toplam 5 kişi bulundu. 5 adedi gösteriliyor.
~4 ahkam var.
yasama yürütme yargı erklerinin birbirinden anayasal düzeyde ne kadar bagımsız oldugu belirlenmişsede durum kılıfına uydurulabildiği düzeyde bunlar fasa fisodur.Yasamayı yapan meclis ama meclisi oluşturan halkın sectiği milletvekilleri..milletvekillerinin bağlı oldugu yer siyasal parti..siyasal partinin başının oldugu yer başbakanlık ve bakanlar kuruludur ki bu da yürütme oganı olup siyasettin göbeğidir.kanunlar siyaset yapan, politikasına göre eski kanunları ilga edip yenilerini yürürlüğe koyan meclis üyelerince kabul ediliyorsa ve kanunlar siyasete değil siyaset kanunlara yön veriryorsa nerde kaldı hukukun siyasallaşmaması.Kaldı ki halkın kendi sectigi vekillerce temsil edilmesi ,yüzyıllardır daha iyisi bulunamamıs en gelismis yönetim modelidir.Her ne kadar 1982 Anayasası madde 2 de Türkiye Cumhuriyeti,(...)demokratik,laik ve sosyal bir hukuk devletidir dese de -bahsettiğim sebeplerden -ettiketteki o ortam Türkiye değildir.
Zaten hukukun siyasetten soyutlanması da hukukun ve siyasetin doğası gereği mümkün değildir.Dolayısıyla öyle bir mekan yoktur.
geyık muhabbetı olsa bu etıket dolar taşardı degıl mı?
ama iş felsefı yaklasım olunca bakıyorum da yazmaya cesaret eden kısı de azalmıs
tabı kı arasıra geyık de lazım ama
asıl önemlı olan hayata karsı eleştırısel gözle yaklasım!
hukuk sosyalleştiğinde müeyyideler de sosyalleşecek mi? siyaset hukukileştiğinde siyaset diye bir şey kalacak mı? hukukun siyasallıktan ne kadar uzak olması gerekir?
1.si eğer müeyyideler de sosyalleşecekse yani adaleti de bireyler veya gruplar sağlayacaksa gerek yoktur böyle yere.ama anlaşılan söylenmek istenen bu değil etikette.siyaset hukukileştiğinde ise adının siyaset olarak kalacağından şüpheliyim.ve hukukku belirleyen şey güç değil de nedir? Hukuku Güçlü olan belirler.Gücü ise tarihte hukuktan yola çıkarak ve yine ondan ayrılmayarak ele geçiren kimlerdir acaba.var mı bunun örnekleri.?