Olympian, We Could Be Kings, Fill Her Up, Speak To Me Someone diye saymaya başlasak liste uzar da gider. Gene 1995'den bu yana şahane şarkılar yapan, ilhamı The Smiths'den alan, en The Smiths gruplardan biridir. Ama gelin görün ki The Smiths'i herkes sever, konu Gene olunca sessizlerin sayısı artar da artar. "Bu nasıl The Smiths sevgisidir be insanoğluları" diyesi gelir insanoğlunun.
John Peel dahil birçok kaşif müzik eleştirmeni tarafından desteklen, İlk single'ı ile NME ve benzeri yayımlarda "haftanın single" payesi alan, devamında gelen şarkıları ile aynı başarıları yineleyen, Britpop'un en güzel yüzlerinden biriydi. İlk çıktıklarında herkes hemfikirdi, aranan kan bulunmuştu.
Debut albüm Olympian ile iyi satış grafiği çizen, ilk ona şarkılar sokan, solist Martin Rossiter Morrissey sesi ile müziğe aşkı, aşkı da müziğe yedirir. Aşka olan bağlılıkarı Drawn To The Deep End ile taçlanır. Bu albüm her Gene takipçisinin favorisidir halen. Böylece ikinci albüm sendromu da kazasız belasız atlatılır. We Could Be Kings, Roll dergisinin verdiği cd içersinde de yer alır!
En güzel şarkıları ilk iki albümde yer alır ama sonrasındaki albümlerinde iyi işler devam eder.
Onlar hiçbir zaman büyük yerlerde çalmadılar ama küçük barların görkemli atmosferine en çok yakışan gruplardan biri oldular!