toplam 26 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | burcuss |
| tuttum | vlkn79 |
| tuttum | letalist |
| tuttum | Enolies |
| tuttum | CiLeKLiSeKeR |
| tuttum | omersenturk |
| tuttum | Fairy Celina |
| tuttum | gizzos |
| tuttum | naifkarabatak |
| tuttum | AK12 |
| tuttum | zeminkat |
| tuttum | theatral |
| tuttum | artikmelekdegilim |
| tuttum | xxdante1771 |
| tuttum | bay fikra |
| tuttum | sokrat |
| tuttum | ATLANTiSLi |
| tuttum | Thrain |
| tuttum | achoosenone |
| tuttum | enrique |
~70 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »
Kadın Kabe'ye Gider Şeytan Taşlar. 1 Atar,2 Atar.Tam 3 ü Atacakken
Şeytan Kadının Yanına Yaklaşır ve Der ki;
Kanka Bari Sen Yapma
fıkradan hiçbir eksiği yok (:
Ali Eren: "Recep ağabey en kazması sendin" Recep Çetin: "Sen gölgene bile tekme atıyordun"
adama sormuşlar sevişirken karınızla konuşurmusunuz die
o da telefon açarsa neden olmasın demiş :S
ah bu nihat doğan fıkraların yerinide aldı (:
GAY ROLÜ OYNAR MI
birgün iki arkadaş yıllar sonra karşılaşırlar
hal hatır sorarlarken biri;
A-yahu senin kızın vardı ne oldu ona..
B--valla çok iyi üniversiteyi bitirdi yuksek lisans yaptı cok iyi bi işe girdi once şefi keşfetti sonra müdürü sonra genel müdür keşfetti beraber iş seyehatlerine cıkıyolar sürekli sağ kolu yaptı kendine hatta ev tutmuş araba almış...çok iyi yani durumu.. senin kıza ne oldu bu arada???
A- valla benimki de orospu oldu ama ben senin kadar iyimser değilim=)
bigün adamın biri otostop çekiyo bi tır duruyo alıyo bunu
adam tıra binince arka koltukta bir maymun oldugunu farkediyo. Tırcı bi ara maymunun kafasına vuruyo maymun ön koltuga zıplıyo fermuarı indirip ağzıyla muamele yapıyo tır şöförüne işini bitirip fermuarı kapatıyo ve arka koltuğa geçiyo..
Tır Şöförü naparsın bizim de omrumuz yollarda geciyo kadın yok birşey yok anca bu şekilde idare ediyorum...
Sen de ister misin? diye soruyo otostpçuya
otostopcu; isterim ama kafama vurmayacaksın diyo=)
nasreddin hoca elinde koca bir bakraç yogurt mayasıyla gölün kenarina gelmiş. Başlamiş kaşık, kaşık dökmeye.yanına gelen temel:
- Ne yapiyorsun Hoca ? demiş.
- Göle yoğurt mayasi çalıyorum, demiş.
temel:
-ne yapacaksın o kadar yoğurdu??
Dedeye Sormuşlar: Dede Küresel Isınma Hakkında Ne Düşünüyon.Dede Demişki Valla Gardaş Sobanın Yerini Hiç Bişe Tutmuyor (:
temelin babası çok hastaymış. doktora götürmüşler 3 ay ömrünün kaldığını söylemiş ve doktorun söylediği gibi 3 ay sonra babası hakkın rahmetine kavuşmuş...6 ay sonra fadime hastalanmış temel onu da doktora götürmüş, doktor onada 3 ay ömrünün kaldığını söylemiş. eve gelmişler fadime demişki.
f : ya temel madem üç ayım kaldı o zaman denemediğimiz şeyleri deneyelim
t : nasıl yani?
f : biz hiç arkadan denemedik bi de onu deneyelim bakalım nasıl olcak?
t : tamam
demiş kabul etmiş temel..1 ay geçmiş 2 ay geçmiş 3 ay geçmiş 6 ay geçmiş fadimede tık yok, ölmemiş...bir gün temel pencere kenarında sigarasını içiyormuş hüzünlü hüzünlü...fadime halini beğenmemiş kocasının ve sormuş...
f : hayırdır temel niye böyle üzgünsün, bir şeyin mi var??
t : nasıl üzülmeyeyim fadime?? düşünüyorum da babamı da kurtarabilirdik...
Nihat Doğanın ne çok bünyesi varmış biri yerde biri gökte biri yatakta, koskoca Nihat doğan bu olur öyle adasjdsa
nihat doğan qece yataktn düşmüş kalkmş tekrar yatmş yine düşmüş demişki: iyiki az önce yerden kalkmışm yoksa üstüme düşcektim
2011 fıkrası bu oluyo sanırım (:
amına diyeceği yerde mına demek bir fıkradır keza sikerim diyeceği yerde s.rim demekte en az diğer örnek kadar fıkradır.
Amerika'da koyu dindar dört kadın,bir yandan kahve içiyorlar;bir yandan da
sohbet ediyorlardı.
Birinci kadın,oğlundan söz açtı;
..."Benim oğlum rahiptir" dedi."bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes
kendisine 'Peder' der."
İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti.
"Benim oğlum ise papazdır"dedi."Bir topluluğa girdiğinde onu gören
herkes kendisine 'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadın da oğluyla övündü:
"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi."Bir topluluğa girdiğinde onu gören
herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."
Üç kadın oğullarıyla övünmelerini bitirdikten sonra, dördüncü kadını
dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona
diktiler,beklemeye başladılar.Fakat dördüncü kadın konuşmuyor,büyük bir
keyifle kahvesini yudumluyordu....
İlk üç kadın bir ağızdan sordular:
"Ya senin oğlun?" dediler."Sen de söz etsene oğlundan...."
Dördüncü kadın,kahvesinden son yudumunu da aldıktan sonra ağır ağır
konuşarak oğlunu anlatmaya başladı: "Benim oğlum 1.95 boyunda, dalgalı siyah saçlı,
yeşil gözlü, geniş omuzlu, atletik yapılı, son derece şık giyinen ve 27 yaşında olmasına
karşın çok zengin bir kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören
tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve
"AMAN TANRIM! " derler..
Çocuğun biri babasına sormuş :
-baba biz nasıl olduk?
baba ce...vap vermiş maymunlar türeye türeye biz ol...duk demiş...
tabi çocuk babasının lafına inanmamış.
annesine biz nasıl olduk demiş?
...annesi, ALLAH Adem babayla Havva annemizi yaratmış nesilden nesile biz olmuşuz demiş.
çocuk demişki ama babam maymunlar türeye türeye biz olduk dedi
anne cevap verir: o babanın sülalesi bizi ilgilendirmez :)))):))) :D :D
Çocuk dua eder.. Allah'ım lütfen yarın anneannem ölsün! Bunu babası duyar ama seslenmez.. Ertesi gün anneannesi ölür.. Çocuk yarın da dedem ölsün diye dua eder babası yine duyar ve ertesi gün dedesi de ölür.. Çocuk bu sefer de babam ölsün diye dua eder adam bunu da duyar ve sabaha kadar uyuyamaz ve ertesi gün de ölümü bekler fakat ölmez.. akŞam eve geldiginde hanımını ağlamakLı bulur: Hanım ne oldu der.. hanım da: Ne olacak bey bizim kapıcı öldü der..
Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve sorar:
-Aranızda Müslüman olan var mı?
Korkudan... kimse bişey diyemez. Birazdan yaşlı bir adam ayağa kalkar:
-Ben müslümanım. Der.
Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. Adam dışarıdaki inek sürüsünü gösterip:
-Amca, şunları kurban edicem de ben beceremem yardım eder misin? Der.
Yaşlı adam baya bir hayvanı kestikten sonra 'ben yoruldum başka birini bul' der.
Adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve sorar:
-Aranızda başka Müslüman var mı? Az önceki adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:
-Ne bakıyosunuz ulan iki rekât namaz kıldırdık diye hemen Müslüman mı olduk.
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30.kat...tan aşağıya düştü... Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş... Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi... Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... Adam: Demek çatıya çarpıp öldü. Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!"
Temel askerliğini denizaltı eri olarak yapmış. Terhis olup köyüne dönünce arkadaşları ile kahvede oturup sohbete başlamışlar. Temel’in denizaltı eri olduğunu öğrenince Dursun dayanamayıp sormuş:
- Ula uşağum haçan pu torpido denizaltından çıkarkene içeri nasil olupta su girmiy?
Temel kendinden emin bir şekilde yanıtlamış:
- Haçan sen denizde ossurince dötüne su giriyürmü?
Dursun:
- Yoo
Temel:
- Tamam işte uşağum sistem ayni sitem
NİŞANLILIK NEDİR:))))))))))))
Oniki yaşındaki oğlan ondört yaşındaki amcaoğluna
soruyor:
- Abi ablam nişanlanıyor biliyorsun…
- Yaz sonu nikah varmış, bizim evde de konuşuyorlardı. >
- Ben sana bir şey sormak istiyorum…
- Söyle…
- Bu nişan dedikleri ne? Evde sordum, ‘Eh evlenecekler
işte’ diyorlar ama nişanlanınca ne oluyor, onu anlayabilmiş değilim.
- Hıııım… Zor soru, bak ben sana bir örnekle anlatayım…
- Dinliyorum.
- Diyelim ki Şubat’ta yarıyıl karnesini aldın, hepsini pekiyi getirdin.
Sana
bir bisiklet alıyorlar ve ‘Haziran’da bütün dersleri pekiyi getir, sınıfı
geç, bu bisiklet senin’ diyorlar. İşte Şubat ile Haziran arasındaki o süre
var ya, bisiklet senin ama binemiyorsun; o süreye ‘nişanlılık dönemi’
deniyor.
- Haa şimdi anladım, bisikletin var, evde duruyor; sen ona bakıyorsun o sana
bakıyor; ama binemiyorsun ta ki sınıfı geçene kadar.
- Peki dokunmaya izin var mı?
- Vallahi onu ben de tam bilemiyorum; binmek kesinkes yasak da, galiba
ziliyle oynayabiliyorsun!..
Erbakan ölmüş ve cennete gitmiş. Meleklerin karşısında cennetin kapısında dururken arkasında saatlerle dolu çok büyük bir kapı görmüş ve sormuş: -"Bu saatler ne böyle?" melekler cevap vermiş: -"Bunlar yalan saatleri. Dünyadaki herkesin bir yalan saati vardır. Her yalan söyleyişinde saatteki ibre hareket eder." Erbakan -"OO, peki bu kimin saati?" -"Bu ATATÜRK'ün saati. İbre hiç bir zaman oynamadı, yani hiç yalan söylememiş." -"İnanılmaz!" demiş Erbakan. -"Peki, bu kimin saati?" melekler cevap vermiş: -"Bu İsmet İnönü'nün saati. İbre iki kez hareket etti, yani İnönü tüm yaşamında sadece iki kez yalan söyledi...' En sonunda Erbakan dayanamamış ve sormuş: -"Peki Tayyip'in saati nerede?" -"Tayyibin saati cehennemde vantilatör olarak kullanılıyor."