Gotik 12. yüzyılın ikinci yarısında Latin sanatına tepki olarak ortaya çıkmış bir sanat akımı. Mimariden heykelciliğe edebiyattan müziğe kadar pek çok alana tesir eden bu akımın etkisi Avrupa’nın kuzeyinde 16. yüzyıla kadar sürmüş. Karanlık korku ve kasvet ana unsurlar bu akımda. Daha çok katedral kilise gibi dini yapılarda kendini göstermiş bu tarz. Gotik tarzının mimarideki en önemli özelliklerinden biri sivri hatlar. Binalarda sivri ve birbirini kesen kemerler dilimli kubbeler oka benzer kuleler kullanılmış. Karanlık kasvetli ve hüzünlü bir atmosfere sahiptir bu eserler. Kökeni kiliseye dayanan gotik müziğini günümüzde daha çok Kuzey Avrupalı metal müzik grupları temsil ediyor. Karanlık sahnelerde simsiyah elbiselerle seslendirilen şarkılarda hep depresyon bunalım saplantı ve korku hakim. Gotik akımın korku ve fantastik edebiyatın üzerinde de büyük etkisi var.
taş'ın üstüne gargoyle kondurulmış hali.
NemeSsis , kıçı kırık bi apandistin patlasa öldürdün
Orta çağda yaşamak süper bişe olsa gerek...
barok gelene kadar en iyisi oydu.
kufur gibi duyulmuyormu. ?
italya muhteşem bi yer her fırsatını bulan imkanı olan insanın gidip görmesi gereken bi ülke.
Neo Gotik bi ön cephe eklenmiş sonradan ama içeriside dışarısıda inanılmaz
Piazza Duomo muhteşem bi yapı en alt katı mağara gibi bi çok kiliseyi gezdik ancak en cok orası etkilemişti beni (bide kırmızı mumlar vardı cok güzel çalmıştım onlardan tanrının evinde hırsızlık çok bi utandım)
stünların sanatı
Gotik üslubun Erken Gotik, Işınsal Gotik ve alevli gotik gibi dönemleri vardır. ...
iç mekânlarda yeterli genişliği sağlayan sivri ve yüksek kemerler kullanarak, romanesk yapıların uygunsuz koşullarından kurtulma çaresini bulmuşlardı. üstelik kemerli payandalar kullanarak yan ağırlıkları desteklemesini de biliyorlardı. bu sayede, duvarların üzerindeki büyük yük azaltılmış oluyordu. açılan büyük pencereler ve kullanılan renkli camlar iç mekânların tatsız karanlığını ve hüznünü yok ediyordu. zamanla, yapıyı oluşturan çeşitli öğeler; kemerler, payandalar, sütunlar ve duvarlar, tıpkı bir makinenin gerekli parçaları gibi, bütün halinde uyumlu bir sistem biçimine dönüştü. yapının çeşitli öğelerini uyumlu bir biçimde örgütleyen bu bütüncül sistem gotik stilin özünü ve romanesk stilden ayrılmasını sağlayan ana niteliğini oluşturdu. kemerler, payandalar, sütunlar gibi teknik özellikler stili belirlemede ikinci plana düştü.
milano'daki duomo cathedrali bu işin kilise bazlı zirve noktasıdır.
Duomo_di_Milano
gotik mimari denildiğinde aklıma fransa ve uçan payanda geliyor.
Güzel bir mimarı şekli olmasına rağmen içinde oturması geceleri korkunç olur sanırım.
müziklerini tercih edrim.
Kaynağı selçuklular ve sonrasındaki haçlı seferleridir. Anadolu daki cami medrese ve benzeri ince uzun göğe yukselen mimari eserleri gören avrupalılar geri döndüklerinde benzerlerini inşaa etmeye koyuldu.
Fakat hristiyanlık mimarisi ve o yüzyıla dair karanlık melankolinin sentezinden gothıc mimari doğdu..
fransa paris-Norte Dame Cathedral,Reims Cathedral,İngiltere-Wells Cathedral,
Almanya-dom zu köln,ulmer munster güzel örneklerindendir.
mükemmel ve büyüleyici bir ortaçağ mimarisi
nerede o eski günler...
yüzüklerin efendisinde ısengarddaki kula iyi bi örnek..
doğduğu ülke olarak ingiltere ve fransa arasında bir tartışma halen sürmekte ama fransada daha fazla örnek olduğundan fransa kabul edilir.
iskelet sistemin kullanılması daha büyük pencere açıklıklarına olanak vermiş, uçan payandalar, ayrıntılı cepheler ve vitaylı pencereler ayırt edici özellikleridir.fransadaki notre dame kilisesi ve ingiltere parlemento binası iyi örneklerindendir.
fransa
metalci mimarlar bunu yapar.