toplam 2 kişi bulundu. 2 adedi gösteriliyor.
~11 ahkam var.
staj başvurusu alırken neden fakülte sormak yerine not ortalaması sorduğunu anlamadığım banka.
çeko ya da işletme okusam öttürürüm de iktisat kasıyo.yoksa çoktan bitirmiştim okulu ohooooo ho
ya ben televizyon izlemiyorum hala engels'li reklamı izleyemedim.
ben televizyon izlemiyorum diyerek karizma yapmak
“ beş yüz bir milyon tane olan nedir? “
iş adamı bu sorudan kurtulamayacağını anlamıştı.
“ gökyüzünde gördüğün şu küçük nesneler.”
“ sinekler mi? “
“ hayır. parıldayan küçük nesneler.”
“ arılar mı? “
“ yoo, hayır. tembel insanları boş hayallere sürükleyen şu altın renkli küçük şeyler. ama benim boş hayallere harcayacak vaktim yok. ben önemli bir adamım. “
“ ah, anladım. yıldızlardan söz ediyorsunuz.”
“ evet yıldızlar.”
“ peki beş yüz milyon yıldızı ne yapıyorsunuz?”
“ beş yüz milyon değil! beş yüz bir milyon, altı yüz yirmi iki bin otuz bir tane.”
“ pekala. ne yapıyorsunuz onları? “
“ ne mi yapıyorum? hiçbir şey. onlara sahibim.”
“ yıldızlara mı? “
“ evet.”
“ ama karşılaştığım kral da onlara...”
“ kralların hiçbir şeyi yoktur. onlar sadece yönetirler. bu çok farklı bir şey.”
“ peki yıldızlara sahip olmak sizin ne işinize yarıyor?”
“ beni zengin yapıyor.”
“ peki zengin olunca ne oluyor?”
kendi kendine “ bu adamın verdiği cevaplar da ayyaş adamınkilere benziyor “ dedi küçük prens. ama yine de birkaç soru daha sordu.
“ insan yıldızlara nasıl sahip olabilir ki?”
“ bana aitler, çünkü bu fikir ilk benden çıktı.”
“ bunu düşünmüş olmak onlara sahip olmak için yeterli bir neden mi?”
“ elbette. kimseye ait olmayan bir elmas bulduğunda, o senindir. bir fikir ilk senden çıkarsa, gider patentini alırsın ve sana ait olur. yıldızlar da benim, çünkü benden önce onlara sahip olmayı hiç kimse düşünmedi.”
“ evet, bu mantıklı “ dedi küçük prens. “ peki onlarla ne yapıyorsunuz?”
“ onları yönetiyorum. onları sayıyorum ve tekrar sayıyorum. beni sonuç ilgilendiriyor.”
bu cevap küçük prensi tatmin etmemişti. “ eğer ipek bir atkım varsa, onu boynuma dolar ve yanımda götürürüm. bir çiçeğim varsa, onu koparır ve yanıma alırım. ama siz yıldızları koparamazsınız!”
“ evet ama onları bankaya koyabilirim.”
“ o ne demek?”
“ yani yıldızlarımın sayısını bir kağıda yazar, kağıdı bir çekmeceye kilitlerim.”
“hepsi bu mu?”
“evet, bu yeterli.”
“ne eğlenceli” diye düşündü küçük prens. “oldukça da şiirsel. ama çok gereksiz bir davranış.”
küçük prensin önem verdiği şeyler büyüklerinkinden çok farklıydı.
“sahip olduğum bir çiçek var ve ben onu her gün sularım “ dedi küçük prens. “üç tane yanardağım var, onları da her hafta temizlerim. sönmüş yanardağı hiç ihmal etmem. kim bilir, belki bir gün o da yanabilir. bu yaptıklarım, sahip olduğum şeyler için yararlıdır. ama sizin yıldızlara hiçbir yararınız yok.”
iş adamı konuşmak üzere ağzını açtı, ama söyleyecek hiçbir şey bulamadı. küçük prens de kendi yoluna devam etti.
“büyükler, “ dedi “ kesinlikle çok tuhaflar.”
öğrencilere bi kıyak geçmiş bu banka. şurda gördüm ben de:
30.000 parapuan.. vay be. şimdi sevdim işte seni finansbank!
yukardaki sayfaya bakın.
tekne satışı yapan biriymiş yani dolandırıcı eminim o satacağı teknenin sahibide kurbandır. :))
dikkatli olun.
benide çok aradılar ama kendilerini ele verdiler.mesela mesai saatleri dışında arıyorlar çoğu zaman.
not: bildiğim kadarıyla hiçbir bankanın numarasının başında alan kodu olmaz. numara 4440900 olsaydı belki bankadan aradılar diyebiliriz.
02124440900 bıktım artık.. telefon edenlerin hepsi eğitimli ve uzman. bunlara özellikle yüzsüzlük eğitimi veriyor olmalılar. 1 hafta özce istmediğimi söyledim. aradılar işim var dedim. sonra meşgule verdim. artık açmıyorum. inadına arıyorlar inadına açmıyorum. eli mi yaman bey mi yaman efendim.
offff bana da dadandılar..Hayır demek bunlar için bir anlam ifade etmiyor mu???
Bıkmadan arıyorlarr..........NAsıl kurtulcazzz....
2 günden beri finansbank tarafından en az 10 kere aranıyorum( 02124440900 ).. yok neymis kredi kartı verceklermis bana. alla alla!!! istesem kendim basvuru yaparım degilmi? ısrarla istemedigimi soyledigim halde neden ısrarla aramaya devam edıyorlar anlamadım gitti!!! bir de isin garip tarafı su: arıyorlar küfretmek icin açıyorum telefonu bu sefer de ses yok, öyle dakikalarca bekliyorlar..çıldırmamak içten değil!! kafayı kırdım artık ve netten forumlara baktım nedir bu isin aslı astarı var mı diye? evet varmış.. uzun zamandır birsürü kişiye aynısını yapıyorlarmış..millet sinirden ne yapacağını bilmez durumda!! en iyisi şikayette bulunmak!!!!!!!!!