bence bu isme asıl anlam kazandıran m.ç dir.
psssst burayıda kapatamassın yaaaa ohy ;)
eğer adamın politik bakımdan mutsuz olmasını istemiyorsan, ona iki yönlü bir soru verme, tek yönlüsünü sor. daha da iyisi hiç sorma. bırak savaş diye bir sözcük olduğunu unutsun. eğer hükümet yeterli çalışmıyorsa, çok işi varsa, vergiler deli gibiyse bırak öyle kalsın, bunun için insanların endişelenmesi daha mı iyi? sakin ol, montag. onlara yarışmalar düzenle, en tutulan şarkıların adlarını sor, devletlerin başkentlerinin adlarını sor, geçen yıl iowa'da ne kadar mısır yetiştirilmiş, onu sor, bilsinler kazansınlar. onları patlamalarına neden olmayacak bilgilerle doldur. öyle lanet olası olaylarla onları donat ki, kendilerini bilgileriyle gerçekten parlak kişiler sansınlar. böylece düşündüklerini zannetsinler. hiç kımıldamadan hareket ettiklerine inansınlar. o zaman mutlu olacaklardır, çünkü bu tür olaylar ve konular hiç mi hiç değişmezler. onlara felsefe, sosyoloji gibi esnek konular verme, olayları bağdaştırmak için. o zaman melankolik olurlar. bugün birçok adamın yapabildiği gibi, tv antenini ayırıp, yeniden birleştiren kişi, tüm evreni ölçüp biçen, eşitlik arayan kişiden çok daha mutludur.
bunun birde 911 i var
Fahrenheit 451 özet olarak itfaiye memuru Montag'ın "içine" hapsolduğu düşünme/ yaşama/hissetme biçiminin "dışına" çıkma mücadelesini anlatıyor. Teknoloji ilerleyip bütün evler yanmaz hale gelince, itfaiyecilere de başka bir görev verilir. İtfaiyeciler resmi düzenin koruyucuları olarak başka bir şekilde, düşünmenin aracı olan kitapları ve onalarla diyaloğa giren "asileri" çürümeyecek şekilde (herhangi somut bir şey bırakmadan) antibiyotik, estetik ve pratik olarak yakan resmi sansürcü ve infazcı olmuşlardır. Sistemin kitaplarla ne gibi bir alıp veremediği vardır ki onunla diyalog kuranın yaşam hakkını elinden alacak kadar "tehlikeli" görüyor.
filmi kitabı kadar etkili değil 1984 ve fahrenayt 451 den esinlenerek yapılmış olan equilibrium çok daha iyi bir filmdir. kitabın ismi kağıdın tutuşma sıcaklığının fahrenayt derece karşılığıdır.kitapın içeriğine gelince tüm distopik kurgularda olduğu gibi egemen tebasının mutluluğu ve kendi devamlılığı için toplumun ortak hafızası olan ressim müzik kitap gibi objeleri yok etmekte ve bu görevi de geçmişte yangın söndürmekle görevli olan itfaye kurumuna vermektedir. diğer totaliter toplum modeli sunan distopyalardan farkı kahraman kurtulur ama sonuç yoktur adus huxley in cesur yeni dünyası beni daha çok etkilemiştir. sinema da Michael Winterbottom yönettiği code 46 küresel iklim kayması sonucu ozon tabakasının seyrelmesi ve ötekileştirminin yeni yeni boyutundan biraz bahseder ve burada kontrolsüz sexsin cezası hafızanın bir bölümünün silinmesidir buda aslında bireyin benliğinin silinmesi anlamına gelir ve tabi ki Slawomir Idziakın yönettiği gattaca dan bahsetmeden duramayacağım çünkü genetik yeterlilik üzerine kurulu bir kast sisteminin varoluşu hem cesur yeni dünyaya göndermesi bakımından hemde çok daha acımasız bir yapı oluşundan benim için önemlidir
hişt birader o kitabı ne yapıyon sen bakim? -benzin,çakmak
kitabını okuyamadım ama filmini beğenmiştim..
sen ne guzel kitapsın
böyle bi oyun vardı çok dandikti
bu kitabı film yaparsan ne anlamı kalır.. herifin anlatımına bak. sinir oluyorum sinir..
biancanın havuzlu arabasından istiyorum.
1984'le bir kandaşlığı vardır,
aynı familyadan olduklarını düşünürüm.
bir de kitap insan olmam icab etse
hangi kitabı seçerdim diye düşünürüm...
evet.
fahrenayt for fifti van
okumuş olduğum en iyi bilimkurgu kitaplarındandır. o kadar başarılıydı ki okurken kendimi suç işliyormuş gibi hissettim
kitabın yerini asla yer alamayacak filmi de olan ray bradbury klasiği.
kitap insanlar.yeniden bir dünya.
kitap okumanın yasak olduğu kurgusal yaşamı anlatan yazındır. Romanın kahramanı bir itfaiye eridir ve görevi kitapları yakmaktır. ancak bir gün yolda yürürken karşılaşacağı genç kız psikodinamik bir tetikleyici rolü üstlenerek kahramanın kendini sorgulamaya başlamasına neden olur.
kağıdın yanma sıcaklığıdır.
sepet fransız ileri adam truffaut'nun vakt-i zamanında bilimkurgu die çektiği film. komedi öğeleri içerir şu gün itibariyle. hastasıyız o ayrı.
en başta kısa hikaye olarak yazılmıştır, sonra editör kitabını yapalım diyince ray bradbury biraz çekiştirerek uzatmıştır. okunmalıdır.