go go go johny go..johny be good
olaylara bakışın birden fazla yönü olduğunu insana hatırlatan oyun...
Oynarken olaylara bakış şeklinizin ortaya çıktığı, ve bu duruma ağzınız açık seyirci kaldığınız oyundur. Akabinde ders çıkarırsınız. Aslında "go" ya oyun demektense hayatın basitleştirilmiş similasyonu demek daha doğru olur.
bu arada "go" aynı zamanda bir film... yönetmeni de doug liman, kendi janrındaki tarantinesk filmlerin en ünlülerinden ve en başarılılarından biri, başrolünde de claire danes var... yapım yılı : 1998
satrançta bile 10^200 küsür olasılık varken go da sayı 10^800 lere varıyomuş.tabi tahta 8*8 değil 19*19. bilgisayarın öğrenmesi en zor kısmı "çevreleme" mantığının hesplaması zor olduğudur. eski tahta oyunu olduğu söylenir(4000 yıl)bütün taşlar aynı değerdedir. japonya'da çok önemlidir. hatta eskiden insanlarla go oynayarak karakterini anlarlarmış. çoğu kişi oyunu şibumi adlı kitaptan duyar, oynaması zevklidir ve öğrenmesi 5 dakika, ustalaşması bir ömür alır.
spruce adlı bir firma tarafından J2ME destekli telefonlara da yüklenebilmiştir. symbian üzerinden oynayacaksanız life&death daha kalitedir.
" Size öğrettiklerine şaşırırsınız" cümlesi ile özetlenebilecek bir oyun. Hayatın ta kendisi.
Trevanian'ın Şibumi kitabını okuduktan sonra oyunu öğrenmek isteği bir kez daha artmaktadır.
"yalın ama gerçekten uzak değil", kuvvetli bir yaşam soyutlaması
Go ile ilgili bilgiler de veren güzel bir öykü.
ben daha çok yaratıcı düşünmenin go'da olasılıklardan daha önemli olması sebebiyle bilgisayar başarısız diye biliyorum..
yani olay olasılık olduktan sonra istersen sonsuz olsun, sen 2 tanesini düşünene kadar bilgisayar çoktan sonsuza varır orası sorun değil.
ama go'yu algoritmalaştırmak zor, çünkü insan gibi düşünmesi lazım gibi geliyor.
ben de yenilmedim bir bilgisayar yazılımına. olasılıkların sonsuzdan az olduğunu bile iddia edemediğin bir uygulamada bilgisayarın işi zorlaşır. beyin simülasyonu gibi bir şeyler olabilir ama sıradan ya da dahice algoritmalar işe yaramaz (gibi görünüyor). tamam bir go ustasıyım bu da bir sebep olabilir ama aslen konu sezgisel yaklaşımda gizli. satranç masasının başında, biz olas.. diyene kadar milyar tane olasılığı hesaplayan makinelerle başedemeyebiliriz ama ikinci hamlede 129.960 hamle olasılığı olan bir oyunda bilgisayarlara arabirimlikten ötesi yakışmaz.
düzenleme: wiki
bu japon, çin takımları hep bana ters gelmiştir. bu oyunu da çözemedim. tabi kapasite meselesi.
bu arada satrançta bilgisayar programları 1 insanoğlunun en muhteşem satranç oyuncularından birini 1 yenilgiye uğratabilir, fakat dünyanın en iyi bilgisayarı bile orta karar bir go oyuncusunu yenemez derler.
tabi orta karar olmak da kolay değildir öyle.
bundan 5000 sene evvel çin imparatorunun oğlunun zihin özürlülüğünü tedavi etmek üzere geliştirdiği oyun. öğrenmesi pek kolaydır ama oynaması zordur, dünya üzerinde de 2 tane aynı şekilde go oyununun oynanmadığı iddia edilmektedir.