Bir yuxexes gecesi daha geride kaldı.
Hoş eminim ki TV’de Dream TV’yi seyretmekte zevkli idi ama o gece orada olan herkes gibi bende daha fazla zevk aldım.
Üstad daha sükûnetli ve mutlu gibi idi. '' Cumartesi '' klibi oynadığı sırada kendi taklidini yapması gibi hoş saniyelik olaylar vardı. Hatta program öncesi provalardan arta kalan zamanda molalarını dışarıda verdiği sırada ve bizde halen dışarıda idik o sırada gelip bize de selam vermeden geçmedi 15 dakikaya yakın hoş bir! Sanata dair sohbet geçti aramızda.
Canlı performansları çok güzeldi lakin son albümümden çok memnunum diyen bir zatın sayılı şarkı listesine bir eski birde cover şarkı yerleştirmesi biraz kafa karıştırdı bende ( gerçi bu kişisel benim bakış açım )
Aa bir ara ise laf Öztürk’e geldi ve yıllarca Feridun Üstad’a yapılan ufak hatayı Feridun’da Öztürk’e yaptı. Ve Öztürk İbrahim Tatlıses’in hoş sempatik bir eseri ile bize merhabasını verdi dedi, oysa o Öztürk’ün ikinci albümü idi ki ilk albümü Türkiye’de çok gündem oluşturmuştu o dönem Türkiye’de yapılan en pahalı klibi Öztürk çekmişti ‘’ Kaç Gel ‘’ adlı şarkısına.
Kısacası doğum günü arifesinde doğum günü çocuğuna biz hediye verecekken o bize hediye vermiş oldu. Ve de çok ama çok güzel bir hediye oldu.
Ayrıca ‘’ Kara Kara ‘’ şarkısını çok yakın mesafeden dinlemek çok manalı oldu benim cephemde ‘’ saçlarımdaki aklar ‘’ derken beni kastetmişçesine debelendim : )
Ve tabi ki unutmamak lazım ki en güzel Feridun Düzağaç eseri ‘’ Hazırcevap ‘’ …
bence süper ama keşke dizilerde oynamasdı.
18 Ekim'de Jolly Joker'de olmalı.
Gıyabında http://www.firatozmen.com 'da
söze
'' 10 Ekim 1968'da başlayan bir serüven bu
hep kıyısında köşesinde kaldığımız
bazen sevgimizi haykırışımız, bazen bir üzüntü sonramız oldu
ama hep var oldu
ve şimdi diyoruz ki nice nice yıllara ihtiyar çocuk
seni çok seviyoruz F.D. : ) ... ''
diye
başladığımız ve şimdiden doğum gününü kutlamaya başladığımız
Tek Müzikal Sevdamız ! ....
Dokunduğum en sıcak Ağustos akşamısın
Gezindiğim avare bir deniz kıyısı
En güzel mehtap sensin denize dost
Aradığım bulunmayan haykırdığım duyulmayan
Sen asla dün olmayan bir yaşanmamış an
Saçların rüzgarsa gözlerin nerede
Sesin şarkılarda nerede
Yüreğin
Ellerimde sevdanın yanık kokusu
Ey adı sevda nerede
Ellerin
Aradığım bulunmayan haykırdığım duyulmayan
Sen asla dün olmayan bir yaşanmamış an
feridun düzağaç herşeyin en güzelini hak ediyor diye düşünüyorum..
günlerdir ağır eleştirilerle karşı karşıya..
o ne yaparsa yapsın yanlış olduğunu düşünmüyorum vardır bir sebebi..
gerçekten feridun severlerin tepki alacağına inanmıyorum ben..
bir sanatçıyı kişiliği var eder..
o hep aynı adam!!! (ben en azından buna inanmak istiyorum)
son dönemlerde; ki belkide sadece kendini ilgilendirsede sanatsal sürecindeki seçimleri bir çok kimsece ! eleştirilen kişi Düzağaç.
'' Derman '' ve '' Binbir Gece '' tercihleri bende başta olmak üzere birçok kişi tarafından yadırganmıştır.
fakat ekşi sözlük ve benzeri birçok sitede yer alan eleştirler bazen belden aşağıya oynayan Düzağaç gerçeğini bilmeyen, belkide hissetmeyen kişilerin ahkam kesmelerine dönüşebiliyor.
ortak kanaat keyfe yumuşak gelen şeyin para olduğu yönündedir
ki bizim Düzağaç kendi ( kaliteden ödün veremeyen ) müziğine popüler kültürün maya atmak istediği süreci kendi isteği ile bir kenara atmadımı Orjinal Alt Yazılı döneminde.
Düzağaç evet dizide oynamıştır, evet parada almıştır belki !
ama bu seçimi yaparken baskın olan şeyin içindeki çocuğun şımarma saati olduğunu ve depresif külliyesine sempatik darbeler vurma isteği olduğunu O'nu anlayan ve seven bir çok kişi algılamıştır.
süre gelen sanatı var eden bizler olmadığımız gibi yok edecekde bizler tabiki ol(a)mayız.
'' biz sadece tarih yazanın şahidiyiz, belkide tarihine yardım ettiğimiz kişinin... ''
ve der ki Üstad
'' hiçbir zaman sevdiğim sanatçının adımlarını sorgulamadım,dudak bükmedim sadece durup algılamaya çalıştım ''
biz o mertebeye nail olurmuyuz bilinmez ama peşindeki sokaklarda kaybolan,belki çığlık atan , başbelası hayranların olmaya devam edeceğiz .
sen bizi bırakmadığın sürece iplerimiz kördüğüm...
ve son olarak 10 / 09 / 2005 tarihli Radikal'deki '' Tümer'in i-Pod'u ve 90+5 diyaliz merkezi '' adlı yazısına ufak bir göz atalım.. ki bu Düzağaç'ın mütevazı hayatındaki paranın etkin rolünü ! bize gösterecektir. Nasıl bir adam sevdiğimiz asla unutmayalım.
'' Önümüzdeki hafta Türk Böbrek Vakfı'nın organize ettiği bir maça davet edildim, şarkıcı futbol fanatiği kadrosundayım.
Rakip sıkı: Tanju Çolak, Rıdvan Dilmen, Şifo ve Cüneyt Kaptan'a karşı tüm hünerlerimizi göstereceğiz. Maç, basında 'ünlü'lerinden dolayı çok yer alacak ama.
Birçok insanın samimiyeti sorguladığı ucuz basın kupürleri ile eskiyecek. Günde sadece iki saat diyalize bağlanmak için büyük acılar ve özverilerle hayata aldırış eden böbrek hastalarına bir iyiliğimiz dokunmayacak.
Bir diyaliz makinesi 9 bin600 avro. Lüks arabalarınızın yıllık vergisi kadar, bir derbi priminden az, çoğunuzun ilk onsekize girerek bir maçta hak ettiğiniz para. İ-Pod'ların işsizlikle tehdit ettiği züğürt ve gönül zengini bir şarkıcı olarak o maça son ziyaretimde söz verdiğim diyaliz makinesini alarak gidiyorum. ''
olmaktan korktuğum yerdeyim
hayat beni unutsada sen unutma.....
chagrin,c'est toi,ces chansons sont a nous,blesses,desoles et beaux .........
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
dünyaya yabancı,psikolojik elit,yetişkin çocuk,terazi ve akrep bileşeni,vahim duygusal,uyuyan volkan,yanıtsız bilmece,fenomen,isteksiz kült;velhasıl''buzul kentlerin prensi''...........
alıntıdır / www.firatozmen.com
yazan : dardanelles
Şarkıları, sesi ve kelimeleriyle dans edişinmde vücut kıvrımları kendine has olan sanatçı.
Bir nadas kolay anlatılmaz.
endamını 8 ekim 2008 tarihinde dream tv'deki yuxexes programında göreceğimiz '' yeşilçam '' içindeki şaşkınağaç Üstad'ı ...
Bir gün ölürsem hiç; istemeden
Ben bir ağacın altında
Ama denizi de görsün
Bırakın
Ellerimi iki yana uzatın
Hiç; tatmadığım bir şeylere sarılacakmışım gibi
Üstümde hiç;bir şey bırakmayın
Ben hiç çıplak kalmadım ki
Sevdiğim kadın başucumda
Saçlarımı okşasın
Uçan kuşlarıma. Sahte dostlarıma serbest
Ama annem ne olur ağlamasın
derman diye olabilecek en saçma dizide oynadı ya harbiden yakışmadı
feridun düzağaç yakında abartıp sabah programı yapacak diye korkuyorum...ya ne işin var senin binbir gecede ya...git konser ver,şarkı yaz,hep diyorum tuya naz'ı gezdir bozcadada . . .
bi filmi vardı tam adını hatırlamıyorumda feridun kağıt toplayan tipi oynuyordu sokakta yatan falan ...Çok güzeldi... Bu arada bu adamın adını nerde görsem içim cız eder ki eski hatunun çok sevdiği bi sanatçıydı bana da sevdirdi vesselam ben ki hiç türk dinlemez...
yok artık LeBron James...
cümleyi
yavaşça
sakince okuyun
evet yazıyorum
binbir gecede oynamaya başlamış
ben demedim ama : ( siz okudunuz : )
korkularda benim umutlarda............benibırakmaa
yalnızlıkların altında hep kuşkular yatıyorr..paranoyaaa