Fikri, Fatsa halkinin terzisi,Devrimci Yol da Turkiye halklarinin terzisiydi.Her ikisi de belki akillardan cikti ama kalplerden asla.Yillarca disle tirnakla ozenle ve sabirla dikilen elbise bu halka tam oturmustu.Zorbalar onu bir gecede yirttilar kana buladilar.Et balik kurumunun buzhanelerine doldurulup igrenc iskencelerden gecirilen halki pasifize edildi 'donduruldu' belki ama hicbiri bu guzelliklerin unutulmasini saglayamadi.
Ne demisti Can baba,
terzi fikri öyle bir giysi dikti ki fatsa’ya
o gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
kimseler çıkaramaz fatsa’nın sırtından
emek hakkının sımsıcak çıplaklığını
Fatsaya iliskin guzel bir video.
Fikri Sonmez sadece Devrimci Yol un degil THKP-C nin de Karadenizde gelisiminde onemli bir rol oynadi.Fikri Sonmez,Mahirlerin Karadenizde kurdugu ilk iliskilerden biriydi.Halkin dilinden ve sorunlarindan kopuk olmamasi, durustlugu ve ulke capinda esen Devrimci Yol ruzgari onu ve Fatsa halkini Oligarsinin hedef tahtasina koydu.
Fatsanin Fikri bizim de Fikrimiz!!!
"...açıklamak isterim ki, ben otuz yıla yakın, geçimimi terzilik mesleğimle sağlamaktayım. bana terzi olarak hitap edilmesi beni küçültmez, aksine yüceltir. ben adı geçen (tercüman) gazetenin yöneticileri gibi ülkemde amerikan emperyalizminin borazanlığını yapıp da onlara kiralanmadım."
öyle bir elbise diktiler ki tarihe...
kıyıda rüzgar, dağlarda çınardı
yörede onunla başladı öykü...
fatsa FİKRİ SÖNMEZ
devrim FİKRİ SÖNMEZ
"FİKRİ sönmez bu şafaklarda"
Fatsa deneyimi, "İtalyan-Bologna ve Fransız-Nice" ile beraber alternatif yerel yönetim anlayışı olarak Avrupa'daki üniversitelerde okutuluyor.Yeditepe gibi okullar değildir herhalde...
iyi insan kalbimizdedr kendisi
Fatsa'da "Terzi Fikri" diye de bilinir. 12 Eylül'ün öncesinde belediye başkanlığı yapmıştır. Devrimci jargonda "önemli bir yerel yönetim pratiği"nin mimarı olarak anılır.
Kendisini derdest etmek ve de Fatsa'dan silmek için devlet, Temmuz 1980'de Nokta Operasyonu'nu düzenlemiştir. Devlet Fatsa'ya Süleyman Demirel'in emriyle ve de tanklarla girmiştir. Alev Alatlı bir romanında bu olay için, "12 Eylül Fastsa'ya iki ay erken geldi" demiştir.