1 haftalık araştırma geliştirme ve bilimum fizibilite çalışmalarından sonra sütü buharla ısıtma yetisine sahip espresso makinemi almış ve mutfağımı savaş alanına çevirmiş durumdayım. Ama, lattemi de yaptım hani, starbucks'ta neymiş? Baristanın alası burda.
bu fizibilite çalışmasından tüm romalılar yararlansın isterim:
efenim önce espressonun, starbucks'ta içtiğimiz kahvelerin en temeli olduğunu hatırlamakta fayda var. Yani Latte, mocha ve vs aslında espresso nun üzerine inşa edilen kaçak katlar olmaktadır. yani espressoyu evde yapabilirsek, bu katları pekala kendimiz de çıkabilir, eşe dosta caramel machiatto yapabiliriz.
Amerikada, starbucks tarzı kahve evlerine yılda 8 milyar dolardan daha fazla bir para harcandığını ve kişi başı yıllık kahve tüketiminin 150 dolar civarında olduğunu düşünürsek, evde latte, bütceye gübre etkisi yapacaktır.
evde espresso nasıl yapılır?
ocak üstü moka veya espresso makinesi: amazon.com'da mokalarin fiyatları 10-70 dolar arasıdır. En ideal marka da Bialettidir ancak dikat edilmesi gereken nokta, alınan moka nın Bialetti Brikka (50$) olmaması durumunda, espressonun köpüksüz olacağıdır. Makine fiyatları ise 15-2000$ arasında oynamaktadır. 30$ lık bir makine size süper espressolar yapabilmektedir. cok ucuza kaçıp 15$ lık dandirik bir espresso makinesi alıp, infilak ettiğine şahit olmak istemiyorsanız minimum 30$ alternatiflerden başlamanız yararınıza olacaktır.
kahve: espresso yapmak için doğal olarak kahveye ihtiyacınız olacak. bunun için milyon tane alternatif olduğunu göz önüne alarak şahsen kendi denediğim ve memnun kaldığım starbuck'ın espresso çekirdeklerini tavsiye ediyorum. (henüz iyi ve kötü espresso arasındaki farkı, ancak yüzü ekşidiğinde anlayabilen bir insan olarak beni referans almanızın doğuracağı tüm kötü sonuçların akabindeki küfürlerinizi aynen size iade edeceğimi peşinen söylüyorum, ona göre) biraz daha paraya kıyıp bir de grinder alırsanız (9-60$) espresso yapmaya başlamadan önce kahve çekirdeklerini kendiniz toz haline getirip, espressonun köpüğünü ve lezzetini arttırabilirsiniz. unutmayın, espressonun lezzeti, kahvenin ne kadar taze olduğuna bağlıdır. bir hafta önce toz haline getirilmiş kahve, bad shot olarak tabir edilen kötü espresso sınıfına dahil olacaktır.
bunları aldık e peki nasıl yapacağız?
mutfağı savaş alanına dönmüş biri olarak ilk tavsiyem, makinenizi tanımadan pek bir şeye girişmemeniz olacaktır. once bir su doldurun, boş boş bir çalıştırın. onu yapan mühendisin ruh halini, kibarca anlamaya çalışın. bu aşamayı kazasız belasız atlattıktan sonra, 1.5 çorba kaşığı kahve çekirdeğini, 30 saniye kadar grinderinizde parça pinçik edin. grinderiniz yoksa, mutfak robotunu deneyin belki olur. en kotusu, en yakın starbucks'a gidin, onlar sizin için kahveyi çekerken, bir mocha için. eve gelince, un kıvamındaki kahvenizi, mokanın veya makinenin kahve yuvasına doldurun. bu yuvada da göreceğiniz 1, 2, 4 gibi rakamlar shot (türkçesini de bir bulamadık şu kelimenin. yok canım fondip değildir, sanmıyorum?) sayınızı belirler. o kadar uğraşıp çektiğiniz kahveleri ilk seferde mundar etmemek için 2 ideal rakam olacaktır. yuvayı, silme 2 ye kadar doldurduktan sonra, yuvayla bire bir ortusen bir tıpayla (tamper) kahve tozunu iyice sıkıştırın. bu aşamadaki başarınız doğrudan kahvenin aromasınının yoğunluğunu ve kremasının şahaneliğini belirleyecektir, bu nedenle tüm gücünüzü kullanın. kahvelerin iyice sıkışıp sıkışmadığını anlamak için, yuvayı ters çevirin. eğer kahveler sağa sola saçıldıysa, bütün gücünüzü kullanmamışsınız demektir, yeniden deneyin. eğer başarmışsanız yola devam.
yuvayı, makinenize yerleştirin, suyunu koyun ve kapağını sıkıca kapatın ve içindeki suyun basıncını da düşürmeden de tekrar açmayın (bu kısım çok önemlidir. düdüklü tencere neyse, espresso makinesi de o dur) düğmeyi açık konuma getirin ve suyun kaynamasını bekleyin. kaynama sesini duyduğunuzda, buhar çıkışını aktif hale getirin ve buharın çıkmasını bekleyin. buhar çıkıyorsa espressonuzu demlemeniz için yeterli sıcaklığa ulaşmışsınız demektir.
eğer latte yapacaksanız sütünüzü şimdi ısıtmalısınız. tercihen paslanmaz çelik kabın yarısının altındaki seviyedeki soğuk sütü, buhar çubugunu kaba daldırarak ısıtmaya başlayın. latte için ideal sıcaklık 150 fahrenayttır. bu 150 F yi C ye çevirip termometreyle ölçme şansınız yoksa kafanıza göre ısıtın. ben oyle yaptım gayet güzel oldu. zamanla tecrübe kazanacağız artık. neyse, sut istediginiz sıcaklıga yaklastıgında, buhar cubugunu, sutun ust kısımlarında gezdirerek, sutun kopuklenmesini saglayin. sonra buhar çıkısını kapatın. şimdi kaynama tankındaki buhari espressonuz icin kullanabilirsiniz. ama önce, nemli bir bezle buhar çubuğunu temizleyin ve bunu ertelemeyin. kurumuş sütü, o çubuktan temizlemek 10 dakikanızı alabilir, tecrubeye kulak verin ve saygı duyun.
espresso demleme düğmesini bulun ve basın. hatirlarsanız 2 shot lık kahve koymustuk, dolayısıyla, espressonun aktığı kabın, bardağın ne kadarının iki shot a tekabül ettiğini bilmelisiniz. espressonuz, iki shot olduğunda, daha once buldugunuz dugmeyi kapatıp, daha fazla su akmasını engellemeniz gerekiyor. bunu yapmak için basitce bardaginizi makineden de çekebilirsiniz. azıcık etraf batıcaktır ama olsun temizleriz. eğer makineniz pahalı bir modelse, su ayarını kendi kendine yapacağı için sizin korkmanız gereken bir durum olmayacaktır, o otomatik olarak suyu kesecektir zaten. tam bu noktada ideal espresso demleme süresinin 21 saniye olduğunu hatırlatmak isterim. 18-28 saniye arasında espressonuzu demledikten sonra içmek veya sütle karıştımak için 10 saniyeniz var. 10 saniyeden sonra espressonuz bad shot sınıfına dahil olacaktır (ben demiyorum baristalar diyor). dolayısıyla sütü, neden onceden hazırladığımız ortaya çıktı şimdi. latte için 1/3 espresso 2/3 süt; cappucino icin 1/3 olcu kopuk, 1/3 olcu espresso, 1/3 olcu sut kullanıyoruz. isteğe göre karamel vanilya ekleyip servis yapıyoruz. yada, o nefis espresso yu, hiçbir sütle karıştırmadan, o güzelim haliyle içiyoruz. Yemeklerden sonra içilecek bir shot espresso, bünyedeki kafein miktarını arttıracak olmasına karşın, mideye büyü bir rahatlama verecektir. bir çeşit maden suyu etkisi de diyebiliriz.
bu aşamaya kadar, ağzı açık bakmış ve hiçbir şey yapamamış sevgili ocak üstü moka sahiplerini de unutmuyoruz. hemen onlara da gerekli yonergeleri veriyoruz.
kahveyi tozunu, yuvaya koyup; yuvayı mokaya yerleştirip; su yuvasına, su koyduktan sonra, kısık ateşe mokamızı yerleştiriyoruz. o zaten kendi kendine oluyor, tek yapmanız gereken mokaya kulak verip, espressonun ne zaman demlendiğini kaçırmamanız. çünkü 10 saniye kuralı burada da geçerli.
bu mokaların en buyuk dezavantajı espressonun kremasını veremiyor oluşu. bunu yapabilen tek model bialettinin brikka modeli ve ne yazık ki o da 50$ lık bir fıyata sahip. o parayı, ona verdikten sonra gidip 30$ lık bir makine almak daha akıllıca bir yatırım olacaktır diye düşünüyorum. belki, bu mokaları, değerli kılan, benim bilmediğim bir şey vardır bilemem. eğer öğleyse, bilenlerden özür dilerim.
ancak sevindirici bir haber, moka sahiplerinin köpüklü süt yapması için bir yol var. bu yol sutu ocağa koyup, ucundaki tele titreşim veren köpük yapma makinesiyle sütü karıştırmak. bu makineyi, 3-20 milyon arası bir fiyata mutfak malzemeleri satan bir mağazada bulabileceğiniz gibi amazonda da frother olarak aratıp bulabilirsiniz.
e hadi o zaman afiyet olsun