toplam 140 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | JuSToNe82 |
| tuttum | okyanusta zerre |
| tuttum | trailblazers |
| tuttum | matrockcocuk |
| tuttum | Darksaga |
| tuttum | queenmercury |
| tuttum | countessbathory |
| tuttum | evafloyd |
| tuttum | Cronos |
| tuttum | GrandFunkRailroad |
| tuttum | copposetindekiruh |
| tuttum | puredevil |
| tuttum | kurusulu |
| tuttum | helldevil |
| tuttum | Amberyl |
| tuttum | lipenscel |
| tuttum | zenofobik |
| tuttum | curcos |
| tuttum | tiya |
| tuttum | Mr Charming |
~41 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
Tell me pretty girl, do
You know how I am?
Have you ever seen me
As your friend?
Anything we have is
Those hungry nights
But theres so much
Left unsatisfied
All those little things
You told me
Aint good enough to
Show me
That were gonna make
It through the time
I found out
In the middle of a
Heartbeat
And I know that im
Doin right
Together we are still
So far apart
I found out
In the middle of a
Heartbeat
And the more I try to
Be your light
I cant get any closer
To your heart
Now that Im afraid
Just to ask for more
Im still waiting
As I did before
If you only said that
Its not too late
We could then rely
Upon your fate
All those little things
Youd tell me
Could bear enough to
Show me
That were gonna make
It through the time
I found out
In the middle of a
Heartbeat
And I know that im
Tellin right
Together we are still
So far apart
I found out
In the middle of a
Heartbeat
And the more I try to
Be your light
I cant get any closer
To your heart
I found out
I found out
I found out
In the middle of a
Heartbeat
And I know that im
Doin right
Together we are still
So far apart
I found out
In the middle of a
Heartbeat ...
nerde kaldı arkadaş 2008 album...single fena deildi..beklioruz...
@blackphatma:google dan helloween yazıp,helloween hakkında bulduğun bilgileri sağ tıklayıp kopyalayıp sonra buraya yapıştırmasan ne güzel olur..
burda sen şahsi fikirlerini sunsan daha güzel olur..
keeper 1 ve 2 ayrııca the time of the oath dinlenmesi gerekli helloween albümlerdir.bunları iyi bir helloween dinleyicisi zaten bilir ama bilmeyen varsa önermek isterim..
Bugünlerde forever and one adlı parçalarına tutuldum.Yeni dikkatimi çekti o kadar albümleri arasından.
Power Metal”in kurucusu ve günümüzdeki en büyük isimlerinden biri olan Helloween’in kuruluşu 70’li yılların sonlarına dayanır. 1979’da müziksever iki arkadaş, Kai Hansen ve Piet Sielck birlikte müzik yapmaya başlarlar, birlikteliklerine de Gentry ismini verirler. Uzun süre dikiş tutturamazlar, aradıkları elemanları bulamazlar, sonunda grubun adı “Ironfist”, basçısı Markus Grosskopf, davulcusu ise Ingo Schwichtenberg olur. Ardından efsanevi gitarist Michael Weikath’ın grubu "Powerfool"dan ayrılıp “Ironfist”e katılımıyla çekirdek kadro kurulur.
Bu kadro iki parçayla 1984 yılında “Death Metal” adlı bir toplama albümünde yer alır. Kariyerlerine death metalde başlayan grupta daha pek çok değişiklik olacaktır...
1985 yılında ise ilk EP ve ilk albümlerini yayınlanır. “Walls Of Jericho” isimli albümden belki amatörlük akmaktadır ama insanlar bu grubun potansiyelini farketmişlerdir. Çok geçmeden birkaç plak şirketinden teklif alırlar. “Walls Of Jericho” albümü, Helloween’in şu anki müziğiyle kıyaslandığında çok basit kalıyor ama Kai’nin o zaman bile muhteşem olan gitar becerisi ve Ingo’nun tekniğiyle ortaya çok saf ve enerjik bir albüm çıkmıştır.
Bu albümde aynı zamanda vokalleri üstlenen Kai Hansen, özellikle konserlerde aynı anda vokal yapıp gitar çalmanın zorluğunu anlamış olacak ki, vokalist arayışlarına başlanır. Bulunan vokalistse, Helloween için büyük bir şanstır. Belki Dünya’nın en iyi metal vokalistlerinden biri olan Michael Kiske grubundan ayrılarak Helloween’e geçer.
Kiske’nin katılımıyla grupta kısa zamanda büyük değişiklikler olur. 1987’de Metal tarihinin de dönüm noktalarından sayılan “The Keeper of The Seven Keys Part:1” albümü çıkar. İki senede alınan yol ise inanılmazdır. “Walls of Jericho”dan çok daha temiz, çok daha melodik ve profesyonel bir tarza kavuşmuştur grup. O kadar ki, geçen on sene içinde yaptıkları en kaliteli işin “The Keeper of The Seven Keys Part:1” albümleri olduğunu düşünüyor çoğu hayranı.
Kiske, gruba müzikal olarak büyük katkılar yapmıştır, daha sonra grubu dağılma noktasına getiren de odur fakat henüz birbirlerine çok bağlı yirmili yaşlarda beş müzisyendir onlar.
İsminden de anlaşılacağı “The Keeper of The Seven Keys Part:1” bir çifte albüm olarak düşünülmüştü, fakat henüz çok yeni olan bu gruba plak şirketi izin vermedi. Böylece “The Keeper of The Seven Keys Part:2”nin çıkması biraz gecikti. Grubun en iyi albümü kabul edilen ve Amerika dahil her yerde sesini duyuran bu albümün farkı neydi? Daha doğrusu Helloween’in farkı...
Helloween, hiçbir zaman çok sert ve sıkı bir metal grubu olmadı. Üstün müzik bilgisine ve kabiliyetine sahipiki gitaristleri vardı. Müzikleri bunların üzerine kuruldu. Onların birbiriyle uyum içindeki gitarları, Ingo’nun davulu ve Michael’ın eşine pek rastlanamayacak sesi, çok basitmiş gibi görünen fakat derin anlamlar içeren sözleri birleşince ortaya şimdiye kadar hiç denenmemiş bir tür ve görülmemiş nitelikte bir grup çıktı.
Keeper serileri, “A Tale That Wasn’t Right”, “Halloween”, “Keeper Of The Seven Keys”, “Future World”, “Dr.Stein”, “I’m Alive”, “I Want Out” gibi hitler çıkarır, özellikle “A Tale That Wasn’t Right” önemli bir yere sahiptir.
Halen pekçok grup kendine “Keeper:2” albümünü öek almaktadır ve bu albüm hâlâ diğer albümlerinden çok satmaktadır. Helloween’ın metal dünyaına yeni bir tarz getirdiği “Keeper:2”den sonra farkedildi ancak. Çok taklidi, takipçisi çıktı. Helloween hayranı gruplar bir çok başarılara imza attılar. Bunların içinde en önemlisi sanırım “Blind Guardian”dır. “Blind Guardian”, ilk kayıtlarında ve albümlerinde tamamen Helloween’i taklit etmeye çalışmıştır. Hansi de bunu saklamıyor.
Michael Kiske, gruba kazandırdığı kadar şeyi de götürmüştür diyebiliriz. Aslında onun müzik zevki metal dışıydı. Biraz da bencil kişiliği, Kai Hansen’i kendi kurduğu gruptan ayırmıştır. Son olarak bir Live album çıkaran grup, (Live In The UK) uzun süreli sessiz bir döneme girmiştir. Zaten Kai olmadan grubun dağılacağı, ya da çok değişeceği söylenmektedir.
1991’de sessizlik bozulur, “Pink Bubbles Go Ape” albümü gelir. Üstüste üç mükemmel ve gittikçe gelişen albümden sonra tam bir hayal kırıklığıdı. Yeni gitarist Roland Grapow tepkiler alır, fakat sonradan herkes onun Kai kadar olmasa da çok yetenekli olduğunu anlayacaktır.
“Pink Bubbles Go Ape”, çok kötü değil gerçi ama Helloween’in o eski uyumu, hızlı soloları yok. Kiske grubu kendi müzikal zevkleriyle etkilemeye başlamış ve çok değişik etkilenimler seziliyor albümde. Tek kayda değer parça “The Chance” kabul edilir.
1993 yılında ise beterin beteri gelir. Chameleon, artık metalden tamamen uzak şeylere doğru ilerlenildiğini gösteriyordu. Yer yer blues, yer yer caz, yer yer de tanımlanamayacak müzikler, efektler kullanan grup, iyice köklerinden kopmak üzereydi. Albüm belki müzikal açıdan gayet iyiydi, ama hayranları, sevenleri metal dinlemek istiyordu topluluğun, ne de olsa grubun bir çizgisi oturmuştu.
Gerçi “Giants”, “Longing”, “I Believe” gibi muhteşem çalışmalar da barındırıyordu albüm ama genel hava “Keeper” serisinden çok çok uzaktı...
Bu başarısızlıkların üstüne grup ve fanlar tarafından istenmeyen adam ilan edilen Michael Kiske ayrılır. Çok iyi bir vokalist olmasına rağmen artık farklı birşeyler denemek istiyordu, bu ise Helloween’in sonu demekti. Ayrıldı demek yanlış oluyor bu yüzden, Weikath’ın onu resmen kovduğu biliniyor.
Bu bocalama döneminde “The Best, The Rest, The Rare” adlı bir toplama albüm çıkarılır, belki biraz zaman kazanmak, belki de eski hayranlara bir hediye amacıyla...
Yeni vokalist olarak, “Pink Cream 69” grubunun vokalisti Andi Deris seçilir. Tabii ki Kiske kadar yetenekli değildir, yadırganır, müzikle uyumsuz bir sesi olduğu söylenir. Yine de, Andi’li ilk albüm “Master Of The Rings”, tekrar eskiye dönüş sinyalleri vermektedir. İçinde “Where The Rain Grows”, “Why”, “In The Middle Of A Heartbeat” gibi klasikleri barındıran albüm yine de beklentileri karşılamaktan uzaktır.
Tam grup eski havasına kavuşacak derken davulcu Ingo bir trenin önüne atlayarak intihar eder. Yerine “Gamma Ray” grubundan Uli Kusch geçer. Ardından Helloween tarihinin en karamsar albümü gelir. “The Time of The Oath”... Albümle Helloween’in kesin dönüşünü müjdelenir. Çok büyük zorluklar atlatıldıktan sonra, böyle bir gruptan beklenmeyecek kadar melankolik ve karanlık bir albüm “The Time Of The Oath”.
Yine de, Andi’nin ilk albümdeki tecrübesizliğini yenmesi sayesinde, muhteşem bir çalışma çıkmıştır ortaya. “Time Of The Oath”, “Kings Will Be Kings”, “Forever and One” öne çıkan parçalardır.
Turlar da daha çok ilgi görmeye başlamıştır tekrar. Andi de samimiyeti sayesinde hayranlarca çok sevilir. Bu turlardan bir konser kaydı çıkar, “High Live” isminde. İki cd’den oluşan albüm bir konser albümünün nasıl olması gerektiği konusunda iyi bir öektir.
Helloween, iki senelik bir aradan sonra tekrar stüdyoya girer. “Better Than Raw” isimli yeni albüm, “Keeper” tadında, biraz daha olgun ve sağlam yapısıyla büyük başarı kazanır. Her açıdan muhteşem olan bu albümde “Midnight Sun” Helloween elemanlarının da kabul ettiği şekilde, tarihlerinin en iyi parçasıdır. Ayrıca albümde pek çok deneysel öğe yer alır.
Kuruluşlarının onbeşinci yılını kutlamak amacıyla seçme şarkılardan oluşan bir albüm düşünülür. Ancak daha yenilikçi bir işe girişilir ve başka grupların parçalarını seslendirdikleri bir albümde karar kılınır: “Metal Jukebox”. Metal açısından bir şey beklenmemesi gereken albümde David Bowie’den ABBA’ya, Beatles’a çok çeşitli isimler var.
Grup şu sıralar yeni bir albüm için stüdyoya girmek üzere. Hayranları ve sevenleri Helloween’in stüdyodan nasıl bir çalışmayla çıkacağını merakla ve endişeyle bekliyor, ne de olsa geçmişteki albümlerde kimi sürprizlerle de karşılaşmadı değiller.
A Tale That Wasn't Right
(Doğru Olmayan Bir Masalın Sonu )
Burada tek başıma ayakta duruyorum
Taşa dönmüş bir aklım var
İkinci kez kırılmasını önlemek için
Buzla dolmuş bir kalbim var
Teşekkür ederim sana ,sevgili eski arkadaşım
Ama yardım edemezsin,bu,doğru olmayan
Bir masalın sonu
Bu gece hiç uyuyamayacağım
Kalbimde,ruhumda
Bu bedeli ödemekten gerçekten nefret ediyorum
Kuvvetli genç ve cesur olmalıyım
Ama hissettiğim tek şey acı
Sorun yok,arkadaş kalacağız
Bana güvenerek
Bırak sorun yok diyelim
Bu gece yalnız uyumayacaksın
Kalbimle,ruhumla
Aldığın ve sattığın bazı adamlar ağlıyor
Onlar cesur genç ve güçlü olmalıydılar
Bu şarkıyı tekrar çalmanı söylüyorlar
dinleyen bi kız bulsam hiç düşünmeden verirdim nihohaha..
bugün better than raw ve keeper of the seven keys albümlerini dinleyip uzun süreden sonra tekrar kendimden geçirdi beni.better than raw albümü.roland grapow sen nasıl bir insansın dedirten cinsten.herzaman en üstlerde olacaklar.
21 kasimda istanbulda izleyebilecegiz tekrardan kendilerini.bu defa gamma ray ve axxis var yanlarinda bide.....
keeper of the seven keys ii'den sonra bir daah aynı tadı yakalayamadılar ne yazık ki.
ne acı evrim sürecini çok hızlı tamamlayarak kendinden yozlaşıp helloweeni yadsıyanlara :P zamanında helloween dinleyip şimdi ona pok atmak başka nasıl açıklanabilir...hala helloween dinleniyosa var demekki bu grupta bişiler...sen dinnemesende olur ama :D ...gerçi zamanında helloween dinleyip şimdide ona ihrenç dien adam şimdi ne dinliodur az bucuk tahmin edebiliom...
çok iğrenç bi grub yaw 1989 larda dinliyodum . hala mı helloween ?! yazık yahu. hızlandırın biraz evrim sürecinizi.
dün gece 2 ye kadar live on 3 continents dvd sini izledim..az daha işe geç kalıodum sabah..gecenin bi yarısı felaket gaza geldim...zor zaptetim kendimi...acaip muzip adamlar ya...minyatür enstrumanlarla birbirine meydan okuyolar.. :D markus oyuncak bateriyle dani ye kafa tutuyo..aynı şekilde Dani de sascha el kadar bi gitarla kafa tutuyo felan...komedi ya...seviyorum bu adamları..