Max Stirner, insanın insan üzerindeki hakimiyeti kaldırıp, demokrasiyi getiren liberalizm’in aslında hiçbir şey yapmadığını bireylere kitabında( Ego and İts(his) Own )etraflıca anlatır. Ve der ki; “Devletin, siyasal erkin kimin veya kaç kişinin elinde olmasına göre sınıflandırılması saçmalıktır. Çünkü, devletin egemenliği sonuçta “En üstün güçe” dayanır ve bir kişinin, azınlığın yada çoğunluğun bu güce sahip olması hiçbir şeyi değiştirmez. Siyasal otoriteye kim sahip olursa olsun devlet adına hareket eder, bu üstün güç adına yönetir. ‘En üstün güç! Kime karşı güç? Bireye ve onun ‘öz-iradesine’ karşı. Devlet bu güce dayanarak zor kullanır, ama birey ‘zor’ kullanamaz. Devletin işleyişi şiddet üzerine kuruludur ve yaptığı şiddeti ‘yasa’ olarak adlandırır. Birey şiddet kullandığında bu ‘suç’ olur.’ Stirner’e göre devletler, yasalar aracılığıyla kendilerini şu yada bu idea’ya dayanarak meşrulaştırırlar, der. Yasalar meşruiyetin garantisidir. Dolayısıyla, yasasız devlet olamayacağına göre, meşru ve meşru olmayan devlet ayrımı yapmak anlamsızdır. Öyleyse, “despot ister tek, ister çok olsun veya efendi çoğunluk olsun, her devlet bir despotluktur.”