toplam 5 kişi bulundu. 5 adedi gösteriliyor.
~9 ahkam var.
şiirle başlayan bir dostluk, metaforlarla büyüyen bir aşk ve meydanlarda son bulan bi yaşam... "insan olmaktan yoruldum"
Hem de tam o yaşta…Beni arayan şiir
Birden geliverdi. Bilmiyorum, nereden geldi.
Kıştan mı, bir nehirden mi, bilmiyorum.
Kim bilir nasıl ve ne zaman.
hayır, sesler değildi. Sözcükler değildi
ne de sessizlikti gelen.
ama bir sokaktan çağrılıyordum.
gecenin dallarından. Birdenbire başka yerlerden.
azgın yangınlar içinden yada bir başıma dönerken.
orada yüzüm bile belirsiz.
gelip bana dokunuverdi… Pablo Neruda I Çeviri,Cevat Çapan
“Ancak filmlerde olur…”
Büyük aşklar, tam yerinde çalmaya başlayan müthiş melodiler,
beklenmedik gelişmeler ve tüm bunların yaşandığı rüya gibi yerler.
Evler, büyüleyici manzaralar…ve tüm bunları içine sığdırabilen, eşine zor rastlanır küçük, basit ama derin, usta işi filmler.
Özel ve unutulmaz filmler, başyapıtlar…
1994’ ün küçük, mütevazi başyapıtlarından…çevriminden bir veya iki yıl sonra Beyoğlu sineması yaz şenliğinde yalnızca iki kez izleyebildiğim özel ve unutulmayacak bir film Il Postino…
Şili’ li şair ve diplomat Pablo Neruda 1904 yılında başkent Santiago’ nun güneyinde küçük bir kasaba olan Parral’ da bir demiryolu işçisinin oğlu olarak doğar. On yaşında şiir yazmaya başlar. Onaltı yaşında Çek şair Jan Neruda’ nın soyadını kendine takma ad olarak alır. 1923’ te babasının armağan ettiği saati ve elindeki birkaç parça ev eşyasını satarak ilk şiir kitabı Crepusculario’ yu (Akşam Alacası) çıkartır. 1936 İspanya iç savaşında Cumhuriyetçilerin tarafındayken, yakın arkadaşı Federico Garcia Lorca’ nın öldürülmesi siyasi tutumunu daha da belirginleştirir. Ülkesine döner ve 1937’ de Şili Komünist partisine katılır. 1945 ve 1948 yıllarında senatoda görev yapar. 1948 yılında Şili hükümetinin komünist partiyi illegal ilan etmesi üzerine ülkesinden ayrılarak Avrupa’ya gider. Bu sürgün döneminde yaşadığı yerler arasında italya’ nın Capri adası da vardır.
Mario Ruoppola bu büyük şaire gelen mektupları ulaştırmak üzere adanın küçük postanesine iş başvurusunda bulunur. Yazın kavuran sıcağında hergün tekbir mektup için bile olsa, bisikletiyle şairin adanın tepesindeki evine doğru yola koyulur. Gene böyle bir günde Neruda’ nın mektubunu verdikten sonra oradan ayrılmaz ve kapıda sessizce bekler. Postacının meraklı ama utangaç haline dayanamayan şair, onu içeri davet eder. Mario hemen ezerlediği dizeleri sıralar ve ne demek istediğini sorar ve aralarında şu diyalog geçer:
“Demek istiyordum ki, ozan olsaydım söylemek istediğim her şeyi söyleyebilirdim.
Ne söylemek istiyorsun peki?
İşte asıl sorun bu ya. Ozan olmadığım için söyleyemiyorum.”
Neruda şöyle cevap verir: “Kullandıklarımdan daha farklı kelimelerle anlatamam. Şiir onu anlamak için yeterli derecede açık olan bir doğa içindir.”
Mario sonunda Neruda’ nın arkadaşlığını kazanır. Ondan sevdiği kadın Beatrice Russo’ yu etkilemek için bir şiir yazmasını ister. Neruda bunu reddeder ama şair olması için onu yüreklendirir. Adanın tepelerinde ve sahil boyunca yaptıkları yürüyüşler sırasında şiir yazmak üzerine yaptıkları konuşmalar utangaç postacıya , yaşadığı balıkçı kasabasını lirik terimlerle düşünmeyi öğretir. Sevdiği kadına aşkını anlatır ve kalbini kazanır, hatta politik duruşunu sergileyecek gücü bulur bu sayede.
Neruda adadan ayrılıp ülkesine dönünce Mario, onu ve yaptığı seyahatleri takip eder. Neruda’ nın arkadaşlıklarını ve adayı unutmayacağını düşünerek hep Neruda’ nın bir gün adayı ziyaret edeceğini umar. Neruda gelmeyince de unutulduğunu düşünür ve şaire, kendisi ve adayı hatırlatacak bir ses kaydı yapmaya karar verir.
Arkadaşlıklarının ilk günlerinde şair, adada olan güzel bir şeyi söylemesini istediğinde Mario’ nun aklına gelen ilk şey sevdiği tek kadın olan Beatrice Russo olurken, artık Mario’ nun gözleri başka güzellikleri de görebiliyor, başka sesleri de işitebiliyordur.
“Gittiğiniz zaman bütün güzellikleri de götürdüğünüzü zannetmiştim ama bazı şeyleri bırakmışsınız…” diyerek başlar, ve mikrofonu o geride kalanlara uzatır. Sahildeki küçük dalgalara, kayalıklardaki büyük dalgalara, tepelerdeki rüzgara, çalılıklardaki rüzgara, babasının üzgün balık ağlarına, kilisenin çanı ve papazına, yıldızlı gökyüzüne ve son olarak da doğacak olan çocuğu Pablito’ nun kalbine…
İtalya’ nın Steve Martin’ i olarak kabul edilen Massimo Troisi için Il Postino’ yu çekmek çok önemliydi. Çocukluğunda geçirdiği bir rahatsızlık yüzünden kalbi çok zayıftı. Doktorların ısrarlarını dinlemeyerek ameliyatını erteleyen Massimo Troisi, kameralar durduktan sadece oniki saat sonra geçirdiği kalp krizi sonucu 40 yaşında yaşama veda etti, Il Postino’ nun perdedeki son halini göremeden. İşte bu yüzden aynı zamanda bir hayat, arkadaşlık ve “ölüm” filmi de, Il Postino…
Türkiye’de şimdiye dek dvd si ne yazık ki çıkmadı Il Postino’ nun ve benim izlediğim versiyonu da zaten kopya bir dvd. Umarım daha fazla gecikmeden mesela AE Film kendisine de çok yakışacak bu başyapıtı bizlerle buluşturur...Mesela iki diskli bol ekstralı bir versiyona doğrusu kimse hayır demeyecektir, hele ki Il Postino ve onun gibi özel filmlerse söz konusu olan. Ama eğer bu mümkün değilse, asgari benim izlediğim versiyondaki ekstralar da olsa hiç fena olmaz..
Ekstralar demişken…
Yönetmen yorumu, The Poetic return of Pablo Neruda, Soundtrack tanıtımı, Tv spotları, Fragman ve diğer film tavsiyeleri, benim izlediğim Collector’s Edition ibareli Il Postino Dvd sinin ekstralarını oluşturuyor.
Jennifer Beals’ in sunumuyla açılan,filmi ve şairi mercek altına alan The Poetic Return of Pablo Neruda; arşivlerden ve filmden alınan siyah beyaz ve renkli görüntüler ve konuklarla renkleniyor. Yönetmen Michael Radford, Il Postino’ nun yazarı Antonio Skarmeta, Massimo Troisi’ nin yakın arkadaşı Gianni Nunnari ve Miramax’ ın patronlarından Harvey Weinstein bu bölüme katılan isimlerden bazıları.
Pablo Neruda vakfının tanıtımı, Il Postino’ nun Şili’ deki gala görüntüleri ve Şili’ li halkın ve sinemaseverlerin Il Postino’ yu nasıl da sahiplendiklerini gösteren küçük enstantanelerin yanı sıra, Sting, Esai Morales, Glennn Close, Wesley Snipes, Madonna, Ethan Hawke, Andy Garcia, Julia Roberts, Samuel L.Jackson, Toni Colette, Mel Gorham, Ralph Fiennes, Vincent Perez, Miranda Richardson, Rufus Sewell ve William Dafoe da, Pablo Neruda şiirlerinden okudukları bölümlerle bu ekstrayı unutulmaz yapan isimler…
Il Postino Soundtrack tanıtımı, Neruda’ nın şiirlerinden oluşan bir fonun önünde, Sting’ in ön sunumuyla açılıyor. Yine filmden görüntüler ve Oscar kazanan müzikleri eşliğinde Sting, Glennn Close, Wesley Snipes, Madonna, Ethan Hawke, Andy Garcia, Julia Roberts, Samuel L.Jackson, Ralph Fiennes, Vincent Perez, Miranda Richardson, Rufus Sewell ve William Dafoe’ nun filmin muhteşem soundtrack albümü için seslendirdikleri Neruda şiirleriyle devam ediyor.
Yaklaşık otuz saniyelik üç ayrı Tv tanıtımı da dvd de yeralıyor. İlk tanıtım genel olarak filmi anlatıyor, diğer iki tanıtımsa ödüller ve adaylıkları ön plana çıkarıyor. Filmin orijinal fragmanı ve diğer film tavsiyeleriyle (Emma, Goodwill Hunting, English Patient) Il Postino Dvd sinin ekstraları sona eriyor.
Michael Radford’ un 1994’ de yönettiği, Philippe Noiret suretinde tam da olması gerektiği gibi bir “İnsanlık şairi” Pablo Neruda portresini de barındıran, birçok festivalde sayısız dalda aday gösterilen ve ödüller alan, Akademi ödüllerindeyse Luis Enriquez Bacalov’a müzik dalında Oscar’ ı getiren Il Postino, şiir hayat ve arkadaşlıkla ilgili söylenen ve anlatılan her şeyi içine sığdırabilmiş, eşine zor rastlanır küçük ve mütevazi, basit ama derin, usta işi bir film..
Sinemanın o küçük, benzersiz mücevherlerinden Il Postino defalarca izlenecek, kendine hayran edecek kadar güzel ve özel bir film…
şiirle uzaktan yakından alakası olmayan beni(yıllar evvel)fena etkileyip,bünyede şiir yazma hevesi yaratmış büyüleyici film!
muzik, pablo neruda'nin ask'i anlatmasi (sahilde), ve safligin guzelligi.
akıllarda muhteşem görüntüleri yanında yönetmen ve aynı zamanda başrol oyuncusu massimo troisi'nin çekimlerin bitmesinden bir gün hayatını kaybetmesiyle de yer etmiş güzel film