güneşleriyle..
gülüşünün ışığıyla
bayrağı dikmek için
devrimci aşkın
seni yeni bir davaya götürüyor
ki orada senin kurtarıcı kolunun
gücünü (sıkılığını) bekliyorlar
biz mücadelemize devam edeceğiz
tıpkı sen yanımızdayken olduğu gibi
ve fidel'le sana diyoruz ki
sonsuza kadar, komutan
"Ho Ho Ho Chi Minh, iki, üç daha fazla Vietnam Ernestoya Bin Selam
bu nasıl bi analiz allah aşkına:)))))
bu devrimci önderlerde yakışıklı olmak bir ön koşul herhelde..adamların bütün önderleri manken gibi..sağcılarda ise insana benzemiyorsan direk alıyorlar.okulda çevrenizde falan sağcıların tiplerine bi baksanıza hepsi akraba evliliği ürünü gibi. ama solcular öylemi maşallahları var çocukların insanın içi gidiyor.
Dünya böylesine güzel olurmuydu yine,diplomasını çerçeveleyip para kazanma derdine düşseydi Dr.CHE,yüreğini dağlara asmak yerine.
ki macera perest arkadaş uzun bir yolculuğa çıkarlar beraber. yolları bigün şilinin valparasio limanına düşer.gemilerde ücretsiz olarak çalışarak yolculuk yapma istekleri geri çevrilir.bir tek yol vardır önlerinde.gemiye kaçak binmek.küçük olduğu için vinçler ulaşabilsin diye rıhtmla arasına birkaç metre mesafe bırakan "san antonio" adlı gemiye göz koyarlar.gece yarısını beklemeye koyulurlar.vardiya değişimi nedeniyle gemi rıhtıma yanaşacak ve böylelikle binme şansları doğacaktı....
soğuktan korunmak için girdikleri vincin sürücü kabininde sabahı ederler.gemiye kacak binmenin fırsatını tüm gece boyunca yakalayamazlar.umutları tükenme noktasına geldikleri an şans yüzlerine güler ve kendilerine yardım eden vinç sürücüsünün talimatına uyarak gemiye ulaşırlar.subay bölümüne çıkan iki kafadar bir tuvalete kilitlerler kendilerini.bundan sonrası orda beklemek ve biri geldiğinde kısık bir ses tonuyla "meşgul" demektir.
gemi öğlen saatlerinde hareket ettiğinde kıyıdan iyice uzaklaştıklarından emin olunca kendilerini dışarı zor atarlar.tıkalı olan tuvalet sıcağın etkisiyle dayanılmaz bir koku yaymaktadır.kaçak yolcu olarak kaptanın karşısına çıkarıldıklarında perişan haldedirler.kaptan iki arkadaştan birini mutfağa patates soymaya gönderirken "şaire" tuvaleti temizleme görevi verir.
üst üste yığılmış pisliklerle yeniden göz göze geldiğinde "bu dünyanın adaleti yok" diye geçirir şair içinden.kokular içinde çalışırken arkadaşi mutfakta atıştıracak ve sonra temizlediği yere pisleyecektir.ertesi gün arkadaşına yine mutfakta görev verilirken şair tahtaları arap sabunuyla ovalamak zorunda kalır.gemi antofaglasta limanına vardığında şairde deniz macerasının ilk durağına gelmiş olur.
san antonio valparasio'a geri döneceğinden limanda inip bir başka gemiye kaçak olarak binerler.gizlendikleri yer konusunda bir öncekiyle kıyaslanamayacak kadar şanslıdırlar.güzel kokulu tonlarca kavunun arasındadırlar.şair yediği kavun kabuklarını arkadaşıyla birlikte bir pencereden denize atar.ama geminin demir almasına 1 saat kala ele verirler yakayı.o kadar çok kavunu mideye indirirlerki denizin üstünde ipe dizilmiş gibi yüzen kabuklar kaptanın dikkatini çeker.böyleliklede şairin deniz yolculuğu ilk durakta sona erer.
1956 yılının 25 kasım gününde dalgalarla boğuşan bir yatta görürüz şairi.meksikanın tuxpan limanından kalkan "granma" adlı yatın iki motorundan birisi bozuktur.küçük deniz taşıtları için son derece elverişsiz olan hava şartlarına rağmen karayip denizi yedi günde aşılır.aralarında şairine bulunduğu yolcular açlık ve deniz tutmasına karşı direnirler.granma 8 kişilik bir yattır.ama kübaya doğru yol alırken 82 yolcusu vardır.
playa de las colorodas'ta karaya çıktıklarında yanlarında getirdikleri techizatın büyük bir bölümünü yitirdiklerinin ayrımına varırlar.savaş uçaklarının saldırısıyla karşılaşınca çalılıkların arasına sığınırlar güçlükle.şair o günü "bir çıkarma değil deniz kazasıydı" sözleriyle anımsar.
kayıpları bununlada kalmaz.5 aralık günü diktatör batistanın askerlerinin
saldırısıyla krşılaşırlar.çatışma sonrasında 82 devrimciden 12 kişi kalır geriye.yaralananlar arasinda şairde vardır."o gün doktorluğa olan sevgimle bir devrim subayı olarak bana düşen görev arasında bir seçme yapmak zorunluluğuyla karşılaştım.önümde ilaçlarla dolu bir sırt çantası ve bir sandık kurşun duruyordu.ikisi bir arada taşınamayacak kadar ağır bir yük meydana getiriyordu.sandığı aldım ilaç dolu kutuyu orda bıraktım ve yürümeye başladım...."
yol bir efsaneye doğru götürür şairi...adını "ernesto che guevara" olarak yazdırır devrimin seyir defterine...ve şair macera perest arkadaşından çok uzaklarda dalgaların deniz kabukları armağan edeceği kıyıları olmayan bolivyada öldürülür...
Che’nin Ailesine Veda Mektubu
Sevgili Canlar,
Bir kez daha bacaklarımın arasında Rocinante’nin kemikleri fırlamış sağrılarını hissetmeye başladım. Yine elde kalkan, yollara düşüyorum.
Yaklaşık on yıl kadar önce, size yine böyle bir veda mektubu yazmıştım. Hatırladığımca, daha iyi bir asker, daha iyi bir doktor olamamaktan yakınmıştım. Artık doktorlukla ilgilenmiyorum, ama öyle kötü bir asker değilim artık.
Çok daha bilinçli olmanın dışında, hiçbir şey değişmedi özünde; Marksizm anlayışım derinleşti ve netleşti. Özgürlük adına savaşanlar için tek çözüm yolunun silahlı mücadele olduğuna inanıyorum ve bu inanca uygun olarak davranıyorum.
Çokları bana maceracı diyecek, evet öyleyim -ama farklı bir türden- inançlarını doğrulamak için postunu tehlikeye atan türden...
Belki de bu benim son mektubum olacak.
Ölmeye niyetim yok ama, mantıklı ihtimaller arasında bu da var.
Öyle olursa, son kez kucaklarım sizleri.
Sizleri çok sevdim, yalnız bu sevgiyi nasıl ifade edeceğimi bilemedim; aşırı bir katılıkla kendi yöntemlerime bağlı kaldım, ve bazı kereler beni anlayamadığınızı sanıyorum. Beni anlamak kolay değildi, ama salt bugünlük olsun bana inanın.
Bir sanatçının dikkatiyle eksiklerini giderdiğim iradem taşıyacak artık sallanan bacaklarımı ve tükenmiş ciğerlerimi. Bunu yapacağım.
Arada bir düşünün yirminci yüzyılın şu fedaisini. Celia’yı, Roberto’yu, Juan Martin’i, Pototin’i, Beatriz’i, herkesi öperim.
Ve isyankâr, başıboş oğlunuz sizleri kucaklar.
Ernesto
lütfen ele ayağa düşecek metalarla kullanmayalım saygı duyalım yeter
Öleceksin yaşlı Maria
doğruları söylemem lazım sana,
acılarla dizili bir tespih gibi hayatın
bir seveni, sağlığı yada parası olmayan
yalnız açlık olan paylaşılacak
beklentilerini konuşacaktım seninle
üç ayrı beklentini
kızının durumunu bile bilmeden
ernesto che guevara
sahip olduğunuz düşüncelere ters bir söylemle karşılaştığınızda ilk yaptığınız saldırıya geçmek..
che guevara 'ya ezik deme saçmalığında bulunan arkadaşa düşüncesinden dolayı saygı duyuyorum ama gülmedende duramıyorum hiç mi onun hakkında bir şeyler okumadın merak ediyorum..
o büyük bir devrimci..