toplam 39 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | ada00 |
| tuttum | miraci ask |
| tuttum | evremilio |
| tuttum | Kaysmel |
| tuttum | madamaylak |
| tuttum | fthtzn |
| tuttum | kafnun |
| tuttum | devrimci dervis |
| tuttum | ruadamvale27 |
| tuttum | dehliz lerna |
| tuttum | hiche |
| tuttum | kareemsaid |
| tuttum | delidervsh |
| tuttum | ema23 |
| tuttum | msadik |
| tuttum | bosna |
| tuttum | yaramazcadi |
| tuttum | muntehir |
| tuttum | laylaylomlom |
| tuttum | ziruh |
~43 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
"Çocukluk insanın şiir halidir; diğer dönemleri ise düz yazı.."
Yüreğim, toparlan gidiyoruz / ya da toparlandım gidelim /ârafta kalakalmak yakışmadı bize /bir adım atalım hadi / “yâr” deyip susalım / “yâr”dandır deyip razı olalım..
'seni öpmem gerekiyor hasar tespiti için
diyecektim, demedim...'
'vay ki canına
sımsıkı sarılmış bekliyor herkes.
bu ayıp kime yeter, bana yetmez mesela
çünkü ben şiirler söyledim, yalan söyledim
hep ismimi söyledim hayatın kulağına'
sorun çıkaralım diyorum..mesela bi taksiye binip, takip et diyelim şu karıncayı..
veremi yenmiş şairdir. hala yüzü gözü kupkurudur ol sebepten. niyeyse biraz ismet özel sonrası diyesim geliyor. yok yok kötülediğimden değil bilakis doğru yolda poetik olarak, ancak yaaarebbim huyunu benzetmesin...
’seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin
nazlanırsın ama bir gün gelirsin’
düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı asker miyim neyim ben
ekleyip duruyorum sabahları akşama
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu,hem kadim
hem de mayhoş elma tadında.
kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına.
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya,konuşurken benimle.
budanan oğullar gibiyim,sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor
kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah,unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.
sorma,
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.
kılpayı kaçırılmış bir şeyin
bıraktığı ardında
neyse oyum ben.
yaralı serçe,benim için dua et;
gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
dr şükrü öncüoğlu’ndan
üç ayda bir reçete.
acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla
çünkü nasıl birşey biliyorum itin taştan korkması
bir yastık arıyorum kuş seslerinden
mühim değil sonrası.
sorma,
yangın sönseydi suyla
denizler her akşam böyle yanmazdı.
yakartop oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
yolundaydı herşey,ben bile yolundaydım
ama
kıyıya vardığımda
kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda.
şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
sana seslendim durdum bu küçücük odadan
acımı duy,sensin pusulam benim
ki dünya
silinmiş bir harita
gibi yabancı bana.
sorma,
usulca uzandığında
bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.
İbrahim Tenekeci
mezartaşı yontan bir adamın gözleri
miras pay edilirken uykusu gelen
bir çocuk gibi
bomboş bakar dünyaya.
der ki bu şenlikistanda
her şeyin varisi benim adım muamma
kuruyan yüzünüzü ancak ben onarırım
cilt bakım setleri gider boşa
size bembeyaz bir yüz yaparım.
Körüm ben, aydınlığa karşı kötürüm
umrumda değil gündüzün uzaması
hiç karışmam Tanrı’nın işine
mesela kaç ölçek kırmızı katıyor güle
-gül neyse-
körüm ben, seslerden insan yaparım
dolaşıp dururum gece bekçisi gibi
şart olsun ki
insan burda karanlıktan kuruyor
bana mı bulaştı yoksa,
dünyanın isi.
kusura kalma teselli hazretleri
sana layık bir mürit olamadım besbelli
büyük şehirlerin küçük içinde
dansa kaldırılan utangaç bir kız gibi
buldum bu dünyada kendimi.
ve camları hohlayıp da çizdiğim resimlerden
bir ben kaldım ve sevgilim"
suyu ihmal edilmiş fesleğen gibi gitti
gözlerim terledi yolunu gözlemekten.
gökyüzü kapalı ben açık hece
bir dua damlar yapraklarıma
ceylan derisinden bir ezan sesi
gelir ve cilt olur dudaklarıma.
bir vesikalık kestim aynanın içinden
pazar ola ey çünkü ben
yana yatmayan saçları gibi bir insanın
hep şuna inandım,
geciken bir mektup, düşünün sevgilinizden
işte o mektup benim, siz karşımda gülerken
üzüntümdür yüzünüzde patlayan
foto ali ben
falso alırken her şey hayatın karşısında
çoğaltırım sizi hiç üşenmeden.
ey insan sana küstüm çünkü sen beni
birazdan kurşuna dizilecek bir mahkum gibi
bıraktın ve gittin endişe limanında.
ama sorarım, mesela samatyada
kimin bahçesi daha büyük
ölümden.
kurban olduğum,
iki ters bir düz örerken insanları
birkaç ilmek daha atsaydın bu fakire
sevaba girerdin ve
olmazdı kimseye hıncım
ama şimdi üç beş santim için
zıplayıp duruyor elim ayağım.
deli sizsiniz böyle bir çağda
akıllı kaldığınız için.
ben sizin
akla hayale sığmayan yanınızım
siz ki dünyayı üstünüze giyseniz
yine de açıkta kalırsınız çünkü gözleriniz
dipsiz bir ambar sanki.
ah siz,
mezarlıklar müdür olsanız bundan daha iyi
bir koyup hiç almasanız bir tohum gibi
kendinizi toprağa.
eline sağlık tanrım leyla çok güzel olmuş
tanrım eline sağlık dünyada çok güzel olmuş
keşke biraz ölmesem....
zar tutuyorsun ey hayat bu kaçıncı sevgili
yanlış ata oynamışım gözlerim öyle dedi.
tenekeci.. seksen kuşağı şairlerinden .....
canı sıkılmış bir adamın şiirini yazıyor ama...
iyi yazıyor...
yüreğine sağlık....
çocuklar yarı yolda bırakır bizi tanrım kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana
Şaşkınlığımı gizleyecek bir yer
Bulamadım şiirden başka.
Rabbim ne der?
Camiden eve dönerkenki ferahlık
Sadece müminlerin bildiği,
Şiir böyle bir şey mi?
Ne güzel, dökmek, şiirle içini;
Aynaya bakarken okunacak o dua;
Güzel yarattın beni, ahlâkımı da
Güzel kıl; namaz gibi...
.....
Canımı yakıyor dünyanın güzelliği
Yetmiyor ömür, o büyük şiire
Rabbim, ne olursun
Sözümü kesme...
işte Tenekeci'nin şiir anlayışı.....
"Keşke hayatımın bazı bölümleri için şunu söyleyebilsem: bunlar montaj!"
diyerek hislerime tercüman olan yegane insan.
yaşamaya kıyamazdım günleri
giderdim yanına, kendimden habersiz
açardı ovaları, darda kalana
ne güzel olurdu, bir bilseniz,
metafizik mi, o sizin fikriniz!
içimi okuyorlar, bir dua gibi:
düştüğüm zaman sıfır bedene
dünya bol gelmişti de
rabbim demiştim,işte
kalmadı yanacak bişeyim
geliyorum, cennete
ilk kırk ayak dergisiyle tanıştım kendisiyle,kırk ayak sonra kırklar oldu,sonra kırk nar olmuş,sonra ne oldu bilmiyorum:)
ama severiz ibrahim abiyi güllere ve sessiz harflere bile dua cı olan İYİ olmaz da ne olur...