... aslolan iliskidir.
hmmm.. konuyu $oyle ele alalim:
biri ile birliktesiniz ve cok seviyorsunuz, her sey de sahane. bu durumdayken istediginiz, o kisiyle omur boyu mutlu bir beraberlik yasamaktir. sonra ayrilirsiniz. daha sonra baska biri cikar karsiniza ve onu da cok seversiniz; iliskinizin omur boyu surmesini istersiniz. ama yine ayrilinir elbet.
bunun boyle surup gidecegini/gittigini dusunursek, aslinda ozel olanin kisiler degil, iliski oldugu sonucuna variriz. cunku kisiler -nedense hep- degisir ama asil korumaya alinmak istenen iliskidir.
eh, ben bu kadar uydurdum; gerisini de siz cozuverin bi' zahmet.
Oğuz Atay'ın kaleminden başkahraman Hikmet'in ilişkisi:
"Derler ki tarla kuşu bütün gece öttüğü zaman tarla faresi bütün ihtiyatı elden bırakır ve yuvasından çıkarmış. Ve beni deliğimden sen çıkarmıştın. Ve sonra bütün hayallerimi yıktın. Yönetimi eline aldın. Ve sonra birlikte sokakta yürürken istediğin yerden karşı kaldırıma geçmeye cesaret ettin. Hangi renklerin güzel olduğunu, hangi şarkılara duygulandığını, güzel kadının tanımını, tabloları duvara nasıl asmak gerektiğini, hangi yazarların büyük olduğunu, hangi renklerin yanyana gelebileceğini, misafire pijama ile çıkılıp çıkılamayacağını, hangi gömlekle hangi kravatı takacağımı, hangi devlet düzeninde yaşanabileceğini, insan insanın kurdu mudur'u, yatağın neresinde yatacağımı ve yatağın neresinde yatacağını, şu makaleyi nasıl buldun canım'ı, arkadaşların canımı sıkıyor canım'ı, ben bu akşam biraz dışarı çıkmak isteyebilir miyim canım'ı, o canımı, bu canımı, her türlü canımı hep önce bana söylettin. Ve sonra yargılarıma katılmadın. Ve bana tuzak kurdun, ve bana ilk sözü söyletmekle dönüşü olmayan bir yola ittin beni."