yarım at yükü para vermeme rağmen ben pek bi üni havası alamadım ama bu beni yıldırmadı biraz takılayım anlatırım
Avantajları dezavantajları, öğrenci gözüyle anlatmaya çalışalım.
Öncelikle Türkiye'de "sadece 2 tane yüksek teknoloji var, kazanır okurum, mezun olunca fezaya çıkarım" mantığı doğru değil. Alacağınız diploma bildiğiniz lisans diploması, mezun olunca "a bu adam GYTE'den mezun, 5 bin lirayla işe başlatalım" demiyorlar, demezler. Bunu bir avantaj olarak görmemekte fayda var. -Ben gördüm ordan biliyorum evet :)
Hoca başına makale sayısında devlet üniversiteleri arasında 1.olmasının öğrencilere en ufak bir katkısı yoktur. Hatta "Derslere giriyorum, kendi işim aksıyor, makale yazamıyorum" diye düşünen hocaların varlığı can sıkmaktadır.
Bu yıl 2.lisans mezunlarını vermiştir ama bilgisayar ve matematik bölümü senede 30 öğrenci almasına rağmen 10 kadar öğrenci(beklemeliler hariç) mezun olabilmektedir. Bu bölümleri seçecek arkadaşların büyük bir ihtimalle 4 yerine en az 5 sene okuyacaklarını bilmelerinde fayda var. -Dost acı söyler napalım.
Yeni açılan İşletme ve mimarlık bölümleri belki tavsiye edilebilir. İşletme fakültesinden aldığımız sosyal seçmeli dersler nezdinde gördüğümüz kadarıyla Cevat Gerni gibi sağlam, kaliteli hocaları vardır. Mimarlık fakültesi konusunda daha detaylı yorum yapamıyorum şu anda.
Tercih yapacak arkadaşların geçme sistemini okumaları itinayla tavsiye edilir. DC(55) ve DD(50) aldığınız derslerden kaldığınız tek okuldur. Şöyleki diğer üniversitelerde DC(55) veya DD(50) aldığınızda genel ortalamanızın 1.8(60) veya 2.0(65) olması durumunda bu dersleri geçmiş sayılırsınız. İlim irfan yuvası GYTE'de ise dönem ortalamasının 2,5(70) olması durumunda bu dersleri geçersiniz. Yani geçemezsiniz...
Lab imkanları yada ders araç gereci sıkıntısı yoktur, doğrudur. Ama Nanoteknoloji labına lisans öğrencilerinin gezi amacı haricinde girebilmesi pek mümkün görünmüyor.
İstanbul dışından gelen öğrenciler en büyük problem olan YURT sıkıntısı halen devam etmektedir. Yurtlar için söylenen "bu sene bitiyor" lafına pek itimat etmemeniz önerilir.
Barınma ihtiyacı için saçma sapan özel yurtları bir tarafa bırakırsak, tek seçenek daire kiralamaktır. Gebzede kiralar yaklaşık 450 ylt, Pendikte 550-600 ytl civarındadır. Daire kiralayacak arkadaşlara Gebze tercihinden uzak durmaları ve bunun yerine Tuzla veya Pendik seçimini yapmaları tavsiye olunur.
Öğrenciler için bir güzellik, Erasmusla yurt dışına gitme kolaylığıdır. Çoğu zaman başvuru kontenjanları dahi dolmaz. Bir dönem için 4 sene eziyet çekilir mi o da ayrı soru tabi :)
Öğrenciler için en büyük güzellik Haziran ayında açılan ve Eylül kadar açık kalan havuzudur. Fiyatlar güzeldir, havuz daha güzeldir:)
Öğrencilerinin powerpointte magazinel sunumlar yapıp ders geçtiği söylenmektedir. İnanmayınız master veya doktoracılardan bahsedilmektedir. Geçsem ben geçerdim :)
Zorunluluk içinde olmayanlara en az 5 sene daha GYTE tercihinden uzak durmaları ve alternatif okullara(Kocaeli Üniv, İstanbul Üniv, Sakarya Üniv, Uludağ Üniv, burslu vakıf üniversiteleri) yönelmeleri tavsiye olunur.
mecidiyeköy'de çalışırken gebze'de yüksek lisans yapmaya çalıştığım tek dönemlik eski okulum.
mesafeler ayırdı bizi..
alkol, voleybol, alkol, boğa, zıplamalı zımbırtı, alkol, müzik, alkol, futbol, alkol, pijama, alkol, polislerle kavga, alkol, sabah sabah hastane, alkol, havuz, alkol, beyti, alkol, ışın kılıçları, alkol, yüksek sadakat'a çamur, alkol, dolapdere big gang, alkol, insanlıktan çıkan üç perküsyoncu, alkol, geri dönüş..
üstünden 24 saat geçmesine rağmen bütün vücutta hissedilen ağrılarla hatırlanacak en güzel bahar şenliğini yapan okulum , geçen senekinden kat kat fazla olan çadırlar , kamp alanındaki nargileler , isteyenlerin arka tarafta yaptığı rakı-mangal keyfi , paintball , atv ve konserler .. ilk gün Pijama'nın katılımıyla hafızamızda eksik saatler bırakan bir konser , ikinci gün saatlerce minderlerde yatarak tabu oynamak arkasından yüksek lisansların bize vermedikleri klimalı , eşşek gibi koltuklara sahip sınıflarında toplu halde Lost izleme , Yüksek Sadakat i es geçip nforcer beyimizin yaptığı lightsaberlarla dövüşmek arkasından elleri gözükmeyen darbukacılarıyla Dolapdere Big Gang ... gelecek sene olsun derhal efendim , mayolarıyla gelip havuzun açılışını yapanları kıskanıyorum , gözüm doysun
yoğun huzur 56 temposundan yolunu unuttuğum eğitim yuvası.
azimliyim kardeşim sık sık gitmeyi unutsam da, sadece salıları gidip keep clubbinden dizileri alsam da geçicem bu sene de bi kaç dersten seneye de mezun olucam.
darısı cooss beyin başına diyorum.(sanki dayağı hakediyorum:)
yaşıtlarımın yüksek lisans yapmaya başladığı benimse daha bitirmek için daha epey efor sarfetmem gereken yer
trenle geliyorsanız sıyırın paçaları.
2 dakikada kayıt işlemlerini halledip beni şoka sokan okul
uzun zaman sonra, böyle bir saatte msn listemde sadece bir kişi ile temsil edilen öğrencilerin olduğu okul.. hiç kimse olmasa bile, bir download adamı ya da bir fransız olurdu gyte grubunda çevrimiçi gözüken. gelgelelim şu anda sadece siraber ile temsil ediliyor. merak ettim şimdi acaba okulda bir aksiyon var da, benim haberim mi yok?
okulda düzgün türkçe eğitimi vermek yerine tonyukukları çuvaşçayı anlatmaları ne kadar da yazık,cooss gibi gençlere ihtiyaç duymak ne kadar acı
cooss kişisi! insanın moralini bozma le.. finlandiya 'dan dönerken bile ağlamaklı olmuştum zate.. seneye olur da gidersem ne yaparım bilemiyorum.. :S
not: türkçenin kullanımı kendilerinde psikolojik bir hastalık halini almış kişi lerden biri olarak welmaren 'in virgüllerden sonra boşluk bırakmayarak okunması son derece zor ahkamlar kesmesini önlemek sana düşer bence..
enerjimi sömüren,beni yiyip bitiren yerdir,harry potter severler bilir ruh emicilere benzer,neşeli,uykumu almış,enerjik uyandığım nadir sabahlarda bile trene bindiğim anda tükenme hissi yaratır
ne zaman hava güzel olsa sınav vardır,deney vardır ki bitmez o deneyler kondansatörler patlar,devre çalışmaz kaçak olarak çıkıp sigara içilir de içmeye gidilemez bayramoğluna
3. senemde çalışma hırsını bana bahşetsede pis enerjisini üstüme serdiğini hissediyorum
kaşıkla verip kepçeyle alan acaip öğretim üyeleri de mevcut
okuldan mezun olacağım zamanı düşününce korktum birden.. düşünsenize istanbul'da yaşayıp istanbul'da çalışan insanlar olmuşuz. banliyö trenine binmiyoruz hiçbirimiz. miskinlik omur boyu klüp kelimesini sadece rakı isterken hatırlyor. hemhem'in sadece bir tane evi kalıyor. silicone soul için sahilde içmek caddebostan sahil ile sınırlı kalıyor. cooss kimseye bi çay al gel diyemiyor. welmaren'in girmesi gereken deneyi kalmıyor. sirnaber sabahları herkesten önce kantine gitmiyor.
sıkılırız sanki..
30(yazıyla otuz) yaşıma gelsem de kurtulamıyacağımı sandığım yer. 2-3 sene içinde okulu bitirsem, sonra da yüksek lisansa başlayıp o yolları gitmeye devam edeceğim diye korkuyorum bazen.
ama er ya da geç elbet bir gün bitireceğim onu biliyorum.
u bloku fln var
bitmeyen bir okul. evet bitiremiyoruz kendisini, napalım. aha bu yukardaki insanlarla oturup çay içiyoruz laklak yapıyoruz, ilim irfan adına yaptığımız bişey yok yani. bakmayın bunlar da yazmış böyle hiç alakaları yok aslında.
aynı zamanda çok sayıda yabancı araştırma görevlisine sahip okuldur,kurulma amacının ar-ge
olmasından dolayı rusyadan ve azerbeycandan birçok iyi bilimadamını bünyesine katmayı başarmıştır,lakin rus aksanıyla ingilizce ders anlatan zorlu bir hocadan 65 geçer not almak herkesin harcı değildir.
bahar şenlikleri okulu sevmek için ayrı bir nedendir,çadır kurmak,mangal yapmak,nargile içmek serbesttir,sinema klübünün sayesinde çimenlerde elde votka uzanıp 1000. kez hababam sınıfı izleme keyfini yaşatmıştır bizlere.
okul arazisi devasa boyutlarda olmasına rağmen çok az yapılaşmanın bulunması güneşli bir günde güzel gelsede kış aylarında küçük bir kantinde fen fakültesi olarak sıkışırsınız,sosyal ortam geçmiş yıllara nazaran daha iyidir ama gelişmekte olan bir okuldur sonuçta
sevsekte sövsekte 6 yıl boyunca gideceğim yerdir,insanı hemen mezun edip uğurlamayı sevmezler
bir de öğrenci kayıt silme şampiyonu yazan kupaya sahip bir rektörümüz vardır ki alttaki ahkamlarda bahsedilmiştir
öğrencileri diğer yükseköğrenim kurumlarındaki öğrencilere göre bir kaç ayrıcalığa sahiptir. örnek vermek gerekirse:
*bir kere üniversitede değil de, enstitüde okuyor olmanın getirdiği bir sonuç olarak, sadece üniversitelerin rektörü olmadığını bilirsiniz ancak bunu diğer insanlara anlatırken akla karayı seçebilirsiniz.. evet! gebze yüksek teknoloji enstitüsü kendi başına bir okul! hiç bir başka okula bağlı değil ve de kendi rektörü var.
*bir diğer ayrıcalık, sadece gyte öğrencileri istanbul'da okumadıkları halde istanbul'da okuyormuş muamelesi görürler, istanbul'da otururlar, istanbul'da eğlenirler.
*bir üstteki ayrıcalığa ek olarak, kampüsün gebze merkezinin dışında olması ve gebze merkeze gitmeden de okuldan mezun olunabilmesi sayesinde insanlar okullarının isminde geçen yerleşim birimini bir kere bile görmeden mezun olabilirler. bunun da türkiye'de tek olduğunu zannediyorum. (çanakkale 18 mart üniversitesi tıp fakültesi'nde okuyanların olanak eksikliğinden dolayı cerrahpaşa'da eğitim aldıklarını biliyorum. gyte bu konuda tek olmayabilir)
*sadece ve sadece gyte'de okulun rektörünü okulun envai bölgelerinde görebilirsiniz. gördüğünüzde de şikayet ve isteklerinizi iletebilir, ilettiklerinize ne kadar kısa sürede çözüm alındığını gördüğünüzde şaşırabilirsiniz.
*ve son olarak, sadece ve sadece gyte'de bütün öğrenciler olarak aynı ulaşım aracını kullanmak zorunda bırakılabilirsiniz. her gün, sektirmeden, aynı saatteki trenin aynı vagonuna ancak gyte'de binebilirsiniz.