Beyin Bir Hologramdır
Bu tanımlama, görünen dünyanın yanlış olduğu anlamına gelmez; orada bir gerçeklik seviyesinde nesnelerin bulunmadığını göstermez. Bunun anlamı şudur: Bu gerçekliğin arasından geçip, evrene holografik bir sistemle bakacak olursanız, başka bir görüntüye ulaşır, farklı realiteye varırsınız. Ve bu diğer gerçeklik şimdiye dek bilimsel olarak açıklanamayan şeyleri-paranormal fenomenleri, eşzamanlılığı, olayların sanki anlamlı gibi görünen karşılaşmalarını-açıklayabilir.
Karl Pribram
Angelus Silesius bir epigramında der ki: "Ben o bildiğim şey değilim, ben de bilmiyorum neyim? Bir nesne mi, hayır o değil, bir noktacığım ve daireyim."
Kendini bilmek ya da tanımak, insanın değişmesi zorunluluğunun doğal bir uzantısıdır. Bu uzantıda insan evreni anlama konusunda yeni kavramlara kucak açmaktadır. İşte bunlardan biridir
Hologram sözcüğü ilk olarak 196O'lı yıllarda dünya bilim çevrelerinde duyulmaya başladı, 1980'lerde ise çeşitli alanlardaki kullanımı arttı ve ilgi alanı genişledi. Artık fizik ve kimyadan, psikoloji ve mistisizme dek bilimsel düşüncelerin içinde yer almaya başladı.
En kısa tanımıyla Hologram, üç boyutlu bir görüntü kaydetme yöntemidir. "Tam kayıt" ya da "eksiksiz mesaj" anlamına gelmektedir.
az kaldı aslında, simdi 3 boyutlu televizyonlar var ama tabi acayip acayip gozluklerle izlemek gerekiyo mevcut teknolojiyle, bi kaç sene sonra ucuzlar o televizyonlar. O gozluklere ihtiyacımız olmadıgı zaman da hologramlarla maç izlicez, film izicez, maalesef birileri yine o acayip dizileri izlicek, hologramlarla tartışma programı izlicez, mesela evrimle ilgili bi tartışma programında, "bana geçiş fosili gosterin" ya da "maymunlar neden hala maymun" şeklinde laf oksuren konusmacılara tokat atıyomuş hissini biraz daha iyi tecrube edeceez veya kendi geçiş fosilimizle suratlarına vuruyomuş gibi yapicez...