toplam 1 kişi bulundu. 1 adedi gösteriliyor.
~2 ahkam var.
düz bi çizgi çekelim, bunu 3 parçaya bölelim. ve bu parçaların toplamından bütünün uzunluğunu bulmaya çalışalım.
"belli uzunluktaki bir çizgiyi, parçalarının toplamı, bölünmemiş çizginin kendisinden daha büyük olabilecek bir şekilde de bölemem; şu halde, bölünmemiş bir çizginin uzunluğu, parçalarının gelişigüzel saptanmış uzunlukları ile belirlenemez."
Karl Marx
yani , problem bence farkında olmadan parçaları bölerken çıkan ,farketmediğimiz kırıntılarda yatıyor. bölerken işin içine sıcaklık,basınç , rüzgarın (ve bilimum sapayamadığımız etkenler) etkisiyle kaybolan/dağılan parçacıklar giriyor.bu kırıntılar bazen bir parça kadar büyük olabilir.
eğer parçalardan bütüne çıkarsama yapmaya çalışıyorsak, kaybettiğimiz parça kırıntılarının olmadığından emin olmamız gerekir.ki bundan tamamen emin olmak mümkün değil bence.
bu yüzden ben hiç bir çıkarsamamdan tamamen emin 1 değilim.
insanoğu tarafından ortaya koyulan yazılı, sözlü ya da görsel ifadelerin alıglanıp yorumlanması işine pozitivizmin karşı tarafından yaklaşan anlam bilimi teorisi.. türkçe literatüre "yorumsamacılık" olarak geçmiştir..
temel elementlerinden biri; bütünün, parçalarının tek tek ortaya koyduklarının toplamından başka ve karmaşık bir şey ifade ettiğidir.. yani kelimeleri, görüntüleri, tavırları vb topladığımızda sayıları topladığımızda ortaya çıkan gibi kesin sonuçlar elde edemeyiz.. ki matematik bile sapabilirken, fizikte bile belirsizlikten bahsedilebilirken..
buna göre mesela bir romanın söylemek istediği şey açıklanırken sadece hikayesi ve karakterleriyle değil; yazan kişinin yaşamı, düşünceleri, ilişkileriyle birlikte tüm çevre şartları yaşadığı yer ve zaman da değerlendirilerek algılanmalıdır..
esas ortaya çıkışı özellikle dini metinlerin yorumlanması çalışmalarıdır ve şimdi sosyal bilimlerin kullandığı önemli bir teknik, feylesofların kafa patlattığı bir yaklaşım olmuştur..
teorik olarak zirvelerde gezinmekte, entellektülitenin önemli bir kriterini teşkil etmektedir.. keza sanat ve düşün yapıtlarının incelenmesinde uygulanırken ciddi bilgi birikimi gerektirir..
pratikteyse hepimizin farkında olmadan yaptığı bir veriyi işleme tekniğidir.. neticede hepimiz kendimizi yazılı, sözlü ve görsel olarak ifade etmiyor muyuz ve yine hepimiz biraz feylesof, sosyolog ve hatta paranoyak değil miyiz??
demem o ki; insanları süzmeye hiç vakit yokken, ilişkiler bunca hızlı kurulup dağılırken, hele ki sadece kelimelerle kendimizi ifade ettiğimiz şu yerlerden iletişim kurarken biraz daha esnek olmaya ihtiyacımız var.. zira karşımızdakinin iyi ya da kötü burada gördüklerimizden daha fazlası ve karmaşığı olduğunu göz ardı etmek en büyük yanılgımız olacaktır..
şaşkın notu: yahu nereden nereye?? ben şiirden, alice harikalar diyarı'ndan, şirinler'den falan bahsedecektim.. neyse.. o da başka yazıya artık..
sindirim notu: uzun zamandır sosyomat kırlarında geyiklerin peşini kovalamaktan başka bir şey yapmamıştım.. iyi oldu böyle.. oldu, evet..