neden böyle bir karar vermişti? kendince sebepleri vardı belki; "başkalarınca" anlaşılmayan ve anlaşılamayacak.
"o akşam"; o kuru ve sessiz akşam her şeyi tekrar tekrar düşünmesine yardımcı olmuştu. belki artık akşamlardan da nefret ediyordu. ama neyi değistirirdi ki; gitmişti, yola çıkmıştı artık. dönmeye de gururu el vermiyordu; bir kere kendini kararlı olarak göstermesi gerekiyordu herkese. şimdiye kadar inanmamışlardı ona. ya bundan sonra da hala inanmazlarsa ne yapacaktı? her şey zor geliyordu ona; gitmek de, dönmek de, "yerinde saymak" da; hala düşünüyordu. çünkü düşünmekten
kendini alamıyordu.
tam o sırada iki kişinin sesini duydu ve bulduğu ilk yere saklandı ama onu çoktan görmüşlerdi. onun kararının aynısını vermiş olan iki kişiydi.
yanlarına gidemedi, öylece kaldı. onlar geri dönüyorlardı tam gidecekleri yerin yakınına gelmişken. içi içini yiyordu. yanlarına gidip sormamak için de çabalıyordu. çünkü sorarsa biliyordu ki geri dönecekti. ama istemiyordu insanların onunla dalga geçmesini; kendince kararlı birisiydi artık.
gözü hiçbir şeyi görmüyordu; sevmiyor, zevk almıyordu hiçbir şeyden. bunun için çok çalışmıştı ama becerememişti.
sonra, o iki kişi durdu ve yavaşça ona baktı. çağırdılar ama gitmedi. yine çağırdılar; yine gitmedi. yine, yine, yine, yine.. ona doğru ilerlemeye başladılar; korktu ve gideceği yere doğru koşmaya başladı; ayak izleriyse ters tarafa doğruydu.
teşekkür ederim.