herkesin anladığı kadar, doğrusu da yok, yiyiceksin, içiceksin, kendine ohh afiyet olsun diyeceksin, hepimize afiyet olsun.
balans ve manevra.
senin, benim gibilerin üzerine düşünebileceği bir şey değildir hayat.. sadece oturup konuşabilirsin hakkında.. ama düşünmen doğru değildir, anlamlı değildir.. denize sıfır bir çay bahçesinde, kapkaranlık müziklerle kapkaranlık bir bar taburesinde, bir başına veya diğer bütün başlarla sadece her şeyin ne kadar kötü gittiğini birbirine anlatıp durmak hayat değildir..
hayat böyle bir şey değildir dostum.. hayat çok daha kötü olandır.. sadece bir süre için yaşamana izin verir hayat ve isterse onu anında sonlandırır..
kaç tane savaş gördün ömründe, kaç tane savaşa katıldın ha.. savaş sensin dostum.. savaş tam olarak sensin hayat değil..
kimse hayat kötüdür falan demesin.. hayat tam da gördüğün, hissettiğin ama asla ruhuna iyi gelmeyecek şeydir.. bir sabah kalkıp aynaya bakıp sakallarını kesip kesmeme konusunda ikileme düşmekten başka yapacak hiçbir şeyin yoksa ve o aynaya baktığında bir an bir gün bende öleceğim, tanrım bu hayatı yaşadığıma inanamıyorum dedikten sonra hiçbir şey olmamış gibi çift yumurtayla yapılmış kaşarlı bir omleti midene indiriyorsun ya.. işte o zaman söz hakkın kalmıyor hayat hakkında.. işte o an hayat kötüdür diye bir şey söyleme hakkın kalmıyor..
hayat kötü mü, hayat çok berbat bir şey mi.. siktir git!