gözleri böyle güzel olan bir insan neden ölmek ister demişti kadın...ewet gözleri güzel olanlar istiyor galiba ölmümü en çok. çirkinlikleri daha net gördükleri için mi?
ötenazim hadi biraz gayret
küresel ısınma ile yok olup giden denizim var
yer yer sıkılsam da izlerken,,,
etkileyiciydi,,,
etkisinden uzun süre kurtulamadığım filmlerden biridir.
ama ötanaziye karşıyım.
Denize Açılmak
Denize açılmak, denize açılmak
Derinliğin hafifliği içinde
Hayaller gerçek olur.
İki ruhun birleştiği yerde
Sadece tek bir dilek gerçek olur.
Bir öpücük yaşamı ateşler,
Şimşek ve yıldırım ile.
Bedenim artık benden çıkar,
Evrenin merkezine ulaşmam ile.
Çocukça bir kucaklaşma
Öpücüklerin en safı.
Sonra geriye kalan
Sadece tek bir arzu.
Senin bakışların ve benimkiler,
Sürekli yankılanıyor, sessizce tekrarlayarak:
Derine, daha derine,
Et ve kanın ötesindeki her şeye..
Ama ben her zaman uyanıktım
Ve her zaman ölümü diledim,
Dudaklarım sonsuza dek
Senin saçlarına kenetlenmiş olarak.
[Ramon Sampedro]
çok iyi filmdi
Şimdiye kadar beyazperde de hep bir şekilde yaşam mücedelesi izledik, oysa burda başarılı ama bir o kadar da sabırlı bir ölüm mücadelesi izliyoruz.
Bazen kelimelerin bile anlatması güç olan duyguları, filmde kelimelersiz izlemek beni de uçurdu penceremden...
bknz. mar adentro
Yaşamak yanlızca bize sunulmuş bir hakmıdır,yoksa yaşamımız tanrıya ve ya bize bağlanan umutlara mı aittir?
Hayat boyunca tüm engeller sadece bizim bedenimizdekilerle sınırlı değildir ve belkide birçok insan -intihar etmek,pes etmek değil-safça,onurluca yaşamına bir "son" vermeyi düşünmüştür.Başta bu fikir bencilce gözükebilir, ama altında yatan sebep engelli bedeninden kurtulmak dışında; kendi benliğine ve sevdiklerine duyulan, eşi az bulunur bir sevgidir belkide..
hayat zaten; dalgaların sesi,kumun üzerinde çekilişi,ayaklarını okşaması,sıcaklığını hissettirmesi değilmidir?"Gerçekten" bu rüyayı görebilmiş kimse ölsede gam yemez, sessizce bir veda kalır geriye
aman bırakın içinizde kalsın o deniz sonra ıslatmayın gece yatağı falan
bi insan denizin çekilip çekilmeyeceğini nasıl hesaplayamaz da yere çakılır sorusunu sorduran film.biraz dikkat edeydi yıllarca yatalak kalmazdı.tabi filmin düşünülmesi gereken yeri bu değildir.anatema ötenazi istemidir.
altınıza mı işediniz lan yine
denizin içindeki ben
..
neden ölüm?
ölmek istiyorum çünkü bu şekilde yaşamak bence onursuz bişey..
ben kimseyi yargılamaya çalışmıyorum
ben kimim ki yaşamayı seçenleri yargılama hakkına sahip olayım
sizde beni yargılamayın.
ne beni nede ölümüme yardım etmek isteyenleri...
biri yardım edermi?
duruma bağlı
gösterecekleri güce
korkularının üstesinden gelmek zorundalar
ama gerçekten önemli birşey değil
ölüm hep bizimleydi.. ve her zamanda olucak
sonunda hepimizi yakalayacak
her birimizi.. bizim bir parçamız!
öyleyse ölmeyi seçtiğim için neden dehşete düşüyorlar?
sanki bulaşıcıymış gibi
...
yaşamakla ölmek arasında ki ince çizgi
"kaçamadığında ve sürekli başkalarına bağımlı olduğunda, gülerek ağlamayı öğrenirsin." kafamda yankılanıp duruyor bu cümle. başkalarını kırmamak adına boyna "-mış gibi yapmak." asıl çarpıcı olan tam da buydu işte, ölüme kim karar verir sorusundan, ötenaziden öte. vücudunda yalnızca yüzünü kontrol edebilen bir adamın yüzünde hiç olmadığı birinin, hiç hissetmediği bir kimliğin mimikleri, çizgileri. kendine özgü tek ifade şeklinde de kendini çarpıtan; yıllar önce ölmüş olmasına rağmen yaşam dolu gülücükler saçan bir adam.
to pretend. şu evrensel eyleme karşılık gelen tek bir sözcük yok türkçe'de ne yazık ki. böylesine güçlü ve yaygın, her günümüze mahsus bir davranış için.
evet ötenazi serbest olmalı ama ötenazi değil filimde olan yardımlı intihar deniyor.
bu arada muheşem bi film.derslerde gösterilmeli hatta bizim hemşirelik ders hocalarına bu fikri sundum ve kabul edildi:))
potasyum siyanür