toplam 1 kişi bulundu. 1 adedi gösteriliyor.
~80 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »
sosyalist ve kominist argümanın 8 mart konusundaki yaklaşımı, bu etiketin oluşmasını sağlayacak kadar tuhaftır evet. '8 mart günü sovyet devriminden ve kadınlar için sekretarya- kollontai ve zetkin tarafından idare edilir- tahsis eden 3. kominist enternasyonelden sonra kararlaştırılmıştır. bu tarih petrogradlı kadınların ekmek talep eden gösterilerini anmak üzere belirlenmiştir(gregoryen takvim 23 şubat 1917). 8 martın yaygınlaşması 2. dünya savaşından sonra avrupalı komünist partilerin gelişmesi ile olur ve fakat bugünkünden ve geçmişinden oldukça farklı bir algılanışı vardır, misalen komünist partinin stalinci olduğu fransa'da 8 mart 1960lı yıllara kadar antifeminist bir argüman olarak kalır'. kaynak slyvie chaperon - maitresse de conferences a l'universite de tolouse-le-mirail l'historie, no: 252.
bu arada 8 martta kadınlar niye yanlarında erkeklerin yürümesine izin vermiyolar acaba ideolojik bir kavgaveriyosan herkesin desteğini almak zorundasın ki ezilmişliğe karşı isyan ediyosun çinde bile maho devrime giderken milliyetçilerle işbirliği etmiş gerçi sonra sallandırmış onları orası ayrı konu
cinsel dinsel ırksal ayrımcılıklar olduğu sürece bu dünyadan cacık olmaz feminizm diye bişey varsa ben buna karşı çıkarım
@le philosophe
ne söylediğin kadar ne yaptığının da farkında değilsin bence.
ben sana abla nasihatiyle feminizm falan anlatmaya kalkışmadım.
sen bana gönderdiğin mesajda feminizme karşıyım dedin. ben de sana bir devrimci karşı olduğu şeyle savaşır, savaş o zaman dedim. ama sen ısrarla beni tartışmaya davet ettin, beni tartışmak zorunda bıraktın. feminizmi mahkum ederek beni ikna etmeye, kendi doğrularını dayatmaya çalıştın. ben de haliyle kendimi ifade etmek durumunda kaldım. bunu sen zorladın.
yoksa ben sana karşı abla nasihati falan gibi bir tavır içine girmiş değilim. uzun süre söylediğim tek şey şu oldu dikkat edersen: "karşıysan mücadele et" dedim. başka da bir şey demedim.
ama o kadar ısrarcı davrandın ki ben de kendimi ifade etmek durumunda kaldım.
olan biten budur.
bunun böyle olacağı baştan belliydi zaten.
amacın buydu. bu noktaya getirmekti.
@le philosophe
gülünç olma.
"senin karşındayım, feminizmin değil" diyorsun.
ben feminist politika üretiyorum, hangi feministle tartışsan sana benim söylediklerimi söyleyecektir. dolayısıyla feminizme karşısın.
bir devrimci için bir şeye karşı olmanın ne anlama geldiğini de tekrar hatırlamam gerekiyor sanırım. devrimci karşı olduğu şeyle savaşır. arkadaş olmaz. karşı olmak lafını bu kadar rahat kullandığına göre ya savaşmaya niyetin var, ya da lafının ağırlığını bilmiyorsun.
ve lütfen kes artık şunu. daha fazla tartışmak istemiyorum diyorum, hala beni tartışmaya zorluyorsun.
doğruya doğru hazzetmiyorum. Ama nedeni cinsiyetler arası fırsat eşitliğine karşı olmam değil. Kökeni kadın kimliğinin çok derinlerinde yer etmiş "iktidar" hırsı! Kadınların bilinç altının erkeklerden kat be kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.Binyılların intikamının entellektüel gerekçelerle süslenmesi de ardında yatan "güç" ve "iktidar" istencini gizlemeye yetmiyor.Nietzsche nin şu yorumuna katılıyorum:
"bir erkek ruhunun derinliklerinde kötüdür sadece oysaki kadın felakettir"
Eğer cinsiyete dair bir iktidar tanımlaması yapılacaksa kadın ya da erkeğe dair olmasının ne farkı var?
Tek farkın erkeğin yapabildiği zalimliklerin direkt kadının yapabileceklerinin tahmin bile edemeyeceğiniz kadar dolaylı ve zekice olmasıdır düşüncesindeyim
@le philosophe
ben seninle feminizm falan tartışmayacağım daha.
baştan söylemiştim zaten.
feministleri, marksizmi sakatladıklarını düşünerek sosyalist hareketin dışına itelemekten başka bir meramın olduğunu sanmıyorum.
@le philosophe
marksizmi ve sosyalizm mücadelesini kendi tekeline almaktan da bir vazgeç istersen.
ben marksistim, aynı zamanda da feministim.
feministleri sosyalizm mücadelesinin dışına atmaya çalışarak eline ne geçeceğini sanıyorsun?
sen devrimciysen ben de devrimciyim, feminist olduğum için beni sosyalizm mücadelesinin dışına itmeye gücün yetmez. kes artık şunu.
@le philosophe
gözünü iyi aç da öyle oku yazdıklarımı.
ne demiştim:
sosyalizm kadın sorununun çözümünün önkoşuludur
bu ne demektir, "kadın sorununun çözümü için üretim ilişkilerinin değişmesi şarttır ama yeterli değildir" demektir.
sanki ben üretim ilişkilerinin değişmesinin şart olduğunu söylememişim gibi durup durup marksizmi budadığımı söylemekten vazgeç artık.
laf cımbızlamak kadar, söylenenleri hiç söylenmemiş gibi ortadan kaldırmak da kirli bir tartışma yöntemi. yapma bunu.
@le philosophe
tabi tabi, erkeklerin hiç iradesi yok bu konuda.
sistemler kendi kendilerine kuruluverdiler ve kendi kendilerine erkek egemen oluverdiler :)
şayet böyle olmadıysa allah icat etmiştir erkek egemenliğini :)
o da değilse demek ki feministler haklı :)
@le philosophe
tamam da erkek egemenliğini kim icat etti o zaman, allah mı?
@le philosophe
dikkatini çekerim, ben marksistim. marksizmi niye budayayım.
marksizmi, sınıf sorununun çözümüyle tüm ezme-ezilme ilişkilerinin sona ereceği şeklinde yorumlamak marx'ın suçu değil ki?
sınıf indirgemeci olan marx değil ki, sensin.
@le philosophe
bırak allasen, kapitalizmin yanlış yorumuymuş.
ben kapitalizm yorumu mu yaptım ki yanlış yapmış olayım.
erkek egemenliğinde erkeklerin hiç bir iradesi yok, tamamen sizin iradenizden bağımsız bir erkek egemenliği var ve bunun da tek sorumlusu kapitalizm, öyle mi?
madem erkek egemenliğini kapitalizm icat etti, o zaman feodal ve köleci toplumlarda niye kadın sorunu vardı? asıl senin kapitalizm yorumun yanlış.
en sevdiğim kadın tipi
zeki, zor, elde edilmesi zor ancak sevince tüm kalbini veren
kadının ezilmişliğini sadece erkek egemen kapitalist sisteme bağlamak sınıf indirgemeciliğidir.
sadece sınıf indirgemeciliği de değil. düpedüz erkek egemenliğini yeniden üreten bir yaklaşımdır bu. sanki erkeklerin kendi iradelerinden bağımsız bir erkek egemen sistem varmış ve sanki erkek egemenliğinin tek sorumlusu kapitalizmmiş gibi "devrim olacak kadın sorunu çözülecek" demek erkek egemen bir yaklaşımdır tam da.
erkekler devrimci, sosyalist, demokrat, antimilitarist, şu bu ya da hatta cins ayrımcılığına karşı olsalar bile erkek egemenliğinden azade değildirler.
dolayısıyla sınıf sorununun çözülmesi kadın sorununu ortadan kaldırmaya yetmez.
ezilenler ancak kendi dinamikleri ile oluşturacakları bir hareketle özgürleşebilirler. bu bağımsız kadın hareketidir. bağımsız kadın hareketi de feminizmdir. bu hareketin en güzeli de sosyalist feminizmdir.