1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

hakimiyet beni tanımlar diyenler

toplam 3 kişi bulundu. 3 adedi gösteriliyor.

hakimiyet hakkında hakimiyet

~5 ahkam var.

    Küçükken atlasdaki haritalar üzerinde dünya hakimiyeti planları yapardım. İçimde bir Napolyon vardı ama söndü galiba :)

    Desert Fox   09 Temmuz 2007 13:03   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Hakimiyet
    Babun Film

    darq   09 Temmuz 2007 10:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    dünyadan kendime bakmaya çalışıyorumda..bir karıncadan bile daha ufağım,ne gücü ne hakimiyeti..bizler kendimize bile hakim olamazken..

    sizel   26 Kasım 2006 21:03   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eger bir gruba hakimiyet soz konusu ise kesinlikle ates iceren bir sembol ya da atesin dogrudan kendisi olabilmektedir. hakimiyet sembollerinde genelde insanlarin guc olduguna ya da gucu tasidigina inandiklari semboller yer alir.

    neen   13 Ekim 2006 12:30   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    "" ine ithafen.

    elime kalemi, önüme de kağıdı almış bir şeyler yazabilmek için oturuyorum.
    odamdaki televizyondan yükselen ses kulaklarıma ulaşıyor ama benim ne duyduğuma dair en ufak bir fikrim bile yok. masamdaki lambanın ışığı bana dönük değil, arkamdansa iki tane un ışığı bana eşlik ediyor. birşeyler benden kaçarken, bir başka şeylerse benimle durmaya, bana eşlik etmeye mi çalışıyor acaba?
    üşümüyorum ama ellerim buz gibi. ayaklarımsa sıcacık. yarım açık olan balkon kapısından içeri giren, sadece ayaklarıma ulaşan ve hava bana dışarısının varlığını haberdar ediyor gibi. ellerim o serinlikten dolayı buz kesmiş olabilir. ara ara burnuma gelen dumanını söylesem, bir elimle bunları yazarken bir diğer elimle de sigara içiyor olduğum gözünüzün önünde canlanır değil mi? ama emin olun ki ellerim bana ait değiller şu an. bunları yazmıyorum, yı ben içmiyorum. o buz gibiliğine rağmen kalem tutan elimin içinden damlayan ter bunun en belirgin kanıtı olsa gerek.
    belirli aralıklarla odama birileri giriyor. kim, neden, ne için geliyor bilmiyorum, farkında bile değilim. sadece önüme bakıyorum, kalemin ucunu takip ediyorum gözlerimle. kafamın içinden bir saniyede binlerce geçiyor ama toparlayıp teker teker, sırayla düşünemiyorum. düşünmeden yazmaya çalışsam yetişemem, yetemem kafamın hızına. ya öylece orada kalacaklar ya da zamanla belki ağzımdan söz olarak çıkacaklar. de parmak uçlarımdan olarak dökülecekler. acaba "şu" andakiler bunun bir başlangıcı olabilir mi?
    ağzımda bir ve anlatılamaz bir kuruluk var. içmek yardımcı olabilir belki ama yerimden kalkan olmamalıyım, en azından "şu an" için. düşünmezsem geçer susuzluğum, her şey kafada bitiyor ne de olsa; lar da bir yere kadar çünkü. her ihtiyacın olduğunda her istediğini bulamayacak olmanın si nasıl da yer etmiş kafamın içinde; uma gitti bu. o kadar doluluğa ve o doluluğun içinde tek tek ne olduğunu fark etmememe rağmen bazı likleri cımbızla çekip alabiliyor olmak yüzümdeki sönmüş meyi canlandırdı birden. unuttuğum birşey değil aslında ama böylesine ihtiyacım varmış. yazısını görmüşçesine gülümsemenin beraberinde tam önüme sırayla düşen iki damla ihtiyacımı şimdi tam anlamıyla karşıladı. artık içmeme de gerek kalmadı. susamış mıydım ki? inanın hiç hatırlamıyorum.
    gözlerimi kapatıp elimi "kendi ini" kurması için yalnız bıraktığımda kafamdaki kalabalık yetmiyormuş gibi bir de gözlerimin önünde bir başka kalabalık beliriyor. kafamdakilerin masaya dökülmesi gibi birşey ama ne yazık ki li bir sırada değiller. hele hele kafamdakilerin sırasıyla hiç değiller! işim kolaylaşıyor derken yine başa dönmüş oldum. insan beyni böyle; katiyetle önüne geçemiyorsun, düşünmesine engel olamıyorsun, zaman zaman isteklerin dışında hareket ediveriyor. ne düşündüğü bir bilinse!
    arkamda bir misali yanan kıpırdayarak çekmek istiyor. ayaklarından bir yere bağlanmış gibi, i de kurtulmaya çalışırcasına çırpınıyor sanki. ama asla yılmıyor; çırpınmaya, denemeye devam ediyor. "görünüşü" bitip sadece "aslı" kalana kadar da böyle devam edecek. bunlara sadece göz ucuyla baktım çünkü önüme dönüp kalemin ucunu takip etmem gerekiyor.
    ellerimin ısısı o kadar güzel bir seviyeye vardı ki artık gerçekten tamamen bana ait değiller. de hiçbir şey bana, sana, ona ait değildir. sadece kendi lerimizi, lerimizi, lerimizi gerçekleştirebilmek için mevcut olan, bize verilen her şeyi kullanmak üzere buradayız. kimi zaman işler için, kimi zamansa fark etmediğimiz işler için. asla ve asla olmamak gerek. burada bulunulan süre içinde yapılan her nun farkına varmak kadar ın da "farkındalığında" bulunarak sunulan leri kullanmaya devam etmek ve "aslımızın" en doygun şekilde kalmasını sağlamak olmalı. herkesin süresi farklı; en kısaya da en uzuna da mümkün olduğunca çok şey sığdırmak, o süreç içinde en çok şeyi ve yeterli.
    hala kafamdaki kalabalığa haykırıp onu bir hizaya getirmeyi sağlayabilmiş değilim. en baştaki amacım için buraya oturmuşken ben hala hiçbir şey yazamadım, hiçbir şey anlatamadım.

    la olur .

    not: ortamda ve kullanılarak yazılmış ve ortama aktarılmıştır.

    .

    zucka   12 Ekim 2006 22:50   aferim     (3 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :madcan

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.