toplam 44 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | pazienapae |
| tuttum | soato |
| tuttum | 6rinder |
| tuttum | argrya |
| tuttum | ephedraurora |
| tuttum | Happly Ever After |
| tuttum | brecht21 |
| tuttum | pAParazzi |
| tuttum | manicdepresif |
| tuttum | Hippie Blues Lady |
| tuttum | enfiye |
| tuttum | Drowning Man |
| tuttum | sacrificesins |
| tuttum | wales |
| tuttum | henryspencer |
| tuttum | MaeNeD |
| tuttum | ezberbozan |
| tuttum | kadinin nicki yok |
| tuttum | dorukst |
| tuttum | kburhan |
~19 ahkam var.
ben öldüğümde
limon bahçeleri düşecek
gölgenin ardına
serinliğim ve kokum
sıcaklığına karışacak
ve özlediğinde beni
içine basan ateşi
hayat dolduracak.
çocuk sesini arıyor
bir su damlasında.
konuşmak için istemiyorum;
bir yüzük yapacağım sesimden
taksın diye sessizliğim
serçe parmağına.
çocuk sesini arıyordu.
bir su damlasında.
Ode To Salvador Dali - Salvador Dali için yazdığı şiiri
A rose in the high garden you desire.
A wheel in the pure syntax of steel.
The mountain stripped bare of Impressionist fog,
The grays watching over the last balustrades.
The modern painters in their white ateliers
clip the square root's sterilized flower.
In the waters of the Seine a marble iceberg
chills the windows and scatters the ivy.
Man treads firmly on the cobbled streets.
Crystals hide from the magic of reflections.
The Government has closed the perfume stores.
The machine perpetuates its binary beat.
An absence of forests and screens and brows
roams across the roofs of the old houses.
The air polishes its prism on the sea
and the horizon rises like a great aqueduct.
Soldiers who know no wine and no penumbra
behead the sirens on the seas of lead.
Night, black statue of prudence, holds
the moon's round mirror in her hand.
A desire for forms and limits overwhelms us.
Here comes the man who sees with a yellow ruler.
Venus is a white still life
and the butterfly collectors run away.
Ne şairin olmak isterim
ne sevdalın.
Aklamaz seni serildiğin çarşaflar!
Ne düşü bilirsin
ne gündeki parlaklığı.
Mürekkep balığı gibisin,
sıvanmış kokusunda kör çıplaklığın.
Sen; Karmen.
Evet sessizliğe gömülmüş buncası arasından bir isim, yalnızca bir isim seçmeye nasıl cüret edilebilir? Böylesi bir ölümcül zenginliğin karanlık hecelerinde tuttuklarınız arasından söyleyeceğim isim öylesine hacimli ve öylesine anlam yüklü ki, onun ismini söylemek, İspanya’nın gürleyen savunucu olduğu için, şiirlerinin asıl özünü savunarak, ölenlerin tümünün isimlerini söylemek demektir. Federico Garcia Lorca! O, insanlarının bir parçasıydı, bir gitar kadar mutlu ve hüzünlü, bir çocuk kadar, insanları kadar berrak ve derin. Biri çıkıp da, yılmadan, ülkenin her karış toprağını adım adım dolaşarak, bir kurban, sembolik bir kurban bulmak için araştırmalar yaptıysa, o kişi, İspanya’nın özü, onun canlılığı ve derinliği olarak seçilen bu adamın mertebesine erişen hiçbir kimse ve hiçbir şey bulamayacaktır.
pablo neruda
"bazı çocukların kalbinde yitirdiğim gibi
birçok kere yitirdim denizde kendimi
gidiyorum aramaya, suyu bilmeden
beni çürütecek, ışık yüklü ölümleri."
Federico García Lorca (Haziran 5, 1898 – Ağustos 19, 1936).
İspanya iç savaşında faşistler tarafından öldürülen gerçeküstücü şair.Dali'yle yakın dostlukları vardır.Türkçemize özellikle Bilge Karasu tarafından yapılmış çevirileri okunmalı, okutulmalıdır.
Yaralı bayramlar geçti
Mevsimler, bütün anlamlarıyla
Yüreğin koyu yerinde birikenler
Kendi takvimleriyle gelip geçtiler
Gelip geçti şehirler ve ölüler
Unutmadık
Topraktan çobanyıldızına değin
Hey yer
Her şey
Mümkündü
Nazım kadar coşkulu
Aragon kadar aşık
Lorca kadar yaralıydık
Unutmadık (m. Mungan)
“Kimse şairleri vurmaz, ben şairim” diye yazmıştı bir arkadaşına vururlar be lorca faşizm bu. şair mair dinlemez...
bırak vursun! beni öldürsün diye geldim buraya. beni onlarla birlikte kaldırsınlar diye..ama onun elleriyle değil. kancalarla, orakla, hemde zorkullanarak, kemiklerimi kırasıya bırak vursun!...ötekiyle kaçtım, kaçtım!sen olsan sende giderdin. içi dışı yarayla dolu, arzudan yanıp tutuşan bir kadındım ben.. (yaa işte bööledevam ediyor.)(kadını ve kadının ihtirasını, tutkusunu en iyi anlatan adam)
katkısız çimen kokusu, ilavesiz aşk, baktığına bağlanan göz.
Federico Garcia Lorca henüz 38 yaşındayken İspanya İç Savaşı'nın başlarında General Franco'ya bağlı faşistler tarafından kurşuna dizelerek öldürülmüştür.