eskiden buralar hep farkındalıktı
eskiden kadınlar erkeklerini vatan gibi severlerdi.
100. maymun da farkındalığa ulaştığında diğer maymunlar gerçekten "birden" farkındalığa ulaşabilecekler mi?
farkındalık şimdiki anın içinde öylesine tam olarak bulunmak demektir ki ne geçmişe ne de geleceğe doğru bir hareket etme söz konusudur,tüm hareket durur.gelecek saf potansiyeldir,gerçekleşmediği sürece ondan emin olamassın.geçmiş saf gerçekleşmedir;olmuştur.artık onunla ılgılı birşey yapılamaz.bu ikisinin arasında,şimdiki zamanda insan durup bu iki imkansızlığı düşünür.geçmiş bitmiştir.ve gelecek henüz gerçekleşmedi.yalnızca elinde olan yegane anı mahvedebilirsin.
deneyimlerin en boslukta birakani.
bu kadar farkında olmak iyi deil
çok farkındayım ben 13 ay kadar da farkında olacam :=))
yagmurda yürürken kirpiklerine düsen yagmur damlalarin agirligini hissetmek..
herşeyin farkındayım demek büyük bir hatadır.
yanıltıcıdır... kendini kandırmaktır... polyanna
durman gereken noktayı bilmezsen beyninde bi çınlama başlar susturamazsın bi ışık görürsün kapatamazsın kendine geldiğinde bi daha kendine gelemezsin...cehalet mutluluktur ama seçim yapma gibi bi lüksün yoktur...ruhani sancı
herşeyin farkında olup hiçbirşeyi umursamamak!yada çatlakları sıvayla örtmeye çalışmak!!!
"farkındalığın başlangıcının ilk işareti, ölmek istemektir."
-farkındalık benim için çok önemlidir ve bana acı verir
-ah bana da...
-sen nelerin farkındasın?
-baya bişeyin farkındayım işte
-ben de yahu zavallı bir kısırdöngü
-evet , gel fener maçı izlemeye gidelim en iyisi
-evet evet iyi fikir
insan egoist bir tavırla kendini doğruyu bilir kabul eder ah ama aslında anlasam da anlatamam her şey en bilgece sandığın kendini farklı kıldığın şey de başkalarında olduğu gibi duyguların tek elinde evet aklın gücünü bile yere seren duyguların elinde
Bedava ekmek kalabalığı!!
bir yerde; her zaman her şeyin farkında olunamayacağın farkında olunmasıdır.
mutluluğun salakların saf mutluluğu olduğunu düşünmek varoluşculuğa az-biraz kafa takıp kitap karıştırmış kardeşlerimizin ilk saptıkları bayır aşağı yokuştur...
mutlusun, salaksın çünkü...
peki kendi varoluşunu sorgulayan nispeten hatrı sayılır gri hücreye sahip (olduğunu düşünen) güzel ablam, neden bu haizliğin teyitini mutlusuzlukta bulup, yaşamının amacının bu olduğuna inararak da gidişatını koyverir.
varoluşsal bir sorgulama sonrası erişilen farkındalık her güzel ablamı mutsuz eder. bunun böyle olması kaçınılmazdır, der belki de kendine. istatistikler de böyle gösterir zira.
ancak, farkındalığın ardına eklenemeyen "aydınlanma"; "aydınlanma yoksunluğu" (türkçe sıkıntısı için: lack of enlightenment ) durumun bu raddede çakılı kalmasına sebep açar.
canımcığım, varoluşsal sorgulamayı; farkındalığın tek boyutunu, anlamsızlık, sevgisizlik, yaşamın amaç yoksunluğu ve bilimum kötümser çıkarımlarla ele alırsan, mutlu olma boyutunu ıskalamış ve onu da aklınca salaklara bahşetmişsindir.
böyle diyorsan, senin biraz da salak gibi olmaya ihtiyacın vardır. çok boyutlu varoluş gibi bir şey olsun bu; senin buna ihtiyacın vardır.
farkındalık gercegi bilmektir...
gercegi bilmek ise mutluluktur...
mutlulugu ise farkındaysan anlarsın...
an da gizlidir farkındalık ,sen zamana cevirirsin...
hersey elinizde ve aklınızda kullanım hakkı sizdedir...
memnunsanız oh ne ala...
nasıl kullandıgınız ortada...
mucukus :)