toplam 181 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~64 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 önceki sayfa »
Tüm etiketlerimi sildim ben.Neyi pazarlıyorum,kime pazarlıyorum ki yapıstırayım etiket?Kiminle ortak etiket paydasında bulusayım da yalnız degilmisim gibi hissedeyim bir an icinde olsa?
sosyomat dahilinde oldukça amaç dışı kullanıldığına tanık olduğumuz (ama anlamadığımız) dalga
yenir mi içilir mi? hadi bakiim.
millet yapiştırır sen yersin,sen yapıştırırsın millet de yer ama ya gerçek ööle değilse...ya herkes artık herşeyi yemiyosa...
gerçek değildir etiket ama yalan da eğildir.anlık hislerin göz kırpmasıdır sözcüklere:)
etiketlerden kurtulalım ki insanlar görünebilsin derken,yine heryer yapış yapış oldu.sosyomattaki olay eğlenceli ama gözlerin birbirine değebildiği yerde etiketler olmasa...
etiketlemek sosyolojide ders konusudur ve çok yanlışdır, etiketlemek ön yargılara sebep olur etiketlemeyin, etiketlettirmeyin.
evet.
şu anda biraz vakit sahibiyim.
-
Yeni üretilen, Mercedes marka ve Vito model minibüslerin kullanıldığı birkaç dolmuş hattı var.
Bunlardan bir tanesini, yaklaşık 10 aydır haftada -en az- 2 kez kullanıyorum.
Bu haftaki yolculuğum zaten bildiğim(iz) bir 'durum yorumu' ile ilgili güzel analizler yapmama yardım ve yataklıkta bulundu.
Durakta bekliyordum. Araç geldi ve ön koltuğa (şöförün sağındaki iki koltuktan bir tanesine) oturdum.
20 yolcu kapasiteli araçta, en arka dörtlünün bana en uzak olan köşesinde (hipotenüs) oturan adamdan başka kimse yoktu.
Bu benim için çok hoş bir durumdu.
Kocaman bir hacimde sadece üç kişiydik ve birbirimizle etkileşime girme zorunluluğumuz yoktu.
Boş zamanlarımda yapmaktan çok hoşlandığım bişey (:tahlil) ler kendiliğinden başladı.
(plansızdı demek istiyorum.)
Aracın dışında, yol boyunca uzanan -cüce- ormanı izleyip yapabilirdim bunu (tahlil).
ama bu, yaklaşık on aydır haftada en az iki kez olan birşeydi.
Sıkılmak değil de...
"Yapılan değerlendirmelerin hangi analizleri tetikleyeceği, bu analizlerin çıkarımlarını -kendime- hangi 'mantıklı sebepler' le doğrulayacağım ve en nihayetinde ortaya çıkan SONUÇ un belli olması durumu" nun verdiği bir... Sıradanlık mı denir, gizemsizleşme mi denir bilemiyorum.
(bu düpedüz sıkılmak.)
Her neyse.
Dolayısıyla kendimi araç içindeki aktarım yumaklarıyla etkileşime girmeye adadım.
İlk gözüme çarpan şey ; gayet pahalı gibi gözüken ve birçok dosya formatını desteklediği her halinden belli olan müzik-çalardı.
Müzik çalar, ses sistmeni (kulaklarım ve gözlerim vasıtasıyla) incelememi sağlayan şey oldu.
"Bütün bunlar için çok para verilmiş." sonucunu çıkarmam ve yanı sıra gerçekleştirdiğim gözlemler (: torpidonun üstüne boylu boyunca serilmiş temiz havlu, birkaç -şöföre- özel aksesuar, havlunun üzerine öylece bırakılmış izlenimi veren (ama bırakan insan için temiz havlunun üzerindeyken oluşturduğu 'yenilikçi' görüntünün çok önemli oldugunu düşündüğüm) müzik-çaların kumadası, vb.) birleşince ; 1 mt. kadar solumda oturan insan (şoför)için, o an paylaştığımız iç-hacmin çok özelolduğuna emin olmamı sağladı.
Elimdeki kesin bilgi (içinde bulunduğum ve bana yabancı olan ortamın, sol torafımdaki insan için özel ve önemli olması), şoföre yönelmeme sebep oldu.
Benimle aynı yaşta olduguna nasıl bu kadar emin oldum bilmiyorum.
Temiz giyimli, iyi araba kullanmasıyla (kendi kendine) övünen, trendlere uzak kalmayan ama doğduğu andan itibaren maruz kaldığı istemsiz şartlandırmaların sonucu, bünyesinde barındırdığı 'karakter'in sosyal sorumluluklarından ve geleneksel varyasyonlarından ödün vermeyen bir insandı.
'Hadi canım, sende!' diyebilirsiniz.
Denebilir.
Ama herşey inandığımız ölçüde gerçektir.
Eh. Benim o anki gerçeğimde buydu.
Sorun yok yani.
Kumandayı havlunun üzerinden alıp müziği değiştirdiğinde, ortamda müzik olduğunun farkına vardım.
Şarkı değişti. Son zamanlarda oldukça popüler olan bir parça çalmaya başladı.
Başarılı bulduğum bir prodüksiyon.Parmaklarımla ritm tutmaya bile başladım.
Konforlu seyahat, sevimli müzik, Yol boyunca uzanan yarı-vahşi doğa...
Herşey gayet yerinde. Sakin bir ruh hali.
Birden müzik çaların fonksiyonelliği geldi aklıma (gözüm ışıklı yapısına takıldı herhalde.)
Ve biraz hayıflandım.
"Keşke mp3 disklerimden birisi yanımda olsaydı ve şu anda "chill" olarak değerlendirilebilecek bir iki parça dinleyebilseydim" şeklinde aktarılabilecek bir ruh hali (hal yönelmesi durumu) söz konusuydu.
Şoförle bu konuda iletişim kurabileceğime emindim. Benim varlığıma ilgisiz kalmadığına ve (belki ceketim dolayısıyla) beni merak ettiğine karar vermiştim.
Belki severek dinlemeyebilrdi.
Ama -en azından- kötü olduğunu öğrenirdi.
Çalacağından emindim.
En azından kaba olmamak için.
Sonra birden etraftaki etkileşim kanallarından birisine (duyma) birşey oldu.
Hemen anladım.
Şarkı bitmişti.
Sessizlik.
Bol kemanlı bir şarkı girişi. Bas ağırlıklı yavaş bir parça.
Fantazi müziğimizin güzide örneklerinden birisine benziyor. Uğruna çok para harcanan bir yapım oldugu belli.
Bu şarkı keyfimi bozmuyor.
Aniden, bu kadar çok yazmamın esas sebebi vuk'u buluyor :
"Yanımda mp3 diskim olsaydı dinlerdim" dediğim şarkı vasıtasıyla, çok daha 'keyifli' olacağını düşündüğüm yolculuğun, 1 mt. kadar solumda oturan insan(şoför) için, benim kendim için kurguladığım derecede keyifli olmaya başladığını farkediyorum.
Ortada, atalarımızdan bize miras kalmış olan bir hissiyat tanımlamamız (keyiflenmek) vardı ve etiketlerimiz bunu algılayış biçimimizi belirliyordu.
size, etiket hakkında bilmediğiniz bişey anlatamam sanırım.
bu sonuçta herbirimizin kafasında aynı anlamları oluşturan bir ses dizilimi.
anlam -lar dememin tabii bir sebebi var.
farklı (ama -yine- herkesin bildigi) bir - iki anlamdan bahsedilebilir bu kelimeyle ilgili olarak (etiket).
(örneklendir hemen :)
Türk argosunda mesela (özellikle illegal durumlarla ilgili oldugunda); "belli kişilerin bilmemesi gereken durumları, o kişilerin bilmelerini yada -'bil'meye giden yolda- şüphelenmelerini sağlayan bir eylem ve benzeri tutum" ları tanımlayabilir bu kelime (etiket).
yada türk argosu olmayan biryerlerde, birilerine; "ilkokulda özenle kaplanilan defterinin ön kapagına büyük keyifle yapıştırılan isimlik" i anlamlandıran bir sesli iletişim köprüsüdür(etiket).
(rapor : örneklendirme bitti.)
evet size etiket le ilgili bilmediğiniz bişey anlatamam demek istiyorum.
herhangi biri hakkında (mesela Caroliné Von Mortombijk ), birilerinin bilmediği bir kaç hikaye anlatabilirim.
Bu mümkün.
Etiket kelimesiyle ilgili olarak yapabileceğim tek şeyse ; herkesin -zaten- 'bil'digi şeylerleri, benimde bildiğimi onlara kanıtlayabilecek şekilde anlatabilmek olurdu herhalde..
Ama şimdi hiç vaktim kalmadı.
bir mağazaya gittiğimde şuursuzca topladığım ürünlerin ne kadar olduğunu yazdığı sanki bildirgeç.