eğer şairsem,
adım adım o heyecanla,
bana adın değişmese diyerek,
yürüyerek,
küçük oyunumuzun mızıkçısı,
o pis gülüşlü çocuğu olursam,
olduysam,
kırdıysam, sen hala pembe durabilirsen,
ellerin hep küçükse öyle...
majesteleri;
halatınız hazır, asabilirsiniz kendinizi.
beni nefessiz bırakan,
uykularını kaçıran,
rüyalarını icraya gelen,
o ciddi, beklenmedik kabus kahramanı,
dudaklarını kıpırdatıp bir mısra söylerse,
şu bilindik olanlardan,
şairsem eğer,
seni bildiğim gibi anlatırsa,
gözyaşı bezlerime borçlu dokunuşlarından...
majesteleri;
korkuyormusunuz, korkmayınız...
korkuyorsan gözlerini kapat,
açsan gözlerini kapat,
tadı kaçmış bir öpüşme hatırlatır o,
o mora çalan, o hırsız,
gökkuşağını yürüten,
şöyle bir tutup çevirsen onu,
bir silkelesen,
eğer şairsem,
neler dökülür ceplerinden bir bilsen,
boğazlanmış şarkılar mı dersin,
şiirler, romanlar, kimin cesedini ararsan,
enkazlar önüme konan aşklardan,
Tanrının hayal güçleri...
majesteleri;
bir peçete vermemi ister misiniz?
bitir bu işkenceyi , sende artık bana gül
dokundurma elini pıhtılaşan kana gül
bahçe boş ;çeşme kuru ; nerde bostancıbaşı
gelde feryâd ü figân etme bu hüsrâna gül
yıllarca yatağında uyudum semenderin
çakallar yuvalandı bizim olan hana gül
unuttum gökkuşağı altındaki resmini
nice bühtan ettiler eski bir sultana gül
kâinat oluk oluk boşalırken içimden
yağmur damlası bile olamadım sana gül
uzandığım her hayal tutuşturdu ömrümü
her yangınla yeni bir yangın düştü cana gül
ya öldür , yarasalar okşasın cesedimi
ya da terkedip gitme beni bu isyâna gül
dinle ki , en ölümcül şarkımı söylüyorum
darağacı kurdular döndüğüm her yana gül
nasıl sevişiyorsun kırkayakla , çıyanla
hani boyun bükmüştün ebedî fermana gül
meğer bir yanılgının zinciriymiş umudum
güvenimi yitirdim şimdi her dermana gül.
Hayal Limanında Demirleyen Yelkeniyle
bilseydin;baharımdı seni bana getiren
bir vedaya ağlayan içli melekler gibi
anlasaydım,ülkemden hazineler götüren
her bakışı öteden birini bekler gibi
üşüdüğüm sahrada bu deniz sanki serap
hep aynı dakikada dönüp duruyor zaman
O'nsuzlukta dermanım değil,dermanım da harap
ey uyuyan yelkenli,ateşte sen de yan
tahtını en büyülü divanında bulmalı
açılmalı sonsuzluk sularında engine
fırtınalar kopsada,umudumuz olmalı
limanları boyarken gökkuşağı rengine
yapayalnız kalıyor O'nsuz kumlarda köpük
O'nunla damla damla kuruyor masum deniz
batırır en devasa gemiyi bile bu yük
ardında birer birer soluyor düşlerimiz
bilseydin;yakınında soluklanan çiçeğin
izlerine mahpustur çatlayan dudaklarım
ayinimiz sürecek o büyük vakte değin
hatırası köz olsa,yüreğimde saklarım.