toplam 72 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | agah02 |
| tuttum | gizli ozne |
| tuttum | TRT 2 deki Ressam |
| tuttum | allahuekber |
| tuttum | Spenta Mainyu |
| tuttum | kareemsaid |
| tuttum | xanaxxx |
| tuttum | aristotales 84 |
| tuttum | bariskeskin |
| tuttum | quito |
| tuttum | tnrlrnrblr |
| tuttum | catalonian |
| tuttum | filistin |
| tuttum | silentpain |
| tuttum | zipirmuzir |
| tuttum | Hamas lideri |
| tuttum | Gulce Hatun |
| tuttum | musicbrained |
| tuttum | mairus |
| tuttum | bluewitch |
~65 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »
bu ülkenin her karışında binlerce filistin cinayeti yaşanırken
mesela şu parmağını sallayarak israil askerleri karşısında çocuğunu merdivenleri siper alarak korumaya çalışan baba ve çocuğunun ölümünü anımsayın
evet evet 12'sinde 13 kurşunla (uğur kaymaz) baba oğulun ölümünü düşünün. trajedi bu topraklarda da sürüyor uzağa bakmayın yakın körü olmayın
küçük bir çocuk ağlıyor gecenin derinliklerinde,
kimsesiz, istikbali çalınmış, garip bir çocuk.
Oyuncak tutmayan o küçük elleri, taşlara sarılıyor tankların karşısında.
Küçük bir çocuk ağlıyor Filistin' de,
gecenin derinliklerinde yaşlar dökülüyor göz pınarlarından.
Toz toprak içerisinde üstü başı,
ne giyecek güzel bir elbisesi var, ne de yiyecek bir aşı.
Duvarlar örülü etrafında,
zulmün ördüğü beton duvarlar.
Nasır tutmuş taş kavrayan elleri, ayakları çıplak, sırtı ince,
üşüyor gecenin serinliğinde.
Öte yanda bir başka çocuk;
aynı gecede, aynı gökyüzü ve aynı yıldızlar altında,
epeyce rahat zulmün ördüğü duvarlar arkasında,
karnı tok, sırtı pek, kim bilir kaçıncı uykusunda.
Zorbaların kurduğu yeni dünya düzeni;
zulüm, hırsızlık ve gasp...
Çalınan yarınlar bizim yarınlarımız,
Filistin' de, Irak' ta, Keşmir' de ağlayan çocuklar bizim çocuklarımız.
Yürekler hissiz, yürekler baygın,
bize ait olmayan sözler aramızda pek yaygın.
Yüreklerini Hüseyince koyamayanlar ortaya,
uzak sanıyorlar kendilerinden zilleti.
Heyhat! Konuşmakla elde eder mi insan hiç izzeti ?
Filistin' de yerden taş toplarken minik eller,
Buralarda dünyalık için çarpıyor yürekler.
Sabah işe, akşam eve
mekik dokurken arada,
imanını yitirmiş, aklı bir karış havada.
Gözler uykuda, kulaklar sağır,
zillet üstüne zillet, ölmekteyiz ağır ağır.
Duyulmaz oldu artık mazlumların feryadı,
elbet bulacaktır bizi bir gün mustaz' afların ahı.
Ağlama çocuğum, dimdik ayaktasın,
sen dimdik ayaktayken oturanlar ağlasın !
iktidar her yerdedir... DİRENİŞ DE !
pardon !
israilli misiniz ?
o halde sizi öldürmek sorundayım ; çünkü sizin de hiçbir suçunuz yok.
bak bazı gerçekler anlatılamayacak kadar acıdır.
yılların sefilce sokulduğu sokaklarda , altıncı filo , halkların kardeşliği we tewhid - adalet - özgürlük - gibi yazılar saklıdır.
seni öldüreceğim için özür dilerim,korkma canın yanmaz.
ama önce anlatacaklarım war.
dinle !
dedim ya burası garip bir ülke. mızmızlanma cesurca yürü ölüme.
üç yaşında bir çocuğun attığı taşa silahla cewap werenlerden değil misin sen de ?
ama dinle.
burası garip bir ülke.
sizden de hatta senden de garip.
ben mi ?
ben de mükemmel biri değilim.
mesela obama seçilince ümitlenmiştim.
italya , ingiltere , fransa gibi ülkeleri bir ara ben de barışçı zannetmiştim.
şiir yazıyorum ben.
hungtington , rilke we adam smith okumuşluğum wardır.
hatta foucault'yu bile senden iyi bilirim.
titreme ama bir kere öleceksin .
tadını çıkar.
ölmek güzeldir aslında.
keşke ben de ölebilsem.
ama daha çok işim war.
ölmemek de ölmektir.
ama ne olursa olsun burası hala garip bir ülke.
dünya ise çılgınca sewişen bir bakiredir.
çıplak arkansas topraklarını tırnaklarıyla kazıyan bizonlar dahi bilirler sigaranın da adam öldürdüğünü amerika'nın da !
bir kızılderili çok iyi bilir mesela susmasını , özgürlük nedir diye sorulduğunda.
we şimdi bir millet daha hatta ortadoğu'da.
daha bir beceriyor susmasını direnişin müthiş lisanıyla.
haywan hakları mitingi kadar kedi değildir bir filistinli
yaşamayı hakedecek kadar miyawlamamıştır gözünüzde.
burası garip bir ülke.
güneş tutulması olur , kar yağar güneş açar , darbe olur yirmi beş yılda bir.
denize kıyısı olan yerler laik , dağlar sosyalist geriye kalanlarla kronik bir fresk fişlemesiyle sağcıdırlar.
sağ sol diye birşey wardır burada.
halk hemen özetler.
Allah war dersen sağ yok dersen solcusun falan saçmalarlar.
yemin ederim dedem anlatmıştı.
tohum atmayı fide dikmeyi bilmeyen adamlar , köylü dewrimi diye bağırmış bir zamanlar .
elifbeyi anlamayan sakallılar da din demişler Allah'tan nefret ettirerek .
bak aklıma geldi yine .
amerika cidden kaka bir yer .
demokles'in kılıcı war elinde we brütüs'ün hançeri .
sen de mi amerika demek mümkün her an .
we sen de mi türkiye ?
bak müslümanlar war bu ülkede.
islam sosyalizmdir.
komşunla birlikte doyacak , beslediğin haywana çocuğun gibi bakacak , ağaç kesmeyecek , zalime dini olmadan haykıracaksın der .
ama ben üçüncü defa hacca gideceği gün yan komşusu borçları yüzünden intihar eden bir adam tanımıştım.
bana seccade , tespih filan getirdi.
intihar eden adamın çocuklarına da oyuncak araba almış.
bizzar ben götürdüm
hatta yetimhaneye.
tehlikenin farkında olanlar we bir de dize şiirinden korkan sistemler war bu ülkede.
bir ara ermeni falan olduk .
hala kürt we alewi olamadık .
yok ne kürdüm ne alewi .
sadece necip fazıl okurum sertçe .
sende bi boktan anlamıyorsun be israilli !
gazze'ye utanç duwarı yapıp çocuklarınıza çocuk ölüsü göstermemeyi akıl ediyorsunuz ama.
bak tanrı da çok büyük mesela .
çok büyük hem de .
koca nemrud'u bir sinekle öldürdü .
bush'u krakerle direkten döndürdü .
hep dükkan camlarına işeyen bir çocuk bilirdim .
bir gece takip ettim .
bir sigara içtik hatta .
sıçmadığıma dua etsinler dedi .
şimdi anlıyorum sizi tanıyınca .
üç çocuk öldürmek lütuf sizce bin tanesini katletmedikten sonra .
boğazını mı keseyim , şakağınızdan mermi mi sokayım.
bir de yaşayış tarzına göre , islam mönüleri war bizde.
zengineayrıfakireayrıtarifelermewcut.
kemalistlereeşantiyondanbaşörtülüanane
islamcılarabankadankırktabirhelalfaizwar.
maksatadaletyerinibulsun
amatehlikelerinfarkındayız.
vivaldi dinleyenlerin iktidarı tehlikede.
oysa halk dj akman filan dinliyor.
mamafih ben de sewerim four seasonı
iki adam tanırdım.
adı deniz'di.buralıydı.
adı ömer'di libyalıydı.
kahretsin ikisi de asıldı.
biz başbakanını idam etmiş bir ülkeyiz we on yedi yaşındaki erdal'ı.
istiklal mahkemeleri gibi çok şeyler işittik.
keşke görüp o çocukla gidip mahkemenin orta yerine işeseydik.
sıçmadığımıza dua etsinler di mi ama .
korkma be adam.
amacım seni öldürmek değil çocuklarını babasız bırakmak.
doğru değil yaptığm farkındayım ama ben sizin doğrularınıza da sokarım !
şiir yazmayı da bilirim
baharın mateme dönük yüzünden bir çiziksin.
elbette kitabelerden bir prensese benzeyeceksin.
lakin güzelliğin çılgın retoriklerine asfaltlandğında
yine bana bakmalı , ruhunla bana dönmelisin
gibi dizeler de yazdım.
uyutulduğumuzu anlayana dek.
*şıraksss*
sesi duydun.
mermiyi namlunun ağzına werim.
mekanizma merminin barutunun iğnesine dokunacak , barutun itmesiyle fırlayan çekirdek , beynini paramparça edip karşı duwardan sekerek ayaklarının dibine düşecek .
sonra gözlerin kanı görecek yawaşça.
hafifleyeceksin.
dua et.
ölmek üzeresin
*pat*
korkma hawaya ateş ettim.
seni öldürecek kadar düşmedim.
şiir yazmak için ilhama ihtiyacım wardı.
elde değil
realistim.
git we beni polise şikayet et.
ben öteki dewletim , asılan adamım , wurulan çocuğum , ölen direnişçiyim , atılan sloganım , yasaklanan şiir engellenen bir türküyüm .
tek parmağı hawadayken wurulan kalabalıkların yapayalnız sesi , ezilen halkları , milletleri we insanları ölürcesine sawunan bir asiyim .
ben benim !
istersen tanklarınla geç üzerimden .
ruhum suçlu ...
bedenimse filistin.
"Bir kız çocuğunun 80 tonluk bir tanka taş atmasından daha güzel bir resim var mıdır"
"Jenin Jenin"
Davayı destekleyen herkes mutlaka bulup izlesin!!!!!!!!!!!!!!
Ölenler Hüseyin'in yaptığını yaptılar.Kalanlarsa Zeynep'in yaptığını yapsınlar.Geriye kalanlara da Yezid'in yaptığını yapmak düşer!
"...Ve belki Gazze'den bir kız ya da erkek çocuğu da yaşayacak. Belki büyüyecekler, onlarla beraber kuvvetleri, kızgınlıkları ve öfkeleri de büyüyecek. Belki Filistin'de mücadele eden gruplardan biri için asker ya da milis olacaklar. Belki kendilerini İsrail'le savaş halinde bulacaklar. Belki bunu bir silahı ateşleyerek yapacaklar. Belki kendilerini bellerine sarılı bir kuşak dinamitle feda edecekler.
Ve sonra tepede, yukarıdan birileri Filistinlilerin vahşi doğaları hakkında yazacak ve bu şiddeti kınayan açıklamalar yapacak ve bunun siyonizm mi anti-semitizm mi olduğunu tartışmaya geri dönecekler.
Ve hiç kimse şu anda hasat edileni kimin ektiğini sormayacak.
Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu erkekleri, kadınları, çocukları ve yaşlıları adına, Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos...‘‘
kınadığımız adamlardan pkk konusunda yardım almamız
(silah) yarın bir gün ermeni soykırımı tasarısını önümüze sunduklarında yinemusevi lobilerinden yardım istiyecek olmamız filistinin kaderi için elimize bir tek dua seçeneğini sunuyor.keşke onlar için üzülmekten fazlasını yapabilseydik
Yaşasın Filistin halkının mücadelesi
Ahmad Sa'adat *
İlk olarak burada, yasadışı işgalin bir uzantısı olarak meşruiyetini hiçbir biçimde kabul etmediğimi daha önce de belirtiğim mahkemenizin karşısında kendimi savunmak için durmuyorum. Bu mahkeme; uluslararası hukuku olduğu kadar, halkımızın işgale karşı direnme meşruiyetini de çiğneyen yasadışı bir mahkemedir.
Bu mahkeme; 1945 İngiltere Olağanüstü Hal Kanunlarına dayanan bir mahkemedir. Bu kanunları, Siyonist İşçi Parti liderlerinden biri, en kötü Nazi kanunlarından biri olarak tarif eder ve ekler: “Bu kanunların işlediği suçların Nazi suçlarından daha büyük olduğu doğrudur.” Bu mahkeme, topraklarımızın işgali ile yaşıttır.
Burada halkımı ve onların meşru kendi kaderini tayin hakları, geri dönüş hakları ve ulusal bağımsızlık haklarını savunmak için duruyorum. Bu haklar uluslararası düzeyde ve insan hakları bağlamında ve ayrıca Birleşmiş Milletler çözüm önerileri ile kabul edilmiş haklardır.
Burada, yalnızca bölgemiz halklarının değil tüm dünya halklarının barış hakkını savunuyorum. Filistin'de olduğu gibi askeri müdahale ya da saldırılarla işgalin halkları baskı altında tutma politikası hüküm sürdükçe, dünyanın hiçbir köşesinde güvenlik ya da denge sağlanamaz. Burada daha önce de bu mahkeme gibi işgal makinelerinizin halkımızın direnişini durduramayacağını, baskı araçlarınızın mücadelemizi sona erdiremeyeceğini söylemiştim. Siyonist hapishanelerdeki tutsakların dosyalarına bakılırsa pek çok tutsağın ikinci ya da üçüncü kez hapishaneye konulduğunu görülür, çünkü bu baskı ve işgal makineleri halkımızın iradesini kırmayı başaramamıştır.
Tüm bunlar, halkımızın direnişini yok etmeye çabalayıp duran işgalin ve baskının yenilgisinin işaretleridir. Bu mahkemeler; işgal devam ettikçe var olacaktır, ancak var oldukça da halkımızın direnişinin hedefi olacaktır.
İşgalin mevcut politikası ve bunu dayatma biçimleri İsrail'e ya da işgalle ilişki içinde olan başka herhangi bir ülkeye güvenlik getirmeyecektir. Bölgede güvenliği ve barışı sağlamanın tek yolu işgali sona erdirmek ve uluslararası hukukun gerektirdiği çözümleri uygulamaktır. Ancak böyle, bölgede Filistin krizine, Arap-Siyonizm çelişkisine demokratik, barışçıl ve insani bir çözüm sağlanabilir ve ancak böyle bu şiddet ve kan durdurulabilir.
Son olarak, daha önceki konuşmalarımda belirttiğim gibi ne mahkemenizi ne de mahkemenizin sözde iddianamesini tanımadığımı vurguluyorum. Mahkeme makyajı ile işgalin tek yanlı politikalarının uygulamaya geçirilmeye çalışılmasına karşı duruyorum. Mahkumiyetim zaten önceden kararlaştırıldı ve bu mahkemeyi “meşru” gören politik mekanizmalarının emri ile tutsaklığım zaten onandı.
Burada Filistin halkının direnişinin, ulusal haklarını kazanmak için yürüttükleri mücadelenin bir temsilcisi olarak durmaktan gurur duyuyorum. Burada FHKC Merkez Komitesi'nin beni yeniden genel sekreter seçerek verdiği gurur, onur ve güvenle duruyorum. Ve, görev ve sorumluluklarımı yerine getiremediğim için Filistin halkından ve FHKC'den özür diliyorum, görevlerimi yerine getiremiyorum çünkü beni önce Filistin Yönetimi tutsak aldı ve dört yıldan daha uzun bir süre özgürlüğümü elimden aldı ve ardından, içinde Filistin Yönetimi'nin, ABD'nin ve İngiltere'nin yer aldığı bir planla buraya kaçırıldım. Ancak ne yaparsanız yapın, ne kadar uğraşırsanız uğraşın halkımla birlikte mücadelenin tam ortasında yer almamı engelleyemeyeceksiniz, mücadeleyi engelleyemeyeceksiniz.
Yaşasın Filistin halkının mücadelesi!
Ey kan ağlayan coğrafyamın evladı, şehirleri işgal edilmiş haneleri zapt edilmiş ülkelerimin çocuğu, sen ki zamanın ve mekanın sebebi Muhammed’e inandın. Artık korkma. Vaat edilen zafer ve vaadin sahibi emsalsizdir. Katıl… çünkü Çilesini çektiğin fikir hiçbir insanoğlunun zihninde canlanamayacak bir muştuya bedeldir. Hiçbir kurşun acıtmasın seni, hiçbir urgan sıkmasın canını son nefesini verirken. Maymuna, paraya ve betonarme putlara tapan hasımlarının sonu bin yıllık emsallerinin ki gibi olacaktır. Mute’de kolları kopuncaya kadar düşürmedi ya Cafer sancağı, şanında boğuldu nasipsizler. Halid’in bileği öyle sertti ki dokuz kılıç kırmıştı romanın üstünde öyle büyük bir muştuydu ki müjdelenen, kan revan içinde onu ölümsüzleştiren, ruhu cennete uçtuğunda baktılar ve gördüler ki yara izi olmayan bir karış yer yoktu bedeninde. Halid’in ordusuna Katıl… Kaderimiz savaşmaksa eğer ve emrin geldiği merci büyükse insani tüm otoritelerden korkma.
Katıl… orduların en büyüğüne, yüzyıllardır bileklerinde ki zinciri kırmak için
katıl… gece baskınlarında alnından kurşunlanan kadınlarımızın intikamı için
katıl.
Lanetli kavimlerin gündelik zaferleri yıldırmasın seni, bak coğrafyanda sabah oluyor, katıl ki nehirler tersine akmakta, uyanıyor vahyin çocukları ve silahlanıyor, zaferler kazanıyor, destanlar yazıyor. Atlas perdeler gibi parçalıyor kıtaları ardına saklandıkları kulelerini ateşe boğuyor kapitale tapanların.
Katıl... çünkü Betonarme putların yıkılması yakındır. bak kaleler zapt ediliyor bir bir, hayyalel cihad diye yankılanıyor Bilal’in sesi gök kubbede. Hamza’nın göğsündeki mızrak ve Hüseyin’in çatlamış dudakları için
katıl…
onlar ki yalnız sana anlatabilmek için vardılar. Ömer’in adaletli kılıcı sana emanet şimdi, şehit Hama’nın üstüne yağan bombaların hesabı için, bizi devletsizleştiren ve vahyin emrini unutturan zihniyeti yırtıp atmak için
katıl... Katıl ki bediüzzamanların, mürşidi kamillerin duası üzerine olsun, şimdi ateşler içinde yanan şehirlerin kanlı sokaklarında paramparça yatan çocukların ölü gözleri uzaklarda seni aramakta. Katıl ki bitsin bu zulüm, katıl ki bitsin bin yılı deviren çilemiz. Çağlar öncesinden sana sesleniyor mükemmeliyet,
katıl...
ey ümmet… zamanın ve mekanın son savaşına, devrin son savaşına, vahyin son savaşına
katıl....
Çünkü kurtuluşa ermek için başka çaren yok. Allah’ın rahmeti üzerine olsun
İsrail'in Gazze'ye girerek 600 Filistinliyi öldürmesi karşısında BM, Arap Birliği, Arap ülkeleri ve Avrupa Birliği tek somut bir adım atamazken, Venezuella Devlet Başkanı Chavez, şu anda Gazze'de olan biten 'soykırım' diyerek İsrail büyükelçisini çalışanlarıyla birlikte sınır dışı etti.
Bu duyurudan saatler önce de Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez, televizyonda yayınlanan beyanında "Şu anda Gazze’de olup bitenler holokostun ta kendisidir. Artık İsrail Devlet Başkanı ABD Başkanı’yla birlikte Lahey’de soykırımdan yargılanmalıdır" dedi.
Chavez önceki gün de ABD’yi, Ortadoğu’yu istikrarsızlığa itmek ve İsrail saldırılarını meşrulaştırmak için zehirletmekle suçlamıştı.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10714995.asp?gid=200
Hep bağıran bir yaradır Filistin.
Zamanın çatlamış kalbinden sızan ağıttır
Kabuk tutmayan bir çığlıktır
En son
Bir duvar dibinde gördük onu,
Yarılan bir baba,
Ve giden bir oğuldu o gün Filistin
Kirlibeyaz bir duvar sökülüyordu taş taşa
Kurşunların kalburunda cenin eleniyordu
Bir ülke yırtılıyordu haritalardan
O çöp tenekesinin ardına sığınan,
Koçarhan bir ülkeydi,
Göz göre göre biçiliyordu
Çocuklar mermi kovanı oyuncaklarını
Doldurup ceplerine sapanlarını çıkardılar
Fantomlar sapandaki taşların öfkesine
Pike yapıyordu ceninde
Paletlerin gıcırtıları tutmuştu köşebaşlarını
Tanklar kızgın zift gibi sıçrıyordu
Beyaz kanatlarına hayatın
Hepimiz gördük
Canlı yayında ölüm
Sustuk
Ve gözlerini kaçırdı dünya
Hepimiz gördük
Canlı yayındaydı ölüm
Kolları iki yanına düşmüş
Bir oğul cesediydi o gün Filistin
Babasının çığlığına bastığı
Oysa yan odalarda çocuklarımız uyuyordu çoğumuzun
Bilmem geceyi nasıl sabah ettik
Ortadoğu`da bir kuduz dalga yayılırken haritalarda
Bilmem nasıl ürpermedik,
Sabra ve Şatillanın kasabı şaron
Yeniden boşalırken karanlık yaylarından
Üç büyük tektanrılı dinin ocağında
Tarihin kutsal kentleri ateşe veriliyordu
Cenin nablus ramallah beytüllahımden geriye kalan
Kocaman bir moloz yığını artık
Molozlar dağ gibi yığılan cesetlere mezar
Belki de hiçbir zaman
Bu kadar çaresiz kalmamıştır gözleri insanlığın
Tanklarına ve helikopterlerine saklanarak
Savaşan korkaklar hayatı köklerinden söküyordu
Nasıl da unutkandı hayat
Tarihin hafızası unutkandı
Nazi kamplarının kurbanları
Şimdi celladı olmuştu Filistin`in
Hepimiz gördük
Dünya kaçındı gözlerini
Dişlerimizi vicdanlarımıza gömdük
Vicdanlarımızı gözyaşlarımız sindirdi
Ne yapsak da ne etsek de
Çeperleri çelikten de olsa kalbimizin
Bir su gibi sızar sağırlığımıza Filistin
Ne yesen, ne içsem
Ağzımda ****l tadı
Ceninde bir çocuğun
Açlığında kalıyorum
Şimdi devrilirken delikanlılar göğsünden yaralarla
Kalplerini soğuyan avuçlarındaki taşlara sakladılar
Belki de onun için Filistindeki her taş,
Sönmüş bir volkandır artık
Ve bu kesin
taşlar tankları yenecek!
bu kesin
taşlar tankları yenecek !
Aydın Öztürk
yazık bu zülmü bütün dünya izliyor... hani atıp tutan iran nerde, nerde arap dünyası ...
Unutmayın ki, siz bu satırları okurken Filistin'de yaşayan ve topraklarını terk etmemek için büyük bir mücadele veren binlerce zayıf bırakılmış insanın mücadelesi, tüm şiddeti ile devam ediyor olacak. Belki işgalci İsrail kuvvetleri Filistin kentlerini veya mülteci kamplarını bombalıyor olacaklar. Çocuklar okullarına helikopterlerin açtığı ateş altında gidiyor, bundan elli yıl önce evlerinden ve topraklarından zorla çıkarılmış olan aileler ise hala kamplarda binbir güçlük altında yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyor olacaklar. Gazze'nin, Batı Şeria'nın, Doğu Kudüs'ün herhangi bir yerinde, herhangi bir köşesinde Filistinliler, "Müslüman" oldukları için, baskı ve zulüm görüyor olacaklar
Hiçbir haklı gerekçe yüzlerce insanın ölümü için geçerli bir neden olamaz. İsrail bu saldırının hesabını vermeli ve bir an önce yaptığı saldırıları durdurmalıdır. Katil İsrail Filistin’den defol !