Soul''Slash''Hudson
Saul Hudson, yani bizim bildiğimiz adıyla Slash, 23 Temmuz 1965'te Hampstead (Londra), İngiltere'de doğdu. Stoke-On-Trent'te (Staffordshire) yetişen Slash, Amerikalı siyahi bir anneyle İngiliz beyaz bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Annesi David Bowie'nin unutulmaz kıyafetlerini de tasarlamış, ünlü bir modacı, babası ise unutulmaz bazı albümlere de imzasını atmış bir sanat direktörüdür ve müşterileri arasında Neil Young ve Joni Mitchell da yer alır.
Slash, 11 yaşında annesi ile birlikte Los Angeles'a taşındı. Ancak babası, İngiltere'den ayrılmak istemiyordu. Slash yıllarca Amerika'da bir göçmen olarak yaşadı. Birkaç yıl sonra, Hudson ailesi, L.A. da, yeniden bir araya geldi. Ancak sonraları Slash, Güney Kaliforniya'ya pek de kolay olmayan bir geçiş yaptı.(Orası çok muhafazakar bir bölgeydi.) Slash, uzun saçları, kot pantolonu ve hatta t-shirtleriyle, diğer çocuklarla kıyaslandığında çok "farklı" kalıyordu. Slash'in etrafı daha o yaşta, anne ve babasının ünlü arkadaşlarıyla doluydu : Joni Mitchell, David Geffen, David Bowie, Ron Wood ve Iggy Pop bunlardan sadece bazıları. (Bu çevre, ilerde Slash'in "ünlü yaşamı"nı kabullenmesini, alışabilmesini kolaylaştıracak.)
1970 yılının ortalarında, Slash'in anne ve babası ayrıldılar. Slash de büyükannesinin yanına taşındı. Slash'in BMX merakı tam bu dönemde ortaya çıktı. Bir grup arkadaşıyla birlikte büyük bir tutkuyla bu yeni hobisine giderek daha da alıştı ve kendini geliştirerek profesyonel bir BMX ustası oldu. Bu yeteneği ona birçok ödül ve para da kazandırdı aynı zamanda.
Slash'e 15 yaşındayken büyükannesi ona ilk gitarını alır. Tek teli olsa da Slash hala çalabiliyordu ve giderek kendini geliştirdi. İlk gitar çalmaya başladığı zamanlardaki idolleri Led Zeppelin, Eric Clapton, The Rolling Stones, Aerosmith, Jimi Hendrix, Jeff Beck ve Neil Young'dı. Sonraları Aerosmith'le çaldığı zamanların kendisi için çok şey ifade ettiğini söyler Slash. Aynı zamanda Eric Clapton, Lenny Kravitz, Paul Rogers, Iggy Pop, Michael Jackson, Brian May ve daha bir çok isimle de aynı sahneyi paylaştı.
Bir süre sonra, tahmin edebileceğiniz gibi Slash, bisikletini bir yana bırakır ve kendini gitar çalmaya adar. Günde en az 12 saat gitar çalışan Slash'in, doğal olarak okuldaki performansı da düştü. Bazı günler sırf gitar çalmak için okuldan kaçtığı bile oldu. Diğer tüm arkadaşları, Slash'i gerçekten çok karizmatik buluyorlardı. 11. sınıfta Slash, okulla olan tüm bağlarını kopardı ve gruplarda çalmaya başladı.
Slash önce Steven Adler'la tanıştı. Onunla "Road Crew" isimli bir grup kurdular. Bu grup için iyi bir solist ararken Izzy Stradlin ile tanıştı. Izzy de ona arkadaşı olan Axl Rose'un ses kaydını dinletti. Slash, Axl'ı Izzy'den çalmaya çalıştı ama Izzy ve Axl çok iyi iki dost oldukları için birbirlerini bırakmadılar. Sonra Slash, gruba basçı ararken Duff McKagan'ı buldu. Sonunda bu 5li bir grup kurdular ve adı da tabi ki : GUNS N' ROSES'dı.
Illusion turlarından sonra, Slash, Amerikan vatandaşlığına geçti. Bu sırada Guns N' Roses dışında başka projeleri de vardı Slash'in : Matt Sorum, Gilby Clarke, Mike Inez, Eric Dover ile birlikte, Slash's Snakepit isimli bir grup kuran Slash, "It's Five O' Clock Somewhere" isimli bir de albüm çıkardı. Bu albümden sonra bir turneye çıkan Slash's Snakepit, Slash'in isteğiyle hep küçük barlarda sahne aldı(Slash seyirciyle iç içe olmak istiyordu.) "It's Five O' Clock Somewhere" oldukça iyi bir başarı elde etti ve bu başarıdan sonra Slash, Snakepit'in bir gün yeniden canlanacağını söyleyerek grubu "dağıttı".
1996 yazında Slash, Budapeşte'deki bir blues konserine çağrılmıştı. Bir grup müzisyen arkadaşıyla Slash's Blues Ball isimli bir grup kurdu Slash. Ancak maalesef bu grubun hiç stüdyo kaydı bulunmuyor.
Bu sırada, Slash ve Axl Rose, Guns N' Roses ile ilgili bir fikir ayrılığı yaşıyorlardı. Slash, kendi rock tarzlarını korumak isterken, Axl daha çok tekno/endüstriyel bir müzik yapmak istiyordu. Bu tartışma büyüdükçe büyüdü ve sonunda 1996 ekiminde Slash, GN'R dan ayrıldı. Axl Rose, dava açarak grubun isim hakkını aldı.
Boş durmayı sevmeyen Slash, bu sıralarda, Slash's Blues Ball ile blues coverları yapmaya başladı. Kaliforniya'da birçok klüpte sahne aldı bu grup.
Slash GN'R den ayrıldığında, hayranları büyük bir merak içindeydi. Medyada "Acaba bir barışma olur mu, Slash geri döner mi?" diye yazılar yazılıyordu her gün. Ama bu barışma olmadı hiçbir zaman. Slash, eğer Axl, "rock" yapmaya karar verirse gruba geri dönebileceğini açıklasa da, bu maalesef gerçekleşmedi.
Bu arada Slash, sözünü tuttu ve Snakepit'i yeniden kurdu. Grubuna katılmak isteyen 300 kişi arasından yaptığı elemeler sonucunda, davulda Matt Laug, ritim gitarda Ryan Roxie (kayıtta yerine Keri Kelli yer aldı.) Bas gitara, Blues Ball dan da tanıdığı Johnny Griparic'i alan Slash, vokale de Rod Jackson'ı alarak, yeni Snakepit i oluşturdu.
Yeni Snakepit albümü, 10 Ekim 200'de "Ain't Life Grand" ismiyle piyasada yerini aldı. Bu kadro, ilk olarak AC/DC'nin ön grubu olarak Kuzey Amerika turnesine çıktı. Bu turneden sonra, Uzak Doğu ve Avrupa turneleri de yapan grup, 11 Mart'ta Slash'in hastalanmasıyla turneyi yarıda bıraktı.. 2001 Mayıs ayında, son performansını sergileyen grup, biraz ara vermek istedi ancak bu ara hiç bitmedi ve grup böylece dağılmış oldu.
Daha sonra Slash, tekrar Matt ve Duff ile çalmaya başladı. 40 şarkılık bir repertuar hazırlayan gruba Izzy davet edildi ancak Izzy pek sıcak bakmayınca, Duff'ın eski grubu Loaded'dan gitarist Dave Kushner gruba dahil edildi. Geriye kalan tek iş, bir solist bulmaktı. 2003 yılının başlarında, birçok başvuru arasından eski Stone Temple Pilots solisti Scott Weiland seçildi ve grup "Velvet Revolver" ismini aldı. İlk sahne performansını 2003 yazında El Rey Theater'da (Los Angeles) gerçekleştiren VR, "The Hulk" ve "The Italian Job" isimli filmlerin soundtrack çalışmalarında yer aldılar. İlk albümleri ise 2003 sonunda piyasaya sürülmeye hazırdı ama Scott, uyuşturucu sorunu nedeniyle tarihi sürekli erteledi ve albüm 8 Haziranda piyasadaydı : Contraband.
Contraband'in ilk single'ı "Slither" oldu. Bu şarkıya bir de klip çeken VR, ikinci single olan "Fall to Pieces" a da bir klip çekmeyi ihmal etmedi. Üçüncü single ise "Dirty Little Thing" oldu. VR, 3 dalda aday olduğu Grammy Ödülleri'nde "En iyi Rock Gitar Performansı" dalında ("Slither") ödülü kucaklayan isim oldu.
Slash, bir süre uyuşturucu kullandı. Alkol ve sigara vazgeçilmez alışkanlıklarıydı. Çoğu konserinde Slash'i ağzında Marlboro'suyla görebilirsiniz. Slash, 10 Ekim 1992'de Marina Del Ray, Kaliforniya'da, aktris ve model olan Renee Suran'la evlendi.
Renee ve Slash'i Howard Stern'in "Private Parts" filminde görebilirsiniz. 1997 sonbaharında boşanan ikili, arkadaş kalmaya karar verdiler. Bu boşanmanın hemen akabinde, Slash, Las Vegas'a gitti ve orada, daha önceden de tanıdığı Perla Ferrer ile karşılaştı. Ciddi bir ilişki yaşayan ikili, beraber yaşamaya başladılar. 15 Ekim 2000'de, Perla ve Slash evlendiler. Perla'nın yüzüğü, Slash tarafından özel olarak tasarlanmıştı. 28 Ağustos 2002'de ikilinin ilk çocuğu London Hudson dünyaya geldi. 22 Nisan 2004 ise ikinci çocukları Cash Anthony Hudson dünyaya geldi.
Bu doğumlardan sonra Slash'in hayatı değişti. Rock gitaristliğinden babalığa ani bir geçiş yaptı. Ama bir şey, Slash'in içinde hep oldu ve olacak : içindeki müzik aşkı…
Birkaç küçük oyunculuk denemesinden sonra Slash, aktörlüğün ona göre olmadığını söylemiştir.
Saul Hudson'a Slash ismini veren, bir aile dostudur. Slash lakabının, oradan oraya koşan, hiç yerinde durmayan Saul için ideal olduğunu söyleyip ona böyle seslenmeye başlamıştır.
W.Axl Rose
Çocukluk Yılları
Axl Rose, oldukça tutucu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Pazar günleri kilise korosunda şarkı söylerdi. Axl sıkı bir disiplin almıştı ancak gençlik ve ergenlik dönemi etkisiyle bu disiplini yıkmak istiyordu. Bu durum onu kötü etkiledi dolayısıyla.Üstelik, geçirdiği zor çocukluk dönemindeki olumsuzluklar, yetişkinlik dönemine de yansıdı. Henüz çok küçük bir çocukken biyolojik babası olan William Rose tarafından tecavüze uğradı. Daha sonra Axl 2 yaşındayken babası evi bir daha dönmemek üzere terk etti. Axl, üvey babası Stephen Bailey tarafından da fiziksel şiddete maruz kaldı.
Axl, 17 yaşına kadar Stephen Bailey'i öz babası sandı. Bu zamana kadar da adı William Bailey idi zaten. 17 yaşına geldiğinde, gerçek babasının kim olduğunu öğrenince, adını William Rose olarak değiştirdi. Ancak, öz babasıyla aynı adı taşımak istemediğinden, kendine "W. Rose" olarak hitap edilmesini istedi.
Indiana'da Bir Genç
Rose, ergenlikte müzikle oldukça ilgiliydi. Kilisede koroda şarkı söyler, aynı zamanda da piyano çalışırdı. O dönemlerde, A.X.L adında bir grup kurdu. Rose, Axl ismini öyle benimsemişti ki, sonunda onu kendi isimi olarak belledi ve adını Axl olarak değiştirdi.
Genç yaşına rağmen Axl Rose, polisle başını birçok kez belaya sokmuş 20'den fazla kez tutuklanmıştı. İlerleyen yıllarda, Lafayette'teki yetkililer, Axl'ı sürekli suç işlediği gerekçesiyle cezaevine koymak istediler. Axl da avukatının tavsiyesine uyarak Indiana'dan ayrıldı ve Los Angeles'a yerleşmeye karar verdi. 1980 yılının başlarında, eski grubundan ve çocukluk yıllarından çok yakın arkadaşı olan Izzy Stradlin ile yeniden birleştiğinde rock müzik kariyerini başlatmış olacaktı Axl.
Los Angeles: Guns N' Roses'ın Yükselişi
80'li yıllarda müzik piyasasını eline geçirmiş olan 2 müzik türü vardı : punk ve metal. Axl ise bu iki tarzı birleştirerek yeni bir tür elde etmek istiyordu. Hollywood Rose, L.A. Guns, Rapidfire, A.X.L., Rose gibi birçok grupta şarkı söyledi. 1985 yazında, L.A. Guns'ın kurucularından Tracii Guns(çok yakın bir zamanda yerini Saul Hudson'a bırakacaktı) ve Rob Gardner (çok yakın bir zamanda yerini Steven Adler'a bırakacaktı) ile birlikte, bir efsaneyi başlattılar: Guns N' Roses'ı.
Grup, kurulduğunda, L.A. sokaklarında tutunabilme savaşı veriyordu adeta. Bir iddiaya göre, Axl ve Izzy, bir süreliğine para kazanabilmek için uyuşturucu bile satmışlar. Axl ise şöyle bir örnek veriyor olayla ilgili : "Tanımadığımız bir kadının evine giderdik. Grup üyelerinden biri onunla seks yaparken, diğerlerimiz kadının cüzdanını boşaltırdık."
"Hell House" adını verdikleri küçük bir ev tutmuşlardı kendilerine. Kısa sürede burayı bir seks, uyuşturucu ve rock n' roll yuvası haline getirmeyi başardılar.
1986 yılında Guns N' Roses, vokalde Axl Rose, ritim gitarda Izzy Stradlin, lead gitarda Slash, bass gitarda Duff McKagan ve davulda Steven Adler olmak üzere Geffen Records'la bir anlaşma imzaladı. Grup ilk albümü olan "Appetite For Destruction" ile 1987 yılında tam anlamıyla patladı. Mükemmel gitar riffleri Axl'ın vokaliyle birleştiğinde, başarı da çok fazla gecikmedi. Özellikle Clint Eastwood'un "The Dead Poll" filminde de yer verdiği "Welcome to the Jungle" grubun patlamasında büyük pay sahibi olmuştur. 1988 yılına geldiğimizde Guns N' Roses'ı listelerin en tepesinde görmeye iyice alışmıştık artık. Özellikle "Welcome to the Jungle", "Paradise City" ve Axl'ın sevgilisi Erin Everly için yazmış olduğu "Sweet Child O' Mine" listelerde alt sıralara inmek bilmiyordu.
Sınırda yaşamak
80'lerin ortalarında ve 90'ların başında, Axl, şarkıcı Don Everly'nin kızı olan Erin Everly ile ciddi bir ilişki içindeydi. 1990 yılında Everly ile Rose evlendiler ancak Axl, bir ay sonra boşanma davası açtı. Kısa sürede çiftin arası düzeldi ancak bu süre içinde, Everly, hamile kalmış ancak maalesef çocuğunu düşürmüştü. Bu durum Axl'da çok büyük yaralar açtı. Çocuğun düşmesinin ertesi gününde, Axl, yüksek sesle müzik dinlediği gerekçesiyle polis çağıracağını söyleyen komşusuna bir şarap şişesiyle saldırdığı için tutuklandı. 1991 Ocak ayında, çift, resmen boşanmışlardı. 1991 yılının ortalarında ise Axl, bu kez gönlünü manken Stephanie Seymour'a kaptırdı. Kaynaklara göre Axl, Stephanie için delirirmiş ve onu çok severmiş. Ayrıca, Stephanie'nin oğlu Dylan'ı hiç sahip olamadığı kendi oğlu gibi benimsemiş ve ona hep iyi bir baba olmaya çalışmış. 1993 yılında, Stephanie ve Axl yollarını ayırdıklarında Axl, çok büyük bir depresyona girdi.
Kısa sürede Guns N' Roses'ın adı yaramaz çocuklara çıkmıştı. Çünkü grup sürekli uyuşturucu haberleriyle gündemdeydi. Kararsızlık onları birçok konseri iptal etmek zorunda bırakmıştır. Bir yandan da sürekli "dağılacaklar" iddiaları sürmektedir. 1988 yılında "GN'R Lies" albümü çıktığında, yine zirveye oturdular. Ancak albümdeki "One in a Million" adlı şarkı eşcinsellere, zencilere ve göçmenlere karşı sözler içerdiğinden dolayı çok eleştirildi. Axl, bir anda "ırkçı" ve "homofobik" olarak anılmaya başlandı. Bu iddiaları yalanlayan Axl, zamanında homoseksüellerle çok kötü anılar yaşadığını ve onların yaşam tarzlarını bir türlü anlayamadığını da sözlerine ekledi.
Beklenmedik bir şekilde 1992 MTV Video Müzik Ödüllerinde, Elton John ile birlikte "November Rain" isimli şarkıyla sahne aldı. Elton John'un kendisini müzikal ve lirik açıdan çok etkilediğini söyleyen Axl, 1992 yılında Freddie Mercury Tribute Konseri'nde tekrar sahne aldı.
1991 yılında, bir dizi ertelemeden sonra, sonunda grup "Use Your Illusion I" ve "Use Your Illusion II" isimli iki albüm çıkardı. Bu albümlerde de çok hit şarkılar vardı ancak Axl'ın davranışları grubu etkiliyordu. 1991 Temmuzunda 28 ay süren Use Your Illusion Tour'un St. Louis ayağında, Axl sahneden atlayıp bir seyirciye kayıt yaptığı gerekçesiyle saldıran Axl, konserin iptal edilmesine sebep oldu. Konserin iptal edildiği duyulunca, konser alanında bir takım olaylar baş gösterdi. Daha sonra Axl, 1992 yılında bu olaylar yüzünden tutuklanacaktı. Sonraları başka bir yargıç, olaylardan Axl'ın sorumlu olmadığına karar verip Axl'ı kurtardı. Bir başka olay ise 8 Ağustos 1992 tarihinde Montreal'de gerçekleşti : "Double Talkin' Jive"dan hemen önce Axl, bu bizim uzun bir süre için son konserimiz olacak dedi. "Civil War"ın sonunda ise, "Teşekkürler, paranız geri ödenecektir. Biz buradan gidiyoruz." dedi ve bu da St. Louis'tekinin benzeri birtakım olayları başlatan şey oldu.
Bu olaylı konserlerle birlikte, Guns N' Roses bazı insanlara biraz itici gelmeye başlamıştı. Axl'ın agresif tavırları insanları kendinden soğutuyordu. 1992 MTV Video Müzik Ödülleri'nde, Axl, Kurt Cobain'le tartıştı. Kurt'ün karısı Courtney Love, espri olsun diye Axl'a kızlarının vaftiz babası olup olamayacağını sormuş, Axl da bunun üzerine Cobain'le adeta bir grup savaşı ilan etmişti. Axl, büyük bir Nirvana hayranı olduğu için, Kurt Cobain'e turneye çıkmak istemiş ancak Kurt, Axl'ın homofobik bir beceriksiz olduğunu söylemiş ve reddetmiştir. Guns N' Roses basçısı Duff McKagan, aynı zamanda, Kurt Cobain'i 1994 yılında, ölümünden önce gören son kişilerden biridir. Zaten Duff'ın Kurt'le bir sorunu olmadığını, Velvet Revolver'ın "Negative Creep" coverından da anlayabiliriz.
Axl'ın, aynı zamanda Mötley Crüe grubuyla da bir kavga geçmişi vardır.
Guns N' Roses Gerileme Dönemi
1993 yılında, Guns N' Roses, tamamıyla cover parçalardan oluşan "The Spaghetti Incident?" isimli bir albüm yayınladı.
1994 yılında ise, gruba zaten sonradan Izzy'nin yerine dahil olmuş olan Gilby Clarke, gruptan atıldı ve yerine Paul Tobias geldi. Grubun kadrosu artık şöyleydi : Axl, Slash, Duff, Matt, Dizzy ve Paul Tobias. Bu kadro, "Interview with the Vampire" filmi için bir Rolling Stones şarkısı olan "Sympathy for the Devil"i coverladı.
Slash'i gruptan ayrılmaya karar verdiren bir olay da, Axl'ın, Gilby'nin bazı kayıtlarını Paul'e yeniden kaydettirmesini öğrenmesidir. Bu durum karşısında çok üzülen Slash, ayrılık sinyallerini vermeye başlamıştır.
Grup, tekrar stüdyoya kapandı ve 13 şarkılık bir albüm hazırladı. Bu kayıtlar bugün hala varolabilirler, ancak hiçbir zaman yayınlanmadılar. Duff, bazı röportajlarında, albümde akustik tarzda şarkılar olduğunu bazı röportajlarında ise tam tersini söylemiştir.
1996 sonbaharında, yeni albüm kaydedilirken, Slash gruptan ayrıldı. Daha sonra onu, 1997 yılında Matt Sorum takip etti. Ancak o, stüdyoda, Axl'la yaptığı bir kavgadan sonra, gruptan atılmıştır. 1998'in başında ise, Duff McKagan, gruptan ayrılarak Axl ve Dizzy'yi baş başa bırakmıştır. Maalesef kayıp GN'R albümü hiç yayınlanmadı. Bazıları, buradaki şarkıların Slash's Snakepit albümlerinde kullanıldığını düşünüyor ancak işin aslı şöyle : Slash, GN'R için bazı sözler yazmıştı. Daha sonra gruptan ayrılırken Axl'a bu şarkıları kullanıp kullanmayacağını sordu. Axl ilgilenmediğini söyleyince, Slash de bu şarkılara yeni güfteler yazıp, Slash's Snakepit albümlerinde kullandı. Bazıları, bu kayıp albümün bir gün yayınlanacağına inansa da bu pek mümkün gözükmüyor.
Chinese Democracy
Duff'ın ve Slash'in gruptan ayrılmalarından sonra, Axl, Guns N' Roses'ı bırakmak istemedi ve Dizzy ile birlikte grubu yaşatmaya devam etti. 1998 yılında, giden "Gunner"ların yerine, Robin Finck(Nine Inch Nails'den) ve Tommy Stinson (The Replacements'tan) gibi müzisyenler geldi. 1999 yılı yeni bir albüm çıkmadan geçti ancak, Chinese Democracy isimli albümde yer alan "Oh My God" isimli şarkı, "End of Days" isimli filmin soundtrack'i olarak kullanıldı. Bu kayıtta, konuk sanatçı olarak gitarlarda, Dave Navarro ve Gary Sunshine gibi isimler yer aldılar. Robin Finck o sıralar yeni albümlerinin turuna çıkmış olan Nine Inch Nails'e yardımcı olmak için eski grubuyla turneye çıktı. Ancak yine de bazı bölümlerinde Finck'in gitarları da yer alıyor bu kayıtta.
2001 yılında, yeni GN'R diyebileceğimiz bir kadro, Las Vegas'da ve Rio de Janeiro'da gerçekleşen Rock in Rio karnavalında 250,000 kişinin önünde verilen dev konserde Axl, hayranlarının karşısına çıktı. Yeni GN'R şarkıları olan, "Chinese Democracy", "Madagascar", "The Blues", "Silkworms" ve "Rhiad and The Bedouins" bu konserlerde ilk kez seyirciyle buluştu.
2002 Ağustos'unda, Guns N' Roses, Hong Kong, Tokyo, Osaka, Londra, Leeds ve Belçika'daki Pukklepop festivali olmak üzere 6 konser verdi ancak, Axl, beklenmedik bir şekilde 2002 MTV Video Müzik Ödülleri'nde sahne alarak izleyenleri şaşırttı. Çok iyi bir performans olduğunu savunan Ozzy Osbourne gibi kişiler olduğu gibi, Axl'ın çok kötü bir vokal yaptığını savunanlar da oldu. Ancak bunun sebebi, kulaklığındaki bir sorun nedeniyle, kendi sesini duyamamasıydı. Bu konserleri, 16 konserlik bir Kuzey Amerika turnesi izledi ancak birtakım olaylar yüzünden Axl, bu turnenin ilk konseri olan, Vancouver ve Philadelphia konserlerine çıkmadı.
2004 yılında Lizbon'daki Rock in Rio festivaline çıkması beklenen Guns N' Roses, Buckethead'in gruptan ayrılmasını sebep göstererek, konseri iptal etti.
Tekrar Gündemde Olmak
1 Nisan 2005 tarihinde, "I.R.S" isimli yeni bir GN'R şarkısı, internete "düştü". Bu kaydın, "Friday Night Rocks With Eddie Trunk" isimli programdaki performanstan elde edildiği söyleniyordu.
2005 Ekim'inde, internette çıkan bir söylentiye göre, Axl, Malibu'da bazı hayranlarıyla görüşerek onlara 2006 yılında yeni albümün çıkacağını ve buradan bir şarkının "The Da Vinci Code" filminde soundtrack olarak kullanılacağını söylemiş. Bu söylentiler hakkında hiçbir yalanlayıcı veya doğrulayıcı açıklama yapılmadı.
2006 yılında GN'R, konserlerinde, "T.W.A.T", "Chinese Democracy", "Madagascar", "The Blues" ve daha birçok Chinese Democracy şarkısı izleyenlerin beğenisine sunuldu. Axl Rose, Rolling Stone'a verdiği demeçte ; "Toplam 32 şarkımız var, yaklaşık 26 tanesi bitmiş durumda." dedi. Ayrıca Axl'ın favori Chinese Democracy şarkıları "Better", "T.W.A.T" ve "The Blues"muş. Axl ; "Değişik bir şeyler yapmak istiyorum, bu yüzden de sıradan bir kayıt olmadı. İnsanlar dinledikleri zaman, bu Guns N' Roses değil, Axl Rose da değil diyecekler muhtemelen. Bazı şarkılar Queen tarzı şarkılar oldu." dedi.
15 Şubat'ta ise, daha kaliteli bir "I.R.S", 1:20'lik bir "Better" ve "T.W.A.T" demoları yayınlandı. Bu şarkılar yayınlandığından beri, Axl daha çok ortada görülmeye başladı. Bu bazıları tarafından " Artık albüm çıkıyor" olarak algılansa da, "Bu albüm zaten 10 yıldır çıkıyor" diyenlerin sayısı da küçümsenmeyecek kadar azdı.
Axl Rose, Dizzy Reed, Robin Finck, Richard Fortus, Tommy Stinson, Chris Pitman, Brain ve Bumblefoot'tan oluşan yeni GN'R, ilk defa 12 Mayıs'ta Amerika'da konsere çıktılar.
6 Mayıs 2006'da Axl Rose, Eddie Trunk isimli bir radyo programına konuk oldu ve bu programda, yeni albümün 2006 sonbaharında yayınlanacağı sözünü verdi.
2006 Avrupa yaz turnesi, birçok otorite ve hayran kitlesine göre Axl'ın toparlanmasını sağladı. 2002 yılında Leeds Festivali'nde veya 2002 MTV Video Müzik Ödülleri'ndeki zayıf sesli Axl, artık orijinal kadro dönemindeki Axl olmuştu 2006 konserleri sayesinde. Axl'ın sesinden ameliyat olduğu bile söylendi ancak böyle bir ameliyat çok riskli ve yapılması çok zor olduğu için çok gerçekçi bir iddia değildi bu.
31 Ağustos 2006'da MTV Müzik Ödülleri'nde yapılan bir röportajda Axl, resmi "Chinese Democracy" turnesinin 24 Ekim gibi başlayacağını söylerken, albümün bu yıl çıkacağını da tekrar etti.
Son Zamanlardaki Anlaşmazlık
2006 Mart ayında, Axl Rose'un avukatı, "2005 Ekim tarihinde sabahın 5:30'unda, Slash'in, Axl'ın evine gelerek, "Duff tam bir korkak","Scott Weiland düzenbazın teki","Matt'ten nefret ediyorum" gibi ifadeler kullanarak, Axl'la arasındaki savaşa bir son vermek istediğini belirtti. Ancak maalesef böyle bir barış gerçekleşmedi. Slash ise, 13 Mayıs 2006'da katıldığı "Camp Freddy Show" isimli bir radyo programında, Axl'ın evini ziyaret ettiğini iddialarını yalanladı.
2006 Mayıs'ında ise New York, "Plumm"da, Axl, Tommy Hilfiger'ın karısının üzerine içki döktüğü için kavga etti. Sonradan barışan ikilinin şu an bir birbirleriyle herhangi bir sorunu yok.
11 Temmuz 2006'da Guns N' Roses, İngiltere, Donington Park'taki Download Festivali'nde "headliner" olarak sahne aldı. Konserin ortasında, Axl ses düzeninden şikayet etmeye başladı ve ayrıca bir ara dengesini kaybetti. Sahneden aşağıya düşmekten son anda kurtulan Axl, sinirlendi ve mikrofonu yere attı, kendisine su şişesi attıkları için seyircilere çıkıştı ve bir güvenlik görevlisine ağır hakaretlerde bulundu ve içeri gitti. Sahnede Bumblefoot vardı ve Don't Cry çalmaya çalışıyordu ancak teknik sebeplerden dolayı pek başarılı olamadı. Axl geri geldiğinde ayağında önceden giydiği botlar yerine tenis ayakkabıları vardı. Sonrasında Izzy ve Sebastian Bach'ın da katıldığı konser, sorunlara rağmen iyi bitti.
27 Haziran 2006'da, Stockholm'de, otelin güvenlik görevlisine saldırdığı (bacağını ısırmış) için tutuklanan Axl, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu : "Stockholm'de müthiş bir konser vermiştik ve ben bu olayın konsere gölge düşürmesine izin vermeyeceğim. Yardımcım Beta ve ben otel lobisinde konuşurken, bu güvenlik görevlisi geldi ve bize zorluk çıkarmaya başladı." Axl, $ 6,000 ödeyerek, serbest kaldı ve Avrupa Yaz Turnesine kaldığı yerden devam etti.
19 Temmuz 2006'da, Newcastle, İngiltere'deki bir konserde, "Nightrain" çalarken, Axl sahneden atlayarak kendisine atılmış olan £1'lık bozuk parayı aldı ve seyirciye klasik "bir daha yaparsanız bitiririz" konuşması yaptı. Şarkı bittikten sonra ise, grup sahneyi terk etti.
Axl Rose Hakkında Bilinmeyenler
•Axl, "Grand Theft Auto: San Andreas" isimli oyunda, 1970'lerin ünlü rock grubu olan Crystal Ship'in solisti Tommy "The Nightmare" Smith'in sesini ve bir radyo DJ'inin seslendirdi.
•"Guilty Gear" isimli dövüş oyunundaki "Axl Low" karakteri ve "Fighting Vipers" isimli oyundaki "Raxel" karakteri, Axl Rose'dan yola çıkılarak yaratılmıştır.
•Axl, "Dead Horse" ve "Shotgun Blues" isimli şarkılarda ve "Use Your Ilussion I ve Use Your Ilussion II" turnelerinde akustik gitar çalmıştır.
•Estranged'ın klibinde gördüğümüz ev, Axl'ın Malibu'daki evidir.
•"Welcome to the Jungle"daki "Do you know where you are? You're in the jungle baby. You're gonna die!" sözleri, Axl New York'ta otostop çekerken kendisine söylenmiştir.
•Sol meme ucunda piercing vardır.
•Izzy ve Axl ilk kez, ehliyet kursu'nda tanışırlar.
•Axl Rose ve diğer Guns N' Roses üyeleri, Finlandiyalı Hanoi Rocks isimli gruptan etkilenmişlerdir. Ayrıca Axl, 1989'da Michael Monroe'nun "Dead, Jail or Rock N' Roll" klibinde yer almaktadır.
•Axl Rose, ve diğer GN'R üyeleri, Mavericks'in "Mega Man X5"deki karakterlere isimlerini vermişlerdir.
•Guns N' Roses 1992'de, Venezuela'daki darbeden bir gün önce, Caracas'ta sahne almışlardır.
•Axl Rose, "Oral Sex"in anagramıdır. Tesadüf olup olmadığı bilinmiyor =)
•Don Hanley'in "I Will Not Go Quietly" isimli şarkısında back vokal yapmıştır.
•Floridalı punk grubu "Against Me!", 2002 yılında "Reinventing Axl Rose" isimli bir albüm yayınlamıştır.
Izzy Stradlin
Jeff Isabelle, yani bizim bildiğimiz adıyla Izzy, Axl'ın gençlik dönemindeki en iyi arkadaşlarından biriydi. Axl gibi o da Lafayette'de doğmuştu (8 Nisan 1962). Izzy hiçbir zaman Indiana'yı sevmedi. Guns N' Roses'ın tek lise mezunu olan Izzy, 1979'da diplomasını aldığında savaşmak yerine kaçmayı tercih ettiğini gördü.
GN'R oluşmadan önce, Izzy Axl'la beraber "Hollywood Rose"da beraber çalıyordu. Axl, Slash'in grubu olan "L.A Guns"a katılmak için grubu bıraktığında, Izzy grup için yaptığı çalışmalar ortada kaldı. Sonuç olarak, Izzy de gruba dahil oldu ve Guns N' Roses isimli yeni bir grup oluştu.
O günden sonra Izzy GN'R için birçok başarılı şarkı yazdı. Özellikle Axl'la beraber yarattıkları "You Could Be Mine" ve "Don't Cry" isimli şarkılar tam anlamıyla bir patlama yarattı. Ama "November Rain" şarkısında da söylendiği gibi ; hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Izzy 7 Kasım 1991 de GN'R ı bıraktı. Ama neden? Bunu şu sözlerle anlatıyor Izzy :
"İçimde bir yerlerde beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Tam olarak ne yaptığımı ve nasıl sonuçlanacağını anlayamadan gelişti zaten olaylar. Ben Axl sahnede yokken zamanı doldurmak için cover şarkılar çalmayı önerdim. Diğerleri çalışmaya yanaşmadılar, Axl ise biraz çekindi. Bu olay beni gerçekten üzdü. Bunu düzeltmenin bir yolu olmadığını anlamıştım.
Eğer grup, müzik dışında herhangi bir olayla medyada anılıyorsa, benim için bu, tuhaftır, yanlıştır.
Grup olarak gerçekten ciddi bir uyuşturucu sorunumuz vardı. Bu ve bunun gibi birçok sorun, benim için grubun artık bittiğini gösteriyordu. Artık benim fikirlerimin ciddiye alınmadığını hissediyordum. Tek fikir ayrılıkları, benle Axl arasında oluyordu hep. Ayrılmadan önce onunla sorunlarımı gidermeye çalıştım ama ikimiz de yeterince inatçı insanlardık bu anlamda."
Izzy GN'R ı bıraktığında, Axl onu geri dönmeye ikna etmek için her şeyi denedi ama başarılı olamadı. Axl 1992'deki bir ropörtajında ; "Izzy ile 4,5 saatlik bir telefon görüşmesi yaptım. Bu konuşma sırasında zaman zaman ağladım da, yalvardım da onu geri getirebilmek için. Ama işe yaramadı. Umarım yeni albümü başarılı olur ama aynı zamanda şunu söylemeliyim ki, ona oldukça kızgınım. Çünkü bizi çok boktan bir şekilde yarı yolda bıraktı ve şimdi her şey yolundaymış gibi davranıyor.""
Izzy'nin yerine GN'R a "Kill For Thrills"den Gilby Clarke geldi.
Izzy ise Jimmy Ashhurt, Charlie "Chalo" Quintana, ve Rich Richards ile solo albüm çalışmalarına başladı. "Izzy Stradlin & The Juju Hounds" 10 şarkılık bir albüm çıkarttılar.
1996 yazında Izzy, eski grup arkadaşı Axl ile yeniden şarkılar yazmaya başladı yeni GN'R albümü için. Peki bu Izzy'nin gruba geri döneceği anlamına mı geliyor? Yoksa sadece Axl a yardım olsun diye mi yapıldı? Kim bilir?, bekleyip ummaktan başka çaremiz yok sanırım.
Duff''Rose''Mckagan
Duff 5 Şubat 1964'de Seattle, Washington'da dünyaya geldi.5 erkek ve 3 kız kardeşin en küçüğüydü. Adları; Jon (QFC gıda zincirinin mağaza müdürü), Carol,
Mark, Bruce (Seattle'daki Muzak Corp'un genel müdürü), Joan Shelton, Claudia Christiansen ve Matt (Lindero Ortaokulu'nda müzik öğretmeni) Babasının adı Elmer
fakat Mac ismiyle tanınırdı; annesinin adı ise Alice Marie. Duff'ı basla tanıştıran kişi kardeşi Bruce'du.
Gençken gerek baterist gerekse gitarist olarak 31 grupla çaldı ve en sonunda L.A'e taşınınca basla devam etti. Bu 31 gruptan birkaçı şöyleydi: The Fastbacks,
The Fartz and 10 Minute Warning.
19 yaşındayken Los Angeles'a taşındı. Bir gazetedeki basçı ilanına cevap vererek Canter's'da Slash ve Steve ile tanıştı. Ve 1985'te GUNS N' ROSES doğdu.
Genel olarak punk müziğin ve Sex Pistols'dan Sid Vicious'ın büyük bi hayranıydı.
1990 yılında Duff ve Slash birlikte şarkılar yazdılar ve Iggy Pop'ın "Brick by brick" albümünde birkaç şarkıda çaldılar.
İlk defa 28 Mayıs 1988'de Mandy Brix ile evlendi. Mandy, Los Angeles'da bir Japon restoranında garsondu. 1990'da ayrıldılar. Duff 1992'de ikinci evliliğini
Linda Johnson'la gerçekleştirdi ve daha sonra Eylül 1995'de boşandılar.
1994'te pankreası patladı ve Seattle'da bir hastaneye yatırıldı ve sağlığı için alkolü bırakmak zorunda kaldı. Doktoru bir kere daha içerse öleceğini söyleyince
Duff'ın seçme şansı kalmamıştı ve alkolü tamamıyla bıraktı.
1995'te Slash'le ve Slash'in yeni grubu "Snakepit" ile birlikte çalışmaya başladı. Birlikte aynı zamanda Mayıs 95'te Snakepit'in Palace'taki şovu sırasında
da canlı çaldığı "beggers and hanger's on" adlı şarkıyı yazdılar. Daha sonra "Neurotic Outsiders"'ı kurdu. Los Angeles'da bazı klüplerde çaldılar ve 1996'da
Amerika turnesine çıktılar. 98 ve 99'da da klüplerde çalmaya devam ettiler. Eylül 1996 çıkışlı "Neurotic Outsiders" adlı bir albümleri var. Daha sonra "Duff
Mckagan's Black Dog", "10 Minute Warning" ve son dönemde "Loaded" gibi farklı gruplar oluşturdu.
Aynı zamanda Izzy Stradlin'in albümlerinde de yer aldı.
Duff aynı zamanda 1997'de oyunculuğu da denedi. Mayıs 97'de yayınlanan tv dizisi "Sliders"ın bir bölümünde yer aldı.
27 Ağustos 1997'de Susan Holmes'dan ilk çocuğu Grace dünyaya geldi. 28 Ağustos 1999'da evlendiler ve 16 Temmuz 2000'de ikinci çocukları Mae Marie dünyaya geldi.
Duff 1994'ten 1999'a kadar Los Angeles ve Seattle'da yaşadı çünkü annesi Parkinson hastalığıyla savaşıyordu ve onunla birlikte olması gerektiğini hissetti.
99 Nisan'ının sonlarına doğru annesi hayata veda etti ve o zamandan beri Duff Seattle'da yaşıyor.
Duff ayrıca 2000'de "Mad for racket", daha bilinen adıyla "The Racketeers" adlı bir grup daha kurdu ve Kasım 2000'de Londra'da çaldılar. Fakat Duff, o şovda
çalmadı.
2001'de Loaded ile tekrar geri döndü ve şu an Seattle'da klüplerde çalıyorlar.
Ayrıca 2001'de Hawaii'de bir maraton düzenledi. Ağustos 2001'de Loaded, Izzy Stradlin'in yeni albümü "River"'ın Japonya turnesinde de yer aldı.
En sevdiği şarkı: I don't care about you
Sevdiği gruplar: AC/DC, Fear, Led Zeppelin, Robert Plant, Kiss, Metallica, Faith No More
En sevdiği müzisyen: Robert Plant
En sevdiği şehir: Seattle
En sevdiği Aktör: Jerry Lewis
En sevdiği Aktrist: Marilyn Monroe
En sevdiği film: A Clockwork Orange
En sevdiği yemek: İtalyan mutfağı
En sevdiği spor: Futbol, golf
Yapmaktan hoşlandıkları: Bara gitmek ve uyumak
Bir kızda aradığı özellikler: Sarışın olması
En sevdiği kitap: Sean Huston'dan Slugs
Gittiği ilk konser: Led Zeppelin
Sevdiği ilk gruplar: Led Zeppelin ve Kiss
Former Occupation: Yemek yapmak
En sevdiği Tv programı: Televizyon izlemiyor
Önceki grupları: Roadcrew, The Fartz, 10 Minute Warning and other 30 back in Seattle
Kullandığı sigara: Camel ve Marlboros
Tercih ettiği içki: Votka ve bira
Arabaları: 88'de Jeep Wrangler with 4-speed overdrive, 89'da Corvette, 95'te BMW 5.25I , 97'de 7.40I
Telefon sekreter mesajı: You've reached the McKagan residence. Please leave a message at the tone.
Gitarları: 6. Fender en sevdiği fakat aynı zamanda Kramer'i var
Bir buluşmada yapmaktan hoşlandığı: Bara gitmek
Turne boyunca en sevdiği şey: Bedava içkiler
Turne boyunca en sevmediği şey: Uykusuzluk
Steven "Popcorn" Adler
22 Ocak 1965 yılında Cleveland, Ohio'da doğan Steven "Popcorn" Adler, gençlik yılları için şu şözleri söylüyor : "Gerçekten kötü durumdaydım : 8 yaşımda evden atılmıştım, 9 kez okul değiştirdim, çünkü hep öğretmenlerimle kavga ederdim."
Steven, henüz 5 yaşındayken, Frankie Vali ve Four Seasons dinlediğini hatırlarmış. Örnek aldığı davulcular arasında ise Queen'den Roger Taylor, Gene Krupa, Led Zeppelin'den John Bonham ve The Who'dan Keith Moon yer alıyor. Steven hiçbir zaman birinden davul dersi almadı, kendi kendine öğrendi ve kendini geliştirdi. 18 yaşına gelene kadar kendi davulu bile yoktu.
Bir gün Steven, kaykay kayarken, düşüyor ve Slash onu görüyor,önce düştü ve öldü sanıyor ve iyi mi diye bakmaya gidiyor yanına ve böylece tanışmış oluyorlar. O günden itibaren dostlukları başlamış oluyor böylece.
Bancroft Junior isimli okula beraber gittiler. 7. sınıftayken Steven'a bir gitar alınıyor. Slash o günleri çok iyi hatırladığını söyleyerek : "KISS şarkıları çalardı hep. Şimdi hiçbir şey çalamıyor gerçi ama o zamanlar onun için önemli bir olaydı bu." diyor.
Sonraları, Steven Adler ve Duff McKagan, Slash'in "Road Crew" isimli grubunda beraber çalıyorlar. Bu onlar için kısa süren ama önemli bir deneyim oldu. Guns N' Roses'dan önce de "L.A Guns" da çaldılar. Bir süre sonra W. Axl Rose, kendi grubu Hollywood Rose'u L.A Guns için bıraktı. Axl'la aynı grupta olan Izzy'nin de katılımıyla, o iki grup artık tek grup haline gelmişti : Guns N' Roses.
1990'un yaz aylarında, Guns N' Roses kariyerinin sonuna gelmişti artık Steven. Grup üyeleri aralarında toplanıp bir karar almışlardı : Ya Steven uyuşturucuyu bırakacaktı ya da gruptan atılacaktı. Kendini kurtaramayınca, gruptan atıldı ve yerine "The Cult"ın davulcusu Matt Sorum geldi.
Slash, Steven'ı neden atmak zorunda kaldıklarını şöyle açıklıyor : "Onu uyuşturucu sorunu yüzünden terk ettiğimiz hakkında dedikodular giderek artıyordu. Sonra bir yıl boyunca Steven'ın düzelmesini bekledik. Şahsen ben, telefonda saatlerce ona destek oldumi tedavi görmeye başladığında hastaneye ziyaretine sık sık gittim. Ona mümkün olan bütün desteği verdim. Hepimiz verdik. Ama olay öyle bir boyuta geldi ki, onu daha fazla bekleseydik, çok ciddi sorunlar yaşayabilir, hatta dağılabilirdik…"
biyografiler www.gnrturkey.net'ten alıntıdır
bütün guns n roses haberleri için siteyi takip edebilirsiniz