toplam 26 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | lalishy |
| tuttum | petunia |
| tuttum | roSSoCa |
| tuttum | olricche |
| tuttum | pro |
| tuttum | BipolarDisorder |
| tuttum | sknyhead |
| tuttum | maximumdrink |
| tuttum | auteur |
| tuttum | Kuzeys |
| tuttum | delarue |
| tuttum | endless666 |
| tuttum | aee |
| tuttum | aynadakileke |
| tuttum | blueandark |
| tuttum | choline |
| tuttum | rockofhell |
| tuttum | BETTY BOOP21 |
| tuttum | acrepindream |
| tuttum | stormgrief |
~60 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
@huan sahil sahnesinde onlar evli değiller.tamda araları limoni olan sevgililer soğuklarıda ondan.
Şimdi başladı cnbc-e'de; daha ilk diyalogda sıçınca bi buraya yazayım dedim, du bakalım epey ekmek çıkar bu filmden;
VARAN1!!!!
- Kahveler nasıl olsun?
- Orta… orta… (soran kadın kocasına dönüyor)
- E seninki de orta, malum.
Malum ne lan, malum ne? Sorma gitsin mal karı (eğer karının mal olması ilerde olayları etkilemeyecekse, mal senarist!).
Nuri Bilge çok boktan oyuncu. Karısı da vasat. İlk on dakikadan anladığım ilişkileri kötü gidiyor. Daha ilk diyalogda karı Nuri'nin sağlıkla alakalı zayıflığından bahsetti. Herif iktidarsız olabilir. Du bakalım çıkar kokusu.
VARAN2
Sahilde yatıyor, karı uyumuş, kabusla uyanıyo;
- Terlemişsin hep.
- Uyuyakalmışım.
- Güneşin altında uyunur mu ya? Çok tehlikeli, uyuma.
Karı koca bunlar bak, karı koca. Karı koca arasında bu diyalog yaşanır mı lan? Yaşasa yaşasa, yeni tanışmış ve birbirine nasıl asılacağını bilmeyen iki gerzek bu konuşmayı yaşar. Ben çok dayanamam bu filme bak söliim.
VARAN3
Nuri Bilge kendi kendine konuşuyor. Ayrılık provası yapıyor;
-Gene dost kalırız, hem çok da farklı olmaz (sanırım eleman hakikaten iktidarsız). Belki de senin de söylediğin gibi ben senin için çok yaşlıyım.
Mal senarist, madem kadın bir zaman bunu söylemiş, adam niye bir daha “senin söylediğin gibi” diyor? Bunlar diyalog mu kuruyor, seyirciye şov mu yapıyor? “Belki gerçekten de senin için yaşlıyım” dese anlamayacak olan malları mı yakalamaya çalışıyorsun? Ucuz diyalog.
VARAN4
Koca karısına bir şey veriyor, ne olduğunu görmedim;
-Kaybetme.
Oha artık. İşkence mi yapıyonuz lan!
Adam akademisyenmiş. Oda arkadaşı olan akademisyen de resim sergisine gidiyo manitasıyla. Adam an itibariyle İstiklal’de yağmur altında yürüyor filan. Olm bu herife mi ödül verdiler Cannes’da? Dur la dur!! Kısa saçlı entel manita girdi işin içine; sikiş olabilir. Az daha izliyim. Eee entel filmi abi, meme filan gösterip ne kadar asi yönetmen olduğunu gösterir bunlar. Entel manita an itibariyle içsel devinim yaşıyor ve gidip kapıyı açtı (dedim olm ben size, kesin sikiş var). Öff, karı sigarayı çektiğinde yarısındaydı, kamera Nuri’yi gösterdi, geri dönüp karıyı gösterince sigara yeni yanmış. Bu kadar sikko hata yapılmaz ya.
Tırışka bi tecavüz sahnesinde tam sıra entel manitanın memelerini açmaya gelmişti, reklam girdi. Off yeter, daha izleyemem ben bunu. Ama bu film Fransa'da bile çok sıkıcı bulunur ben size söyliyim. Ayrıca Nuri Bilge kendine bi iyilik yapsın, kameranın arkasında kalsın.
Andre maurois-iklimler
kitabın ilk bölümünde adamın gözüyle anlatıyo ikinci bölümde hatunun gözüyle anlatıyo. ikinci bölümü okurken karakterlerin cinsiyetini yanlış biçimlendirdiğimi sanmıştım. sonra anlaşılıyo tabii=))
İsa, kızın yanına neden gitti?
bir de mutluluk yeminleri etti,
peki sonra neden kızı orda bırakıp geri döndü?
erkekler böyle işte...
çoğu zaman ne yaptıkları belli değil,
bir de kadınların anlaşılmaz olduklarından yakınıyorlar.
erkeğin dışındalığına kadının bitmek tükemek bilmeyen taakati/zayıflığı
fransız yazar Andre Maurois in romanı... deve-diken ilişkisinden gayet edebi bir üslupla bahseder..
paule chelonun 'zahir' adlı kitabıyla bu film arasında enteresan garip bi benzerlik görüyorum,konu acısından değil(hani aynı adlı kitaptan uyarlanır falan ya:P öle değil abi) tmm cheloyu bi kenar koy,inci aralı al,oda benziyo sanki,kadın-erkek ilşkilerindeki iletişimzislik ve kişiler üzerindeki etkileri.
nuri bilge ceylan = küstah
ödül alacağımı biliyordum ,
hade ordan lann
nuri bilge ceylan,yedinci sanattaki kült kavramının türkiyedeki temsilcisi,film ic sıkmaktan cok bireyin kendi ic buhranında yasadığı celişkilere yönelmiş yine bunu yaparken görüntü sanatının incelikleri kullanılmış(nuri bilge ceylanın filmlerine dikkat ederseniz,gerek 'uzak'ta gerek 'iklimler' de özellikle kamerdakai temaya cok eetiğini sezersiniz,tema bi hareket eden bi fotoğraf portresi gibidir,yer/mekan/karaketrin üzerindeki giysiler,sağındaki solundaki maddeler 'mevsimler' ve yine mevsimlerin coğrafi konum üzerindeki durumları vs) iklimler sözkonusu hocamız yine tarzını öne sürmüştür,farklı bi film yapma cabası icine girmemiş,gerek uzak'ta,gerekse iklimlerde,karekterlerin,hüzünlü mekanların,ve yine karakterlerin ruh halllerinin biribirine paralellik gösterdiği gayet acık ve net gözlenebilir oldğunu düşünüyorum,sonuc olarak sinema tarzıyla uzak ile değişik bi tarz yaratmış olan sayın hocamız,tarzıan sadık kalan bi calışma yapmış,bireyin içsel buhranları yine ön planda,
Dipnot:nuri bilge ceylanın babasını oynattığı bi filmi daha vardı,lakin ben izlemedim abi,adınıda hatırlayamıyom,ama meraq ediyom.
kısıtlı imkanlarla büyük işler başaran adam nbc iklimlerde güzel bir çalışma
iç sıkan film. iç sıkmak için yapılmış bir film tıpkı michael haneke'nin piyanisti gibi .. ama bu hem çok seveceğiniz hem de nefret edeceğiniz türden bişey olmuş.
çok sağlam bir film.çünkü; kadın erkek ilişkilerinde iki tarafın da hissettikleri ve düşündükleri hareketlere çok iyi yansımış ..diyalog olmasa da beden dili ve hareketler çok şey anlatmış ..
çok kötü bir film çünkü ; oyunculuk ve diyaloglar çok kötü .. tamam doğal bir izlenim olması için oyunculuk ve diyaloglar o şekilde ortaya çıkmış deniyor ama izlediğimiz bir film sonuçta ve siz filmlerde iyi oyuncular oynatırsanız size doğal bir hava verebilirler. üst üste binen diyaloglar ve hemen ardından gelen sessizlikler beni çok gerdi açıkçası çünkü çok yapaydı.. keşke oyunculuk ve diyaloglar daha sağlam olsaydı da başımızın tacı etseydik bu filmi..
sonuç olarak ilk kez kadın erkek ilişkilerini anlatan bir filmde kendimden bişeyler bulamadım ve bulamadığıma çok sevindim -o kadar yabancılaşmadığıma sevindim- ama yabancılaşan birileri var aramızda .bu filmde onlara adanmış işte.
Nuri Bilge’nin bu filmini de gördükten sonra hemen en yakın Teknosaya gidip bir digital camera ve ordan geçerken rastlayabileceğim herhangi bir simitçiye gel abi film yapcaz diyesim geldi. El yakan simit sıcaklığında soğuk düşlerin kahramanı simitçi kardeşimi bilumum hava şartlarında üşürken ,terlerken, sabırla beklerken, simitle arasındaki ilişkiyi öyle bir vereceğim ki bütün Fransa ayakta alkışlayacak.
fotograflık sahneleri filmlerine fazlasıyla sokan bir yönetmen... İklimler, Uzak'a göre gerek oyunculuk gerek anlatım olarak daha zayıf. Oyuncular, filmde akılda kalacak karakterler yaratamıyor. Kendi ve eşi yerine daha iyi duracak tipler bulunabilirdi.
Kişisel nevrozları, varoluşsal duyguları beyaz perdeye aktarmak başlı başına zordur zaten, ama yine de Nuri Bilge bunu başarıyor. Her filminde daha iyiye gider diye beklerken, İklimler beni şaşırttı.
Uzak üstelik düşünce ve hissediş olarak, İklilimler'den öncedir. En temel düşünce ve yabancılaşmayı anlatır Uzak'ta. Sonrasında sadece aşk değil, her duygu zaten absurd'dür. - Kısaca Uzak daha izlenebilir bir film bence-
En etkileyici sahne: Motorsiklet'le gittikleri ve Ebru'nun Bilge'nin gözlerini kapattığı andı. Kadının aşk veya aşkı için yapabileceklerini düşündürtmesi güzeldi. Ama yine de asıl soru aşk için mi, aşkı için midir bence?
hala cevapsız...