Terra Incognita/Love
Last night, alone, I met the moon
I saw its halo and the love around
"Now take the path, don't ever lose your time
Just watch the light you have inside"
I watched inside and my eyes burned
The moon was right
Roots so deep, head so high
I want to be in and watch it out
I know the reasons why I failed
The stars illuminate my being
Behold thy servant, you the force around
That makes the planets be
Fransa'nin metal dünyasinda fazla etkili olmadigi bilinen bir gerçek. Ülkenin makus talihi böyleymis dedirten bir durum. Ama bu makus talihin degisme umudu, Gojira isimli, Teknik Thrash/Death etiketini tasiyan bir Fransiz grupla yeserdi gibi. 'Erken umutlanmadik mi?' sorusuna 'evet' cevabini verebiliriz ama, görünen gidisatin üstüne koyulmaya devam edilirse parlak bir gelecek var.
1996 yilinda kurulan, ilk iki albümleri "Terra Incognita" ve "The Link" (The Link ikinci basimiyla dünyaya yavastan açilmaya baslasa da) ile Fransa sinirlari içinde kalabilen, ama 2005 biterken yayinladiklari son albümleri "From Mars To Sirius" ile zeka pariltilari saçip, sorumluluk sahibi insanlar statüsünde yer alan, profesyonel adimlar atmaya baslayan Gojira, son saheserin etkisiyle Fransa duvarlarini yikip dünyaya açilmaya basladi. Ilk ismi Godzilla olan grup, telif haklari nedeniyle ismini 2000 yilinda yine ayni anlama gelip, Japonca kelime olan Gojira'ya çevirdi.
Yasam, dünya, çevre, ekolojik sistem üzerine söylevleri olan ilgili Fransiz çocuklari, 90'li yillarda çikmis en iyi ve orjinal gruplardan biri olma yolunda saglam adimlar atiyor. Imaj oyunlarini, mosh isaretini ve Metal motiflerini arka planda birakip, içlerinden gelen müzigi yapiyorlar. Bir seyleri degistirmenin, laf edebiyati yapmanin ya da dünyayi kurtarmanin derdine düsmediler. Sadece sorumluluk sahibiler; dünyayi, bozulan ekolojik sistemi, her geçen gün dünyamizi öldürdügümüzü, artik dogalliklarin yok oldugunu belirtiyorlar. Söz konusu dogallik; sadece doga ana ya da dogal yasam degil, ayni zamanda içten davranislara karsilik gelmekte, samimiyetsizlikten uzak ruh halini de simgelemektedir.
Gojira müzigindeki degisimler, Thrash etkili güçlü groove riffler, atmosfer içeren drone tonlar, güçlü brutal vokal ve Death Metal temeli; her geçen gün bozulan, kanayan ve karanliga gömülen bir dünyanin tasvirinde yardimci olur. Müzikal etiketin aksine, ortaya konulan semboller, durus, sözlerle aktarim ve konsept yapi, tam tersini söyler. Siraladigimiz etmenler, grubun müzikal gaddarligini nötrlestiriyor. Grup elemanlarinin içinde yasayan duygu oldukça insancil. Bazen insancil duygulari aktarabilmek, gaddar melodileri gerektirebilir.
"The Link" albümü kapagindaki "agaç" motifi, yalnizca 'doga' anlamina gelmemekte, hayatimiz ve dünyamizdaki 'dogru – yanlislar' arasindaki baglantiya, zincirleme düzene de isaret eder. Zincirin bir parçasinin kopmasi, bütünün (ya da dünyanin, yasamin) zarara ugramasi mahiyetindedir. Ekolojik ve sosyolojik yapi içerisindeki yaralanma ve kopuslar, zincirin tüm halkalarini etkiler. Çünkü zinciri olusturan tüm halkalar birbiriyle iliski içerisindedir, birbirine muhtaçtir. Bir parçanin eksik kalmasi sonun baslangicini olusturur.
"From Mars To Sirius" albümü kapagindaki "uçan balina", anlattiklarina bir araçtir. Neler anlatildigi, ne gibi yolculuklara çikildigi, Mars'tan Sirius'a dogru 'uçan balina' ile oldugu gibi resmedilmekte, ifade edilmektedir.
Tüm bu yapiyi bir araya getirince ince zeka dokunuslarini görebilmek mümkündür. Müzikal tarz ile sözleri birbiriyle uyumlastiran ince bir ayar söz konusu. Zaten albümler bazinda müzikal yapinin gelisimine bakildiginda, daha karmasik ama çok fazla yetenekli olmayan bestelerden (Terra Incognita ve The Link), biraz daha açik ama yerli yerine oturtulmus, usta isi besteler karsimiza çikmaya baslar (From Mars to Sirius). Yolculuk baslamistir bir kere. Bu yapinin yaninda, hassas bir denge durumu dikkati çeker. Özellikle ilk iki albümdeki denge duyusu karmasiktir, degisimlere tabidir. Bahsedilen kavramlar ve yansitilan sözler, dünya dengesi üzerine kuruldugu için, her geçen gün sarsilan dünya, ekolojik sistem ve sosyolojik yapiyi, dengesi sürekli bozulan bir müzikal yapi betimleyebilirdi. Ama son albümle beraber denge yapisi yavas yavas oturmaya baslar, müzikte devamlilik söz sahibi olur.