. artık bir yerim var
nedense her yere ait olmayla aynı kapıya çıkıyor gibi
artık gitmek geliyor içimden bir sabah masmavi bir bulutun peşinden dönüşü olmayan yerlere...
Ukalalık . . .
bütün takvimlerin fosforlu yeşille işaretlenme hali..
kendine ait olma..
hiçbir yerden geliyorum...” ve hiçbir yere gidiyorum.”
kapı / Uğur Özakıncı ...
özgürlüğümün bedeli...
mekan diye bir şey olmadığı için mümkündür
sürü özgür insanı naif kılar...onlardan uzak durun
memlektinden uzakta yaşamak zorunda kalan kişi..ne yaşadığı yere ne de memleketine ait değil...halim çok acınacak durumdaymış yaww....
insan kendine ait iken ve insan başka insanlara...ve insan o başka insanlarla paylaşırken sırlarını "an"larını, o insanların ait olduklarına ait olur ve onlara kendinden parçalar ekler aslında...hiçbir yere ya da hiçbir şeye ait olmamak???? bence bir daha düşünülmesi gerekendir. bkz: kendi içinde düzeni olan dağınıklıklar
bişiler yazıcaktım ama herkes aşağı yukarı aynı şeyleri yazmış
korku, güvensizlik,cesaretsizlik,vs...
haymatlos...
ister istemesine de peki sen ne kadar sen olarak kalabilirsin miş gibi yaptıkça? bi gün gelir bi bakarsın ki onlardan biri oluvermişssin ait oluvermişsin farkına bile varmadan kabullenmişsin...
ait olamadığın şeylerden topukların kıçına değerek kaçmaktan daha cesaretli bir davranış değil mi "miş gibi" yapmak? Daha çok sabır, daha çok emek, daha çok yürek ister sanki....
olamadığımızı bilsek de ait-MİŞ gibi yapmaktan nedense kendimizi alamıyoruz belki de korkağızdır çok...
işte ben
öyle.. ama sürekli bir sıkıntı hali bu. mutsuzluktan, huzursuzluktan ve dahi canın sıkılmasından ayrı.