inatla bilmem kaç küsür bölüm izleyip te
tam babasını öldüren adamla maç yapacağı zaman
biten bu çizgifilmin o kayıp finali
hep buruk bir üzüntü olarak kalmıştır içimde
p.s: "genki desu ka?" japonca nasılsın demekti yanılmıosam.
yanıt olarak da
"genki yoi desu" diyebilioruz karşı taraf olarak (bkz:iyiyim)
işte basit caponca bir diyalog öğrenmiş olduk
cenki süper bi karakterdir,azimlidir nasıl da tutunmuştur hayata minicik yumruklarıyla öksüz yetim haliyle..ah ah
koca gözlü can oğlan cenki
nasıl üzülmüştüm hakikaten babasının öldüğü bölümde.pis sakallı atletli bi tipti babası öyle çok sevilicek bi manga imajı yoktu ama özünde çok iyi insandı :p
çizgi film başlarken gösterilen jenerik kısmında cenki böle yağmur altında koşardı minicik yumrukları sıkılı ne güzel bi görüntüymüş ki hala çok net hatırlayıp diğer hatırlayanları da görünce seviniyorum
Genki'nin babasının Lunaparkta ki ölüm sahnesi, gerçekten bu diziyi izleyen Türk gençliğinin hayatında travmalara yol açacak nitelikte idi. Sonra bu çocuk her gün elektirik direklerine tırmanır, geçen trenin vagonlarının içinde ki insanları görmeye çalışırdı. Ne diyelim, güzel çizgi filmdi vesselam.
Gambare Genki...
ippo diye bir anime var animanist çeviri takımı fansub lıyor onu tavsiye ederim
Geeenkiii,geenkii,jateyopapi!
refleks geliştiriyo hacı adam. hiç bilmiyosun
bilmiyorum tabi lan japon boksörmüyüm ben ne bilyim
elektrik direğinden tren camlarını sayardı yada başka bişi yapardı anlamıyodum, halende anlamıyorum
ya genkii nasıl unutmsuum :=( yagmurlar huzun acı keder zizgi film gorunumde ydi harikaydı ya
genki belkide unutamadığım tek çizgifilmdir.
fosil olsam bile yine izlerim.
internetten bölümlerini bulabilecek delikanlının 7 sülalesine yatar kalkar dua ederim.
bay mishimaydı o uyuz koçun ismi bu arada...
bide yama diye okuldan bi it vardı o da genkiyi dövüp hırslanmasını sağlamıştı. güzel çizgi filmdi be..
ilkokul beşteyken dershaneye gidip anadolu lisesine hazırlanırken hafta sonları saat 08.00 -08.40 arası Kanal6 da yayınlanan ve benım anadolu lısesıne kazanamama sebeb çizgi filmdir.Genki boksördü ufacıktı ama gösterdiği yol büyüktü.Hatta direğe tırmanıp gözlerini keskinleştirmek için içerdeki yolcuları teker teker görmeye çalışması takdire şayandır.80 yaşımda olsamda kıyamet kopuyo olsada tv karşısına geçip izleyeceğim tek çizgi filmdir.İlerde büyük insan olacak çocukların küçükken idol olan bir kahramandır işte.
Senaryosunu muhtemelen Japonların Kemalettin Tuğcu'sunun yazdığı, bilumum Küçük Emrah filmlerine ilham kaynağı olduğunu düşündüğüm depreş anime...
Bir ara kanal 6'da izlemiştim;
Genki uzun bir aradan sonra gıcık gittiğim antrenörünün yanına döner. Konuşurlarken Ne kadar hız kazandığını göstermek için Genki sineğin birine yumruk atarak öldürür. Tabi koçumuz görücez diyerek ringte Genki'ye temiz bi dayak atar. Sonra da sinekleri dövmek kolay tabi gibilerinden laflar söyler dayaktan prıl pırıl olmuş Genki'ye.
Ne gıcık bir koçtu o yahu!
avrupada forza sugar (italyada) olarak geçiyor, ve sadece internette italyanca versiyonu var maalesef.
bu genki nin babasının lunaparkta öldüğü sahne benim cocukluğumun sancısıdır.keşke olmasaydı sonumuz böyle genkii...
bu arada adukett ne be.git onu street fighter'a yaz,genki felsefik bişeydi cahil.
aduukeet =D
bu boksor cocugun babasıda boksordu ve ringde olmushtu ... hasta hasta dovusmustu... sonra bunun dedesi aldı .. o genkinin boksor olmasını istemiyodu ... okuyp adam olmasını istiyodu ama olmadı... cok absarıolı bi boksor oldu
star'daydı sanırım küçük boksör çocuk, izledikten sonra ewde havaya fırlatılan yumruk etkisi yaratıodu insanda.