toplam 144 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | baptiri |
| tuttum | hencacelik |
| tuttum | jahroni |
| tuttum | Beste T |
| tuttum | puredevil |
| tuttum | dilahatun |
| tuttum | kidinya |
| tuttum | amargiii |
| tuttum | kirazmevsimi |
| tuttum | siyahmat |
| tuttum | qevan |
| tuttum | godlessturtle |
| tuttum | SanatoriumAsylum |
| tuttum | RabmaisteR |
| tuttum | aliennn |
| tuttum | efespilsen |
| tuttum | anika |
| tuttum | kelin merhemi |
| tuttum | le noir |
| tuttum | CNN0217 |
~295 ahkam var. 1 2 3 ... 15 önceki sayfa »
Bu site, iki amaçla hazırlandı. İlki, Hrant Dink’in aramızdan çekilip alınmasına giden süreci ve sonrasını unutturmamak. Bu, resmî görevlilerin, kışkırtıcıların, medyanın, ırkçı katillerin elbirliğiyle yürüttüğü bir süreçti. Hrant düşmanlaştırıldı, kıstırıldı ve sonunda vuruldu. Birileri, katilleri yetiştirdi, hazırladı, planladı, birileri göz yumdu, birileri arka çıktı, birileri delilleri kararttı, suçluları, kusurluları korudu. Ne duruşma önlerindeki saldırılar gelişigüzeldi ne gazete-TV haberleri. Bugün bunları çok daha sağlıklı biçimde biraraya getirebilecek bilgiler edindik. Hepsini yeniden hatırlamak ve nasıl bir gaddarca tezgâhın Hrant’ı bizden aldığını komplekssizce görmek şart. Yani "eğitim şart". Sitenin ikinci amacı, Hrant Dink suikastına ilişkin haber, yorum yazacak, döküm yapacak gazeteci ve araştırmacılara mümkün en geniş bilgiyi anlamlı bağlantılarıyla birlikte sunmak.
19 OCAK SAAT 13.00'TE
Sessiz Kalabalık Sizi Çağırıyor
Hrant Dink'in öldürülmesinin beşinci yılında 19 Ocak Perşembe günü saat tam 13’de Taksim Meydanın'da toplanılacak ve AGOS'un önüne yürünecek. Hrant'ın Arkadaşları desteğinizi bekliyor.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
16 Ocak 2012, Pazartesi
19 Ocak 2007'de, Genel Yayın Yönetmeni olduğu AGOS gazetesi önünde öldürülen Hrant Dink için 19 Ocak 2012 Perşembe günü saat 13.00'te Taksim Meydanının Elmadağ'a doğru olan yönünde buluşularak AGOS'un önüne yürünecek.
Hrant'ın Arkadaşları'ndan gelen destek çağrısında "Hrant Dink'i yok ettikleri günden bu yana tam beş yıl geçti. Beş yıl önce onu yüz binler İstanbul caddelerinde akarak, milyonlar ağlayarak uğurladı. Beşinci yılında o büyük dayanışmayı, o sessiz çığlığı, o çok büyük anlam taşıyan demokratik çıkışı tekrarlamak dileği ve umudundayız" deniyor.
Yürüyüşte slogan atılmayacak, örgütsel flama ve bayrak taşınmayacak.
Dink davasının son duruşması olması beklenen 25. duruşma 17 Ocak'ta Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde, saat 10:00'da gerçekleşecek. (IC)
Su çatlağını bulur, adalet de bulacak!
Dört yıl, üç ay oldu.
Hrant’ı katledenlerin peşindeyiz.
Elinde hiçbir yetki bulunmayan yurttaşlarız.
Katilleri, resmî örtüler altında gizlenen cinayet şebekelerini tanıyoruz, biliyoruz.
Elinde yetki bulunanlar da onları tanıyor, biliyor.
Ama onlar karanlığı seviyor,
karanlığın devamından medet umuyor.
Bizse karanlığa fener tutuyoruz.
Hrant’ın gerçek katilleri
onları saklayan ve koruyan resmî örtünün altından çıkarılıp
teşhir edilene kadar ayaktayız, sokaktayız.
Sizi de Dink ailesi ve Hrant’ın arkadaşlarının yanında,
adalet mücadelesine katılmaya çağırıyoruz.
Hrant için, adalet için!
28 Mart Pazartesi, saat 10:00’da yine Beşiktaş’tayız!
HRANT’IN ARKADAŞLARI
www.hranticinadaleticin.com
"31 kez bildirilmiş suikast istihbarata
31 kez çekilmiş çükler istirahata"
(Mustafa Özturanlı)
bir cuma günüydü 19 ocak'taki kurşun sesi. bir gazeteciydi yerde yatan...
alışıktı bu yurt gazeteciye sıkılan kurşunlara;
1 - uğur mumcu
2 - taylan özgür
3 - necdet güçlü
4 - koray doğan
5 - hakan yurdakuler(?)
6 - orhan yavuz
7 - doğan öz
8 - bedrettin cömert
9 - bedri karafakioğlu
10 - necdet bulut
11 - akın özdemir
12 - abdi ipekçi
13 - hakan şenyuva
14 - cevat yurdakul
15 - ümit doğanay
16 - cavit orhan tütengil
17 - ümit kaftancıoğlu
18 - kemal türkler
19 - ilhan erdost
20 - muammer aksoy
21 - çetin emeç
22 - turan dursun
23 - bahriye üçok
24 - kemal kayacan
25 - musa anter
26 - behçet aysan
27 - muhlis akarsu
28 - asaf koçak
29 - nesimi çimen
30 - onat kutlar
31 - metin göktepe
32 - ahmet taner kışlalı
33 - gaffar okan
34 - necip hablemitoğlu
35 - hrant dink
36 - hasret gültekin
37 - sevinç özgüner
38 - yasemin cebenoyan
39 - hasan ocak
40- metin göktepe
(şimdilik) en son hrant dink hoşçakal bile diyemedi çünkü alışıktı bu toplum katillere, aşıktı cellatlarına..
''evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginligi içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler’’ HRANT DİNK
Oysaki , • hunharca sokak ortasında katledildi Hrant
Ve Hrant ‘ ın cansız bedenini gazeteyle örttüler..
kaldırımdaki kanını yıkadılar..
sanki yıkamakla bu kanı temizleyebilirlermiş gibi...
bu kan da alnında duracak elbet sevgili ülkem
tıpkı döktüğün diğer kanlar gibi..
alnının tam ortasında...
yüz karan olacak sevgili ! ülkem
Hrant Dink, bu ülke topraklarında dişleri bilevlenmiş faşist köpeklerin kurşunuyla katledildi ve onu öldürtenler hâlâ elini kolunu sallayarak dolaşıyor.
ayak işlerini gördürdükleri üç-beş adamı mahkemenin önüne attılar.
katili bayrağın önüne koyup kahramanlık görüntüleri çektiler, dağıttılar veee en kötüsü hepsi korundu, kollandı ve hepsi hâlâ devlet görevlisi.
.....
Yazık Çok Yazık .
hadi ölümü tuzlayalım sonsuz deniz
hrant'tan sonra kokmasın bari ülkemiz
aslında ne türk'üz, ne kürd'üz, ne ermeni'yiz
öyle bir "baba"mız var ki hrant, hepimiz yetimiz!
türkiyenin utanç duvarının .. boşwer yazmaya gerek yok bunu söyleyen adamlar gazete manşetlerinde onu hedef gösterdiler.. o öldükten sonra türkiyenin utanç duwarı falan filan dediler.. o güvercin ürkekleğindeydi ama biz şahin olacağız gerekirse..eğer ki insaniyet kazanacaksa.. o duvar her kimseniz ve kiminseniz üstünüze devrilecek demokrasinin kılıcı gibi..
Güvercin tedirginliğinde bir insan Hrant.Öyle radikal söylemleri falan da olmayan.Eşi Rakel ve kızı Delal'la doğduğu topraklarda bir hayatı herşeye rağmen sürdürmeye çalışan.Ama öldü.Ülkenin en modern kentinin en modern caddesinde üzerine belki de hiç okumayacağı bir gazete örtüldü.Yıllar boyu:''Bu adam dış mihraklar tarafından finanse ediliyor'' diyen ırkçılar delik kundurasından bir mana çıkarabildiler mi?Hiç sanmıyorum.O'nu öldüren tatlı su 'vatanperveri' oğlan çocuğu,popstar Bayhan mertebesinden aşağı inip sıradanlaşınca;mahkemede 'ağabey'i olan diğer oğlan çocuğuyla:''Sen para alıyorsun,ya ben burda niye yatıyorum'' diye siille tokat birbirine girdiler...Hrant öldürüldü.Evet ve tüm dünya,Türkiye'yi seven bir Türkiyelinin acaip katlini izledi.
Ergenekon Caddesi Hrant Dink Caddesi olsun
Her dinden, dilden ve ırktan insanın bir arada yaşadığı bu güzel memlekete, caddelerimize, sokaklarımıza, kapımızın önüne, evimizin içine ve bebeklerin ruhuna iliştirilen, şırınga edilen milliyetçiliği bir adım daha ötelemek için işe bir yerden başlamak lazım!
''aslında ne türküz kürdüz ne ermeniyiz
öyle bir ''baba''mız var ki hrant hepimiz yetimiz...''
yazıklar olsun bu nası bi ülkedir ki bağrına bastığını da katlediyo bağrına basanı da ne diyim hep o kaldırımda yatarkenki görüntüsü kaldı aklımda ayakkabısı yırtık üzerine gazete örtülmüş yazık değil mi bu ülkenin aydınlarının güzel insanlarının siyası birtakım cıkarlar ötürü bu şekilde hatırlanması nası bi ülke olduk nereye gidiyoruz
Rakel Dink: Yaşamak cesaret ister
Sevgili kardeşlerim, Ne demişti eşim hayattayken "Önce gelin şu lirik yalnızlığımızı paylaşalım başta! Beni gömmeye değil yaşatmaya gelişinizin ilk töreni olacak bu. Bırakın ağlaşmayı... Yoklayın yüreklerinizi... Aranızdan ayrıldığını sandığınız yürek çırpıntılarımı orada duymuyor musunuz?"
Bir yıl sonra onu yaşamak için yine buradayız. Burada, yani onun kanını suyla sabunla temizlemeye çalıştıkları kaldırımdayız. Bu kaldırım bu şekilde temizlenebilir mi, unutturulabilir mi, üstü örtülebilir mi kardeşlerim? Bu ancak ve ancak vicdanların oynamasıyla, kanları dökenlerin pişmanlık ve ikrar ve af dilemeleriyle mümkün olabilir. Yoksa Kelam'daki Habil'in kanının susmadığı gibi, dökülen hiçbir kan ve bu kaldırıma dökülen kan susmayacaktır.
O kan bir yıldır hiç susmadı kardeşlerim. Çünkü kanın sesi ancak adaletle susar. İşte bugün sizler de adalet için buradasınız. Sessizliğinizde adalet çığlığı duyuluyor.
Peki adalet nasıl yerini bulacak? Geçen bir yıl içinde adalet adına ne gördük? Katilimizin eline ülkenin bayrağını verip poster çektirenlere ülkemin adaleti ne yaptı? Sadece görüntüleri basına verenlere dava açtı.
Stadyumlarda "Hepimiz Ogün'üz" diye bağıranlara, katlinden sonra onu hain ilan eden devlet görevlilerine ne yaptı ülkemin adaleti?
Telefonda "Tek farklılık kaçmayacaktı ama bu kaçtı" diyen ve kimin öldüreceğini bilen Emniyetçilere ne yaptı ülkemin adaleti? Daha katil yakalanmadan silahın markasına kadar bilen jandarmalara ne yaptı ülkemin adaleti?
Cinayet planları yapılan ocaklara ne yaptı ülkemin adaleti? Eşime haddini bildirmeye çalışan vali yardımcısı ve sözde yakınlarına ne yaptı ülkemin adaleti?
Diyorlar ki "301'den kim hapse girmiş." Ben de diyorum ki "Keşke çutağımı yaşatsalardı da hapiste olsaydı." Çünkü yaşatsalardı bugün gerçekten 301'den hapisteki üçüncü ayı olacaktı.
Evet kardeşlerim, bugün adalet istediğimiz için buradayız. Daha kimler bıçaklandı, kaçırıldı ve daha kaç ölüm... Sayısı yok. Elbette acılı yüreklerin de sayısı yok. Ama kimler cesaret bulacak da, onun dediği gibi, terörün gücü ve gücün terörüne karşı gelecek. Kimler karşı gelecekler.
Çutagımın dediği gibi: "Uğruna ölünesi davaları, uğruna yaşanası davalara dönüştürmedikçe, belli ki bu tür vahşetler daha çok yaşanacak."
Bizi acılarda akraba ettiler.
Maalesef yas da kardeşlik de bugün cesaret istiyor, ama asıl, yaşamak cesaret ister. Umut cesaret ister. Adalet cesaret ister.
Hrant Dink suikastından bir ay önceki gazeteleri..Örnek olsun diye de "Türkiye Türklerindir" sloganını Logosunun kenarına koyan "Kaptan Gemisi" gazetenin yayınlarını arşiv olarak önünüze koyun..Sonra da,cinayetten sonraki yayınları ile karşılaştırın.
Göreceksiniz oynanan oyunu...
Önce Türkleştirip sonra da Ermenileştirme'lerin nasıl yapıldığını...
Ve..Hedefin ne olduğunu...Figüran olarak kimlerin seçildiğini...
Herkeslere selamlar.
'Ölü mü denir şimdi onlara
Durmuş kalbleri çoktan
Ölü mü denir şimdi onlara
Kımıldamıyor gözbebekleri
Ölü mü denir peki
En büyük limanlara demirlemiş
En büyük gemiler gibi
Kımıldamıyor gözbebekleri
Ölü mü denir şimdi onlara.' Edip Cansever
Bilgi, emek, zeka, tevazu ve sevginin ; kullanmak icin bilincli olarak cahil birakilmis, hizmetin degil sadece cikarlarinin pesinde olan sistem tarafindan ruhlarina nefret ve kin enjekte edilmis kurbanlarla yok edilemeyecegi ; buna firsat vermeyecek kadar uyanacagimiz, buna karsi koyacagimiz, buna pabuc birakmayacagimiz, bu bollugu-cesareti nereden bulduklarinin hesabini gozlerimizin icine bakarak vermeye mecbur kalacaklari, bunun vicdan azabini cekecekleri gunlerin yakin olmasi umuduyla...