ne desem, kac satir konussam da, hep bi bok konusmamis olacakmisim gibi gelir. basinin ve sonunun insan uzerinde bu kadar etkisi varken, ya cok fazla iyimser olunabilir ya da pesimistin allahi.
guzel basliyor gibi, kul kole herkes etrafinda. fakir bir ailenin 15. cocugu da olsan, kellogs la buyumus hasari velet de olsan hayata karsi garezin o zamanlar; sayabildigin fasulye taneleri kadardir, dogru orantili olarak artar.
gun gecer, dimag gelisir. her boktan nefret etmeye, tiksinmeye, elestirmeye, istemeye, susmamaya baslanir.
ilahi dinlerde hep isyana tekabul eder bu. ayiptir hep. aklimiz yetse de bulanir kesin der kurcalamayiz. susmayi ogretenler, asil suratina konusulmasi gerekenler, dovunulmesi gerekenler, hep en cok sustuklarimiz olur.
sessiz kalmayi ogrendikce. dis cevre tarafindan tehdit unsuru kabul ediliriz. programlanmis rami bozuk midi kasalar tasavvurunda ergenler olarak ilgi duymaya baslariz. duyulan oldukca power supply yetmemeye baslar, sorgulayanini gormedim daha...
sansli olanlarimiz olume tekabul eder melek kivaminda. ne baslari agrir ne de agritirlar. al, onulmaz dediklerimiz dahi sadece hickirik artik. fazla karbondioksit biraz da. her boka basit fiziksel aciklamalar getirsek de, yuzeysellik kanimiza isledi bi miktar. olume once aglayabilip, ertesi gun back-up`ini coktan edindigimiz maskeli entarilerimize de burunebildik.
ota boka sukrettik uzuuunca sure. bi kere olsun, neden minakoyim diyebilen sanslilar arasina cok gec girdik cogumuz. giremeyenlere acimak erdemsizlik diye susanlar, sadece ergenliklerini ozetlediler. genclik disardakilere kaldi.
bitti ve de sonucta olduk. topragimiza cicek ektiler bir suru. istemiyorum lan! diyemezdik. sevmiyorum cicek ben, bahar geldi diye ancak bekciyi kandirirsiniz. ve sadece bayramlarda bogrumden cikan gul fidaninin dikenini temizlersiniz.
cogumuz bagimli olmanin sikintisini dahi yasamiyorken, kalan kismimiz minnet duymamayi ogrenip anca kendi bilissel derslerini tekrar etmekteyken; buyuduklerini farkedip sikerim boyle hayati hocu diye yadsinamaz sacmalayanlar etrafimizda doldu. pesimist olamadik, optimist polyanna`larla zevk u sefa eyledik.
hayat tospembe degil midir ey dangalak? susmak deil midir? olmadikca daha cok istemek, haketmeyene baglanmak, baglanani tanri yapmak, susana bagirmak, hep boktan seyler umarak devinmek degil midir? ele gecirme durtusunun herkesde oldugunun farkidaliginin toptan paranoyasi degil midir? ikiyuzluluk degil tabi tum bunlar. merhamet var, ask var. kardeslik var, dost var.
kabacasi bi sikim yok. kibarcasi ise, hayat berbat. parmaklarimda hate! yaziyor benim. asosyalim+cirkinim+espri anlayisim kit+sevebiliyorum hala ve de...
olumle sonlanan hicbirsey iyi olamaz ki. annemi icersine gomecegim, sevdiklerimi kaybedecegim, haketmedigim, hakettiklerimi alamadigim, elimden kayip giden hicbirseyi barindiran hicbirsey iyi olamaz. tum bunlar olduktan sonra sukret diyenler tospembe. ben pesimistim, salagim, hantak beyinliyim. susarim. hangi filmi izlemek istersiniz aglamak icin, mutluluk tiraj yapar mi? duygu masturbasyonunun sehvetiyle yanip tutusan sabir taslari yuzunden uzulemiyor bile insan, susuyor.
benim gibi...
not: isbu yazi kisisel asiri mutluluk sonucu, uyku bozuklugu yasanmasi vesilesiyle tamamen beyin sikmek maksatli yazilmis nuktedan bir denemedir. kendi icerisinde dustugu tezatlar, tanim karmasasi, hiyerarsi buzusmesi, sacmalama demekten cok ote, sadece sabirli ve open mind sahibi kisiler tarafindan anlasilacak turdendir. tum bu kisim haricindekiler baslayacak ve `sikerim ateist lan bu!` gibisinden atip tutacak, sabirsizligini itham etmekle odeyecektir.
sus simdi. sadece bağlan. sus. göremiyorsan ya göz kapakların fazla sana, ya da gözlerin.