1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

hasan sabbah beni tanımlar diyenler

toplam 102 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

hasan sabbah hakkında hasan sabbah

~63 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »

    Yanlış isim...

    RavenGrip   23 Ağustos 2010 23:51   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sevgili ve kazıksız arkadaşım, güzel insan raulf ve "raulfcuklar"
    madem iş haşhaşla ex le kolex le cıgarayla şarapla oluyo sabbah zamanına kadar / sabbah zamanında / sabbah sonrası neden sabbahın kurduğu bu oluşum gibi bir oluşum peydah olmadı? haşhaş sabbahtan öncede vardı sonrada ama ne sabbahtan önce ne de sabbahtan sonra böle bi oluşum yoktu... şahsen 2 bira 1 fişek cıgara ısmarlayacağım diye kandırıp birçok iş yaptırdığım arkadaşım oldu emme ufak tefek işlerdi. git birilerinin kafasına çök fedailik yap, kafa kes kan akıt desem hasstir len ordan derler adama... bence sen ya siyonist ya taasupçu hristiyan ya da ne mikimi söylediğinden haberi olmayan appoyy sun

    Kumeyl   06 Ocak 2010 01:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sabah sabah gelsen ya

    ikarus vidoya   18 Kasım 2009 05:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bol haşhaş bol kokain , çok marihuana az vitamin...

    Kısacası Hasan Sabbah tekniği. Kafa bir milyon olan müridler,vitamin eksikliği dolayısıyla adam gibi kullanamadıkları beyinlerini , iyice kullanamazlar. Sonuç intihar eylemcisi haline gelmiş birer zombiye dönüşürler.

    Sonrada aman hasan böyle karizma liderdi,tapınakçıları etkiledi.Şuanki mason örgütlenmelerinin hepsinin temel taşlarından biri oldu.Hede höde anlatılır.

    Bildiğin beyin yıkıyorlar işte.Bide bu beyni yıkanmış güruhu ciddiye alıp , onlar öyle değil.Felsefeleri var.Şusu var busu var diyip atıp tutarlar. Sanki beyinleri çamaşır deterjanıyla yıkıyorlar... Tabi ortada bir felsefe olacak ki beyin yıkamak kolay olsun. Amen

    Raulf   08 Eylül 2009 10:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    otçu baba

    rastafarian61   07 Eylül 2009 04:17   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Şövalye De Payens ve beraberindekiler, Kudüs'e geldikten kısa bir süre sonra İsmaililer ile karşılaştılar. Gilde mensubu rahiplerden Şövalyeler hakkında bilgi alan ve onların Hıristiyan camiası içindeki en etkili ve bilgili kişiler olduğunu öğrenen Hasan Sabbah, Mabet Şövalyeleri ile görüşmeyi özellikle istedi. Bu isteğin altında, Templierler'in eski bir Batıni ekolün mabedini koruma görevini üstlenmeleri ve mabet içinde bazı kaybolmuş sırları açığa çıkarmak için yaptıkları araştırmaların da etkisi vardı. Bazı araştırmacılar, De Payens'in amcası olan piskopos Chiaravalle'nin, Avrupa'da yaşayan Kabbalacılardan, mabedin temellerinde gömülü olan bazı Batıni sırların yerlerini öğrendiğini, tarikatı da sırf bu sırların bulunması için kurduğunu ve Kudüs'e gönderdiğini öne sürmektedirler. Kimi iddialara göre, aralarında kaybolan bir kutsal kelimenin yazılı olduğu taş levha da dahil olmak üzere, sırların büyük bölümü, Şövalyeler tarafından mabedin temelleri arasında ortaya çıkarılmıştır.

    Tamplierlerin Mabette arama yapma özel görevi ile Ortadoğu’ya ulaşmalarından kısa bir süre sonra, Şövalyeler ile İsmaililer arasında ilk temas kuruldu. Dönemin İsmaili lideri Hasan Sabbah, Şövalye Hugs De Payens ve diğer şövalyeleri Alamut Kalesine davet etti. Hugs De Payens ve diğer Şövalyeler, bu davet üzerine, Hasan Sabbah'ı, Alamut kalesinde ziyaret ettiler. Burada Sabbah'ın kurduğu sistemi gözleriyle gören Şövalyeler, örgüt ve Batıni doktrin hakkında da ilk ağızdan bilgiler aldılar. Kudüs'e geldikleri sırada Katolik inancın savunucuları arasında yer alan Templierler, Hasan Sabbah ve Dailerini tanıdıktan, İsmaili öğretisini derinlemesine inceledikten sonra, ortodoks Katolik inanç tarzından giderek uzaklaştılar ve akılcılığı ön plana çıkaran Batıni doktrine bağlandılar.

    Templier'lerdeki bu inanç değişikliği, kurdukları güçlü örgüt sayesinde tüm Avrupa'ya yayılırken, Katolik kilisesinin de giderek zayıflamasına yol açtı. İsmaililerle ilişkileri, Templierler'in tüm felsefesini değiştirmişti ancak bu ilişki, örgütün sonunu getiren suçlamayı da bünyesinde barındırdı. Templierleri yok etmek için bahane ararken Papalık, tarikatı, "Müslümanlarla ilişki kurmak ve hatta Müslümanlaşmakla" suçladı.

    Örgütlenmelerini İsmaili teşkilatı yapısını örnek alarak gerçekleştiren Templierler, disiplin, hiyerarşi, tarikatın başkanı olan Büyük Üstada mutlak bağlılık ve itaat gibi, İsmaili uygulamalarını sürdürdüler. Üç dereceli bir inisiasyon sistemi kurdular. "Mass" adı verilen ayinlerde, Kutsal Ruh'un sembolü olarak kabul ettikleri ekmeğe, kirli olabilecek elleriyle değmemek için eldiven giyen Templierlerin önlükleri de koyun postundan yapılmıştı ve beyazdı. Templier'lerin yalnızca önlükleri ve eldivenleri değil, tüm giysileri beyazdı. Bu geleneği de İsmaililer'den alan Templierler, tek fark olarak, göğüslerinin üzerine, Haçlıların sembolü olan kırmızı bir Haç diktirdiler.

    Tarikata üyeler, ketumiyet yemini ederek alınırlardı ve yeminini bozanlar bunu hayatlarıyla öderdi. Şövalyeler birbirlerine "Kardeş" diye hitap ederlerdi. Üç dereceli örgütlenme yapılarında ilk derece sahiplerine, daha yukarı dereceli üyelere hizmet etme zorunluluğu nedeniyle "Serving Brothers" denilirdi. İkinci derecede birer "Chaplaini" olan tarikat üyeleri, Şövalye (Knight) unvanını ancak en üst derecede elde edebilirdi. Templierler de, öğreticileri İsmaililer gibi, yüce bir varlığa ve insanın o varlığın bir parçası olduğuna inanıyorlardı. Şövalyelerin en önemli prensibi, herkesi inançlarında özgür bırakmak, kendi inançlarını kimseye zorla kabule çalışmamak olmuştur. Bu durum, tarikat ile Katolik kilisesi arasındaki en önemli ayrılıklardan birisi haline geldi.

    Templierler, tıpkı İsmaililer gibi birbirlerini tanıyabilmek için gizli işaret, parola ve semboller kullandılar. Bu gizlilik daha sonraki yıllarda Papalığın baskılarından kurtulmak için de işe yaradı. Templierler ayrıca İsa'nın çarmıha gerildikten sonra öldüğünü, yani onun bir fani olduğunu savunuyorlardı. Onlara göre göğe yükselen şey, İsa'nın tekamül etmiş ruhuydu. Yani Tanrı ile birleşen İlahi Kelamdı.

    Templierler, 1312 yılında Papalık tarafından lav edilmesine karşın, örgütlenme yapıları ve felsefeleri Avrupa'da çeşitli kurum ve kuruluşlarda yaşamlarını sürdürdü ve Katolik hegemonyasının yok olmasına yol açan, Rönesans ve Reform gibi akımların gelişmesini sağladı. Bu akımlarla güçlenen, Batıni doktrinin en önemli dayanağı olan İnsan Sevgisi, Hümanizm giderek güçlendi ve günümüzde tüm dünyaya egemen olmaya başladı.

    Kumeyl   07 Eylül 2009 04:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Aman sabbahlar olmasın.

    Raulf   05 Eylül 2009 15:26   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    SISHEI bilinenlerin aksi birşey söylüyorsun,bu konudaki kaynağın nedir acaba,merak ettim sadece...

    yakup cemil   24 Temmuz 2009 13:05   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    söylenmesi gereken bir husus Hasan Sabbah'ın taraftarlarına 'Assasins' adını vermesinin öyle sanıldığı gibi eylemden önce müritlerine haşhaş vermesi olmadığı. Çünkü bu kelime Arapçada 'Bekçiler' ya da 'Sır belçileri' anlamına geliyor.
    Sabah'ın 'bekçileri' yenidendoğuşa, bedenden bir an önce kurtulmak gerektiğine inanan, sınırsız itaat anlayışıyla yetiştirilmiş kimselerdi. Bundan dolayı Hasan Sabbah, Alamut'a gelen Selçuklu Sultanı Melikşah'ın elçisinin durumu kavraması için iki müridine uçuruma atlama emri verdiğinde adamlar tereddüt etmeden kendilerini boşluğa bıraktılar. Buna rağmen Melikşah kentlerde oturan ne kadar İsmailiye taraftarı varsa öldürttü. Ünlü vezir Nizamülmülk komutasında Alamut kuşatıldı ama bir fedainin Nizamülmülk'ü öldürmesiyle kuşatma kaldırıldı.

    SISHEI   24 Temmuz 2009 11:17   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Batıni imamı olarak tanımlar kendisini... Sürekli kötü olarak tanımlanmıştır. Ama mücadelesine aslında sırrlarına bakınca. En iyilerdenmiş...

    guel   06 Haziran 2009 11:59   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Alamut'un efendisi
    insanları aptallaştırabilen zekaya sahip insan

    ULU NARCISSUS   04 Mayıs 2009 19:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    siyasal islam sabbah la somutlaşmıyormu?

    temple of the king   01 Mart 2009 12:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ülkemizde sabbahlasmak illegaldir ona gore

    temascet   15 Şubat 2009 07:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    anlatalım efendim...bunca geyik ve ciddi yazıların arasına benım iliştireceklerim ne kadar sallantılı olur bılmem ama ben yazayım siz öğütün...çözümlemeler bana ait olduğundan yanlışım varsa istediğiniz çarmıha gerebilirsiniz...

    hassan sabbahın filozofık kişiliğine baktığımızda o da yeryüzünün gökyüzü temsilciliğine soyunmuş bir zat-ı muhterem olarak karşımıza çıkmaktadır...bunun türkçe meali "peygamberlik" tir...lakin kendisine sahte peygamber denilmiştir...bunun sebebi tahmın edecegınız gıbı (diğer peygamberlerin aksine) yapay bir cennet yapmış olması ve cennet kavramını yaparak yaşayarak öğrenme kavramına uygun olarak düzenlemesidir...

    tarihte herkes bir iz bırakıp hatırlanmak ister...bu hatırlanma isteği her ne kadar olumlu işler yapanların hatırlanacağı anlamına gelsede hassan sabbah bunun aksini iddia eden bir ekolun içinde hatta bu ekolun liderliğini üstlenmiş bir kişidir...

    kafasına koyduğu işi başarmak için oğlunu bile öldürmekten çekinmeyen biridir...sevdiği gizliden gizliye hoşlandığı kadını cennet bahçesine bırakabilecek kadar ego tatmininden arınmış bir kişidir...

    psikolojik açıdan korkuyu insanların içine işlediği için düşmanlarını düşünmeye mahkum etmiş birisidir...

    ismi kulaktan kulağa fısıldanıp onunla iletişim içerisinde olan, onunla görüşen kişilerin az oluşu kendisine bir gizemlilik kazandırmıştır...kendisini gören kişilerin intihar eylemleriyle cinayetler işlemesi "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" felsefesini beslemiştir...

    iyi bir stratejisttir....
    düşman tarafından zaptedilmesi ve ulaşılması güç bir tepeye "ALAMUT KALESİ" Nİ inşaa etmiştir....yerleştiği bu yer öğretisi için gerekli alt yapıya sahip bir yerdir....
    muridlerini genç yaştaki erkeklerden seçmiştir... tanrıya ulaşmak için din derslerinin yanında ayrıca askerlik eğitimi verdirtmiştir....

    döneminin önemli kişiliklerinden ÖMER HAYYAM ve NİZAMMÜLMÜLK ile aynı medrese de eğitim aldıkları ve aralarında bir öğreti geliştirdikleri söylenmekle beraber...bir çok kaynak aynı medrese de okumadıklarıyla ılgılı mantıkı bılgıler sunmaktadırlar...
    olan bilgi hassan sabbah ve nizammülmülkün bir çekişmesi olduğudur..( kız meselesi mi dersiniz, kan davası mı dersiniz, güç gösterisi mi dersiniz vs vs ne derseniz deyin )
    öte yandan kımı bılgıler hayyam'ın eline şarap testisini alıp vuslatının dizlerine uzanmış, yıldızlara bakıp dörtlüklerini dizerken hassan sabbah ve nizammülmülk arasında kaldığı söylenir...gerek nizammülmülk gerekse hassan sabbah hayyamı yanına çekmek için uğraşırken ( nizammülmülk sayesinde sulçuklu sultanından maaş bağlanmış olsada ) o vuslatının dizlerine uzanıp şarabını yudumlamayı tercih etmiştir....

    kimi rivayetler hayyam'ın nizammulmulk sayesınde maişe bağlandığından ötürü; hassan sabbahın bu olayı hazmedemediğini ve öç almak amacıyla da HAYYAM'ın tek yazılı kaynağı olan "Rubayiat"ını çaldığıdır....her ne kadar bu Rubayiat'ın sonradan TİTANİC te battığı söylensede o kitabın orda ne işi olduğuyla ilgili pek malumat bulamadım...

    son olarakta bu hassan sabbah haşhaş olayını nasıl keşfetti gibi bir merak uyanırsa; zaatallerinin genç iken çok dolaştığı ve yine bu dolaşmalar sırasında bir mariuvana partisinde garsonluk yaptığı ve bu keyif veren otu orada keşfettiği söylenmektedir...

    tabi bu meret o zamanlar bulunmaz nimet olduğundan kendisi alamut kalesinin ınsaasını tamamladıktan sonra kalenin tepesınde dort tarafı açık malikanesinde; saksılar içinde özenle "haşhaş, hint keneviri vs " yetiştirdiği ve çalınır yada ne olduğu bilinir kuşkusuyla malikanesine en sadık ve güvenilir adamlarını dahi oraya almadığıdır....

    AYDINLATICI OLABILDIYSEM NE MUTLU BANA..OHHH BE

    temascet   07 Şubat 2009 03:57   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    dunyann che'den sonra ihtiyac duydugu insan..

    sahirerdogan   27 Aralık 2008 14:45   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bazi milletleri örgütleyerek selçukluya karşı isyanlar çıkartmış kişi,yandaşlarına esrar vererek beyin yıkadığı doğrudur..

    grandet   08 Temmuz 2008 23:32   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    devilfeed   24 Haziran 2008 19:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Alamut Kalesi romanındaki ana karakter diye bilinse de bir çok kişi tarafından Nizamı mulk, Ömer Hayyam'la birlikte tarihte önemli bir üçlemeyi oluşturur...
    tarihteki ilk intihar eylemcisini ve ilk siyasi süikast girişimini gerçekleştiren şahısdır.
    zeki ve başarılı bir devlet adamı denilebileceği gibi bir despot olduğunu söyleyenlerde çıkabilir..

    bilgecocuk   24 Haziran 2008 13:17   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    çok değerli bi kardeşimizdir,
    bana bile birkaç kez pabuçumu ters giydirmiştir...

    sham sheytani   07 Şubat 2008 15:19   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    zaten biz daha zekiyiz. ne bu kıskançlık krizleri anlamadım gitti. hiç yakışıyor mu?
    cık cık cık..

    basilisk   31 Ocak 2008 14:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :yafes

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage