kız arkadaşımla gitmiştim,romantizm bana göre değil heralde
#
işte o sahne
GIRIS
Başka bir dünya olduğuna yemin edebileceğiniz o açık denizlerin gecesinden çıkıp gelen hayalet geminin sisli şehir caddelerinde, köy mezarlıklarının tarlalarla kesiştiği boşluklarda, çocuk parklarında ve kurgusu boşalmış luna parklarda, sandalyeleri ters çevrilmiş meyhanelerde, okuyucuları çoktan yok olmuş kütüphanelerin ıssız koridorlarında gezindiğini mutlaka birileri fısıldamıştır kulağınıza. Hatta geceleyin birdenbire havlayan köpeklerin neden ürktüklerini o zaman hissetmişsinizdir. Ya da tüm bunlar uyku ile uyanıklık arasında yaşanan türden bir hayal...
SON YAZI
Dergi Bitti!
Kitapların ve filmlerin sonunda eskiden 'son' diye yazarlardı. O zamanlar bunun nedenini hiç düşünmezdim. Uzun zamandır hiç bir şeyin sonuna 'Son' diye yazılmıyor. Sanki artık hiç bir şeyin bittiğine inanmıyoruz. Hiç bir şeyin sonunu görmek istemiyoruz. Hayalet Gemi'nin sonu, görmek istemediğimiz sonlardandı. Ama belki de yeni başlangıçları mümkün kılmak için bazı şeylerin bittiğini kabullenmeliyiz. Sonsuzluk kendi başına bir yanılsamadan başka ne ki... On yıl önce her şey bir yanılsama mı diye sormuştuk kendi cümlelerimizle. On yıl sonra yeniden soruyoruz... Çünkü cevabı bulduğumuz yanılsamasına hiç kapılmadık, soru sormayı sürdürdük. Sürdüreceğimize de inanıyorum ve bu sefer yazımın sonuna küçük çıpa yerine o meşum sözcüğü yazıyorum.SON
not: bazi sayilarini ilisikteki linkten okuyabilirsiniz:
bşlngıcı asla unutamıcaım bi film...
onu da yakmak istiyorum...
ah lan baski organi, sen ne guzeldin. bin iken bir yaptin beni; lal iken sel eyledin bu zihnimi. hala saklarim eski sayilarini ve okurum los ve issiz zaman dilimlerinde.
henüz ilk sayılarında, edebiyat sahnemizin kalantorları tarafından - kendilerinden icazet alınmadığı için olsa gerek - "büyük bir ukalalık" olarak nitelendirilmiş hayalet gemi. sırtlarını dayamadıkları için de uzun süre zor koşullar altında basılmıştı dergi. baskısı, dağıtımı, bayi payı vs. derken kalabalık bir ilüzyon içinde bırakıp ayrıldılar bu limandan.
abi bu gemi buz dağlarınında içinden geciyomu casper gibi :S :S :S :S
şizofrengi ve hayalet gemi bi cok güzel insana yon vermiştir..bi daha da gelmemiştir bu ikisi gibi dergi
web sitesinden indirip okuyoruz ama keşke eski basımlarını bulabileceğimiz sahaflar olsaydı...Alıp arşiv yapmak ne iyi olurdu.
ÇOK GÜZEL NE YAZIK ZAMANINDAN SONRA FARK ETMİŞ OLMAK ŞİMDİ GERİYE DÖNÜK SAYILARINI OKUYORUM BAYILDIM NEDEN DEVAM ETMEDİ DİYORUM KENDİ KENDİME SONRA CEVABI YİNE BULUYORUM NE YAZIK İYİ VE GÜZEL OLAN NE VARSA KISA ÖMÜRLÜ GENELLİKLE ÜLKEMDE
başka bir dünya olduğuna yemin edebileceğiniz o açık denizlerin gecesinden çıkıp gelen hayalet geminin sisli şehir caddelerinde, köy mezarlıklarının tarlalarla kesiştiği boşluklarda, çocuk parklarında ve kurgusu boşalmış luna-parklarda, sandalyeleri ters çevrilmiş meyhanelerde, okuyucuları çoktan yokolmuş kütüphanelerin ıssız koridorlarında gezindiğini mutlaka birileri fısıldamıştır kulağınıza. hatta geceleyin birdenbire havlayan köpeklerin neden ürktüklerini o zaman hissetmişsinizdir. ya da tüm bunlar uyku ile uyanıklık arasında yaşanan türden bir hayal...
web sitesindeki dergiler 92-00 arası olarak güncellenmiş
bizim kücüklügümüze denk geldi.. anca sonlarina yetistik.. simdi sahaflarin kapilarini asindiriyoruz.
finlandiya abd ortak yapımı hücum bot.
mehmet açar bile yazmıştır bu dergiye, o kadar şaanedir yani ben daha ne diyeyim.. murat gülsoy'un da hastasıyız ailecek.. hayaletgemi.com'dan eski sayıları indirip dijital dijital okuycaınıza printer'ınızdan basınız ya da bastırınız da bi keyfi olsun..
yayını durduruldu çünkü dağıtım işleri çıkmaza girmiş ve neredeyse imkansız hale gelmişti
ayrıca filmi de var. fazla korkutucu olmasa da insanı geriyor.
web sitesinde 1992-1997 yılları arasındaki sayılar pdf olarak mevcut..