"biz onlar gibi olmayalım" şeklinde yaşanan sessiz bir aşk.evet aşkı anlatan en iyi filmlerden biridir kim ne derse desin.fakat alternatif son ve özellikle 3 bölüm silinmiş sahneleri izlediğimde hayal kırıklığına uğradım diyebilirim.bizden gizlenen çok şey varmış :/ o sahnelerden birinde filmi özetleyen bir cümle vardı..eğer birini gerçekten seviyorsan onunla olman gerekmez gibi bir cümle.
birkaç saat önce aklımdan geçti bu film
ne mükemmeldi
şimdi üzüyor beni
aynı yönetmen
aynı adam
hayranlıkla baktığım!
my blueberry nights diye bir piyasa köpeği çekiyor!
üzülüyorum...
bir dönemimin filmi...
daha neşelisi için: chungking express
fena bir film değil. bir kadın beraber izlemek isterse sonuna kadar tahammül edebilirim.
"Bir filmin aşkı inandırıcı bir şekilde anlatabilmesi için büyük hikayelere,büyük engellere,büyük entrikalara ihtiyacı yokmuş.Onun en katıksız hali,kaçamak görüşülen odada unutulan bir çift terlikte,takside ağır çekimlerle gösterilen bir yolculukta hayat bulabiliyormuş.1960ların Hong Kongunda birbirine hiç dokunmadan ahenkle dans eden iki beden..."
her kare her nota her harekeket askin inceligini, kirilganligini mi gostermek istiyordu..
yumeji s theme göz yasartır.
bi kere müzikleri durağan ve sessizmiş gibidir ki bi ağıt gibi insanın içine işler..her kim ki azıcık duygu taşıyorsa bu müzikleri dinlediğinde galeyana gelir....çünkü en az filmin atmosferi kadar kahırlı sakin ama inanılmaz derecede azaplı müziklerdir...
ikincisi film evet durağandır ve kamera hareketli değildir ki insanda çoğu sahne derinlik de kullanılarak bi fotoğraf karesi hiisi uyandıırır..
olay örgüsüyle insanı yormaz çünkü olayın anlatılışı zaten o kadar estetiktir ki seyirciyi filme bağlar...
filmde yağmur kadın ve o ara sokak bütünlüğü ve en az kadın kadar hüzünlü ve kahırlı müzik şimdiye kadar gördüğüm en iyi bileşimdir belki de bi filmde...ve tabi o güzel kadının kıvrımlı vücut hatları...
çok "hayat" bi filmdir yahu...
olağanüstü..
şu filmin soundtracktine mükemmel diyen zihniyeti, yok aşkın çok güzel anlatıldığını iddia eden mantaliteyi kınıyorum abi..
bin tane altın palmiye alır bu film.. nasıl olsa bir plan en az 2 dakka sürüyo. mümkün olduunca sabit kamera, durgunluk, dinginlik.. en çok da burasını seviyorum "çok basit bir konuyu derinlemesine irdeleyerek, karakterleri oturtarak" anlatabilmiş bir film..
sanatın bu kadar kategorize edilip, insanların da buna aldanlamalrı kadar komik bir şey göremiyorum.
nedir lan?? sıkıcı bok gibi bi film. nasıl oturup saatlerce zevkle izlendiği, bi de (aslında tav olduğum nokta bu) asıl sanat eserinin böyle yapılması gerektiği iddia edilebilir..
radikal den sanat öğrenip, ahkam kesmeyin bana burda..
kadın ve erkek arasında tek bir tensel temas olmadan erotizmin dibine vurmuş bir filmdir. aşka zarar vermeden, sırrını bozmadan yaşayabilmek ve onu yaşatabilmek ne kadar mucizevi diye düşündürür kişiyi. seyredilmeli ve üstüne de devam filmi niteliğinde olan 2046 seyredilmelidir.
"o kaybolan yılları hatırladı.
sanki tozlu bir pencereden bakar gibi,
geçmiş görebildiği,ama dokunamadığı bir şeydi ve gördüğü herşey bulanık ve belirsizdi..." diye biten olağanüstü müziğiyle ve sahne geçişleriyle ekran karşısında afallatan, bittiğinde boğazınıza bi yumru oturtan film.
Son 5 saattir aralıksız soundtrackini dinlediğim film. Yarın ilk işim cep telefonumun melodisi haline dönüştürmek...
Ne ben de var kocandaki kravatın aynısı
Ne sendekine benzer karımın çantası
"Biz onlar gibi olmayacağız" da diyemiyoruz
Sadece ömrümüzden yiyoruz...
yok böyle bir cesur film
herseyi ile muhtesem olan film. en çok müzigiyle.
alttaki varya süper bi insan ha:):)
in the mood for love insanın kendisine yakışanı giymesidir
müziklerini duyduğum yerde tanıdığım film...