goth demek put demek, ab bakti ki inatci bir turkiye var, hah dedi tamam gonderelim bizim misyonerleri orada teskilat yapsinlar, goth adi altinda bu evangelistler isi ticarete dokup oradan gelen kaynaklari yine kazanimlara cevirmektedirler, butun bu neslin tuketimlerine bakiniz ayni ellerden cikma urunler oldugunu goreceksiniz, netekim bu bir sektor ve netekim turkiye'deki misyoner faaliyetleri icin istihbarat calismalari gostermektedir ki bu toplam sayilar sanilandan fazladir. sahsimca pazar gunu puta tapmakla, bu putcularin tribine girmek aynidir, yine sahsimca ayip olan islam halifeligini yuzyillarca tasiyan bir devlet topraginda dogmus ve her tarafiyla ayri gurur duyabilecegimiz turkiye cumhuriyetinde her gun yukselen ayrimci seslerden birisi olan bu sonradan simartilma, puta taptirilmaya calisilanlardir.
lostprophets'ın bu isimde bi parçası bulunmakta..
satanist rahip ve rahibeler....
kedi yiyomuş onlar... annem konuşma sakın onlarla dedi
Günümüz gotiklik anlayışı: siyah makyaj, siyah giyim... Bi kaç tane gothic rock parçası...
Bu işin felsefesini bilen kişi sayısı az...
Bilen de zaten ortada "gotiğim gotiğim heyo yaşasın" diye gezmiyor. :D
bu kızlar bazen çok çekici görünüyor bazen de miğde bulandırıcı ortası yok yani. Siyah-Beyaz gibi
gözümü siyaha boyadım, gothic oldum !!!
ama ne yazık ki bi katedralde yaşayan hayalet değilim, onun yerine annemle salı pazarına gidip, evde dizleri ensemiş eşofman giyip, yaprak dökümü izliyorum
bu ne ızdırap!
fucker fukara birde tikilere laf atmıyorlar mı onlar size laf atıyor mu? burda çekememezlik görüyorum ben.
o kadar gothicsin ki, hatta gopgpthic bir kişiliksin
bizim jenerasyonun en sevdiğim özelliklerinden biri de çok sıkça raslanan punk punk gothic kavgalari idi.
bu kavgalar punk ablalarla gothic ablalar arasinda çıkar ve sokağın ortasinda sulukuleyi aratmayacak sahnelere neden olurdu...işin kötü tarafi kavga esnasında punkda çalsak gothic de çalsak kimse kavgayı kesip göbek atmaya başlamazdı hahaha
anarşist kökenli punk ablalar punk'ın felsefesi vandallık ve barbarlıkla karıştırıp, gothic ablalar da ulan zaten ölmüşüz iki günlük hayat dur sen ben şu diken saçlı yellozu bi paralıyımda öleceksem gothic'e bi faydam dokunsun hissiyatı güderek mi giriyorlardı birbirlerine yoksa hep mi muayyen günlerine denk geliyordu sokakta karşılaşmaları bilemiyorum ama bizim açımızdan izlemesi pek keyifli oluyordu...
kavga çıkacağını anladığımız anda biz bakkaldan 2 bira biraz popcorn çakar başlayacak olan filmi izlemeye koyulurduk...hayır ablalardan herhangi birinin sevgilisi de yoksa o esnada ortalıkta bunlar cırlayıp ağlayıp yorulana kadar kimse ayırmazdı da :) kavganın sonu en keyifli yeri idi...
özenle saçlarını kipri gibi yapmış punk ablanın tüm saçları yüzüne düşmüş üstü başı daha da bi yırtılmış, gothic ablanın göz makyajı kavganın rehaveti ile öyle bir akmış ki beattle juice a dönmüş bir vaziyette yollarına devam ederlerdi...
bize de aman biri diğerini biraz daha yırtar aradan bişe görürmüyüz kim kimi yolar acaba diyip izlemek kalırdı :) bide isim takarlardı birbirlerine gothic o..pu punk f..şe diye :)
ne gunlerdi yaaa...haa bi de metalci asitci kavgası vardı o seneler ama o başka etiketin ahkamı ;) hadi iyi eğlenceler rocker gençlik :)
o dönemdeki mottomuzda da söylediğim gibi söylediğim gibi i am a turbo rocker i fuck şakır şakır
gothic se kaçç..
hepsi birbirinin özentisi..
ne yaptıklarını bile bilmiolar,gotik likle alakaları yok sadece özenme...geçici bi süreç olduğunu düşünüorum..özellikle de şu lise bebeleri..ah yazık be yafrumm
dinlediği tek şarkıcı serdar ortaç olup,greenday kliplerinin etkisinde kalarak suratlarını panda gibi boyayan çakma gotik kızlara deli oluyorum!
orient in aydınlatıcı bilgileri ışığında emin oldumki ben götik deilmişim :p özenti götik olcağıma arabeskçi olurum daha iyi :) şu şucudur, bu bucudur gibi sınıflandırmalardan oldum olası nefret etmişimdir.insanız biz yaa.
gothic knights - at dawn you die
fighting and killing is all that i know
monsters and men dying in rows
all i can see is dark prophecy
maddening darkness fills my destiny
black broken bodies all burned to the core
satan´s rule passing dark magic galore
the clock ticks slowly time passes by
swords fall swiftly ending your life
as you burn in flames
death calls out your name
into hell you ride
at dawn you die
tortured to death beyond recognition
mercy to the weak has no definition
lost in the shadows, hours before the sun
the end is near your soul is on the run
high priest of hell screaming with fury
lord of the underworld calls out your name
chariot driven nightmares ride side by side
taking your life is just a game
as you burn in flames
death calls out your name
into hell you ride
at dawn you die
die my enemies as i raise my sword of steel
your blood fills my hands
as it drips onto the land
lord of the world i have arrived
fear creeps up your spine
by my sword you will die
as you burn in flames
death calls out your name
into hell you ride
at dawn you die
Gothic deyince akla bir değil birden fazla kavram geliyor, şimdi gothic iskandinavdır, hayır hayır amerikandır, siyah saçla gothic olunur, gothic olmak için şatoda oturmak lazım falan gibi çıkarımlar biraz havada kalıyor.Gothic, sanatsal-kültürel açıdan bakacak olursak ortaçağda romanesk dönemi takiben ortaya çıkmış bir akımdır, alası da fransa’dadır, iskandinavya’da değil, kaldı ki goth denen kelime iskandinavyada yaşamakta olan o zamanlar ağırlıklı olarak danimarka kökenli nüfusu kapsamaz, tarihten vizigotları ve ostrogotları hatırlayalım. (roma imparatorluğunun yıkılmasına sebep oldular hani kavimler göçü falan..) Gothic kelimesi barbar sanatı tanımlaması yapmak için kullanılmıştır. En büyük özelliği de kendini mimaride göstermesi ve sürekli katedral yapılmış olmasıdır. Notre dame, Chartres St. Denis Arles ve diğerleri hem hepsi Fransa’dadır hem de hepsi meryem’e adanmıştır,pagan döneme, mistisizme göndermeleri olan, bir yandan ortaçağ baskısı yaşanırken bir yandan okültizmin alıp başını yürüdüğü dönemler bunlar.Gothic tarz bir çok sanat alanında kendini göstermiş bir tarzdır..Bunları özetlersek:
Gothic mimari 12-16. yüzyıllar arasında avrupada kullanılan, sivri kemerler, kaburgalı kubbeler ve ayrıntılı süslemeleri ile hemen tanınan mimari akıma ve bu tarz mimariye benzeyen diğer mimari akımlara verilen isimdir.
Gothic resim deyince de bol bol yaldız kullanımı, ciddi suratlı meryem ve isa figürleri, dini hikayeleri bakanın gözüne soka soka anlatma anlayışıdır.
Gothic edebiyat özellikle 18. yy sonunda popüler olan, karanlık, grotesk ve doğaüstü olayları işleyen edebi türe zaman zaman verilen isimdir. En belli başlı örnekler Frankenstein, Dracula, Dr Jeykll Mr Hyde..
Gothic moda ise genelde her nedense özellikle teenage kızların, özellikle de ”The Crow” filmlerinden sonra daha da benimsediği bir moda. Ayrıca belitmeden geçemicem The Crow da gothic giyim akimini baslatmis olan bir film degil , o akimdan etkilenmis olan bir filmdir.Tercihen deri, siyah giysiler giyilir ve ceset gibi, vampir gibi bembeyaz makyaj yapılır. saçlar uzun, çeşitli renklerde, tırnaklar da bir o kadar uzun ve renk renktir. kollarda boyunda boş yer kalmayana kadar takılar istenirse takılabilir, vaciptir. her gothic genç kızın gönlünde pumpkin king jack gibi bir sevgili sahibi olma hayalleri vardır. gothic komünity üyelerinin milli bayramı helloween, milli içecekleri red wine, başkentleri gotham city’dir…))
Benim en çok ilgilendiğim yanı Gothic müzik..Gothic müzik( Goth Metal de denir) heavy metal ve punk arasında bir tarzdır. Olur mu hiç, değildir: “Gothic” muzik heavy metal olmakla beraber punk ile iliskisi oldukca zayiftir. Daha cok orta cag ve barok doneme ait klasik muzigin heavy metal’le ic ice gectigi estetik yonden kuvvetli bir tarza sahip olup bu yonden punkin tam tersi bir duruş sergiler.
Doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiş gibidir. 1990’ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar.
Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal. Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleşmiştir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic şarkısı olarak Paradise Lost’un “Gothic” albümündeki aynı isimli “Gothic” gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost’un kendisine bile ilham kaynağı olmuştur. Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar.
Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian İlahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. “İskandinav Goth Metal” olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti.
1990’ların sonlarına doğru gelirken ortaya daha yumuşak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziğe elektronik sesler veya klasik rock müziğini ekleyerek daha geniş kitlelere yayılma amacı güttüler. Genel olarak Gothic metal’in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmişti; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boşluk ve ölüm. Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa’da özellikle de Norveç’te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.
Pek cok abuk doom grubu da ne yazik ki gothic olarak nitelenmektedir (basta Cradle of Filth olmak uzere). oysa ki berbat brutal vokalleri ve anlamsiz klipleri ile gothic muzikle en ufak bir alakalari yoktur.
''genellikle'' mensuplarının ''borderline sendromu'' belirtileriyle paralel doğrultuda giden davranış biçimleri sergilediği alt kültür
goth kavimleri kuzey avrupada barbarlıkları ve merhametsizlikleri ile tanınırlar. yakıp yıkmak anlamına gelen vandallık sıfatıda buradan türemektedir. güce ve kudrete olan isteklerinden dolayı bunu mimarilerine de yansıtırlar. yapıları ihtişamlı ve köşeleri yukarı doğru uzanan sivri şekillerde yapılmıştır. bu tanrıya ulaşma isteği olarak yorumlanacaktır. batı ülkelerinde kültürler antik yunan ya da roma nın temellerinin üzerinde şekillendiği için bu çeşit bir sanat onlara garip ve tuhaf gelecektir.
12. yüzyılda artık yavaş yavaş bir sanat akımı olarak anılmaya başlanmıştır. rönesanasa kadar gelişmeye devam eder. sadece mimaride değil, resim ve edebiyatta da örnekleri doğmaya başlar.
edebiyatta dualizmi anlatır, dinsel temalarda gözükür, kimi yerlerde sadizm ile beslenir. sadece bu yaşamı değil, ölümü ve sonrasındaki hayatı da sorgular.
genel olarak bu alt kültürün benliğine uygun yaşayan insana gotik deniyor olsa gerek. genelin yaptığı yorum aynı tarihteki antik yunan yada roma kültürünün etrafında gelişenleri "normal" olarak kabul eden "uygar?!?" insanların anormal ya da bir çeşit kimlik bozukluğu olarak açıklanmasıdır. gerçi gotikim diyenler içinde bu tarz bir yaşam tarzını gerçekten sindirip inanarak yaşan kaç kişi vardır o da başka bir tartışma konusudur.
bana pek hitap etmiyor. gerçekten inananlara saygılar.