+k
aslında fikret m. çok normal bir insan ama nasıl anlatabilirdi; anlatılabilir miydi...?? anlatılamıyor......:)
izmit sabancı kültür sitesinin fikret mualla atelyesinde gsf ye hazırlandığım dönemde kendisini araştırma hissiyatine kapılıp sevdim kendilerini delidir melidir ama çok iyi işleri var
ortaokuldayken semahat acuner adında bir resim öğretmenim vardı. aslen seramikçiymiş. cocukları güzel olanı ögretmeye hevesli, idealist bir kadındı. sürekli fikret mualla'dan bahsederdi. cocuklar bakın, ne güzel derdi. fikret mualla'yı cok severim.
Bir zamanlar kadıköy moda da yasamıstır.
Edward Munch ve Vassili Kandisky'den etkilenerek yer yer disavurumcu calismalar vermis ve bol bol Paris'i resmetmis unlu ressamimiz. Bohem tarzi yasamiyla efsanelesmistir.
fırçan nasıl da derinlikli dokunuyor dokusuna yaşamın...
ılk kadın opera sanatcımız semiha berksoy'a karşılıksız duydugu aşkı ve semiha hanımın o aralar nazım hıkmete aşkı nedenıyle husrana ugradıgı bilinen ressamımız...
fikret muallayı sandala atın...
murat köseoğlu, Fikret Mualla adına harika bi' parça yapmıştır.. "Yağmurlar Yağıyor Duygularıma" ve "Pera'daki Yaşlı Dilenci" albümlerinde parçanın iki versiyonunu da dinlemek mümkün...
Bir ressam tasarlayın ki, aklına estiği zaman resim yapmaktan başka hiç bir şeyden sorumlu değil. Haftada üç gün aç susuz dolaşmayı göze almış: Kırlarda böğürtlen toplarcasına sokaktan izmarit toplayıp içiyor.
fikret mualla semiha berksoy'a semiha berksoy da nazım hikmet'e hayrandır.
"Paris'te sefil bir sonbahar akşamı.Mor Kahveler,dumanlı bistrolar revaçta..
Seine nehri yakınlarında ise;yalnız bir adam.
Elinde bir paket Gauloise(sigara),ve kırmızı şarabıyla birlikte.."
Murat Köseoğlu
doğal,özgür ve sıcacık
Yaşamın gerçeklerini büyük bir içtenlikle renge ve biçime aktarmış, içinde yaşadığı bohem çevrenin insanını resmine konu olarak almıştır. Daha çok guvaş tekniğine yakınlık duymuş ve bu teknikle çok hızlı çalışabilmiştir. Ancak yağlıboyayı da suluboya ve guvaşı ustalıkla kullanmıştır. Resmin kuramsal sorunları onu pek ilgilendirmemiş, dış etkilere yabancı kalmış ve çağdaş akımlara katılmamıştır. İçinden geldiği gibi, öznel, coşkun bir lirizm ile dolu resimler yapmıştır.

karun kadar zengin bir ailenin fukara,berduş içli, derbeder, bedbaht, serkeş ve sanatkar üyesi...ömrü boyunca dokunamadığı tek bir kadını sevdi; paris sokaklarındaki yüzlerce kadını ise sadece resmetti...
ismini duydum ama hiçbir eserini okumadım.
en önemli en çok iz bırakan ressamlarımızdan biri..hayatın gerçeklerini ve kendi hislerini anlatır eserlerinde.ne güzel renkleri vardır eserlerinin