Virginia woolf ve ceplerinde küçük taşlar
jerzy kosinski
sylvia plath
nilgün marmara
tezer özlü
jeff buckley
jim morrison
kanat güner
nietzsche
önce düşlerini sonra uykularını yitiren Nerval bir gece yarısı kendini kravatıntan sokak lambasına astı.
derlerki, ölümünün ertesinde bütün fransız sairleri onun ölüsünü görmeye gelip saygılarını göstermişlerdir
yavuz çetin
benim ünsüzlerim intihar etti
neoklastik dudaklarımla postmodern harfler kullanıyorum sevdalarımda
kaan ince...onun hakkında cezmi ersöz ün su yazdıgından cok etkılenmiştim.." gencti,edebiyat dünyasında yükseliyodu,sevgilisi vardı vs..ama her insan başka seylerle bağlıdır yaşama,icindeki özlemin nerde kırıldıgını bilemeyız"..intihar eden herkez icin geçerli..(
Cesare PAVESE büyük şair-yazar-insan-piomente sokak gezgincisi -
otel odasında intihar eden ve...
"sevdaydı, şiirdi, öfkeydi, aşktı
bunların hepsi usul usul intihar evrimleri." diyerek intiharını çok önceden yazan italyan.
kaan ince. 1992'de sadece 22 yaşındaydı kadıköy'deki ümit oteli'nin odasında kendini astığında, o gün kitabının basımı için görüşmeye gelmişti istanbul'a ankara'dan.
anlayamadığım şey şiirlerinde neredeyse bağıra bağıra ölüme gittiğini yazarken bir allah'ın kulunun bile bunun farkına varamamış olması.
gizdüşüm ve ka n isimli kitapları ölümünden sonra basıldı.
ka n
yuzun yakamozlanir aksam saatlerinde
kime cikmaz piyangosu huznun
belki de sombaliga en son
ve demir kiri bir taya
ertesi yasakti, es vardi
bir tek uzun gecelerde
cikriginda intihar edecegim kuyu
zaman kuyusu, soluksuz ve issiz
inip cikar olum, durana dek yuzumdeki
sevisen kederlerle gulun gumu
adimdan cikardim bir a
gozlerimde gezer geriye kalan
kaan ince
---------
sonerken yildizlar gelincikler gulunce
yolun hiç de uzak değil umut biliyorum
sesin yağmurla birlikte tutuklu tel örgülerin arkasında
bulamıyorum seni beni unut gidiyorum
...
ve kuğuların kucakladığı, kentin denizsiz kıyısı
uzak düşler hala gemi mendireğine çekili korsan sevgilere
hasret düş kırklığı ölü sayrısı
güvercin taklaları art arda
kırmızı gece usulca bekler
ah acıları tütsülü acıları
büyük harfle başlayan aşkımızı
kırılmaz kinle
sönerken yıldızlar gelincikler gülünce
sen gelene kadar
...
yasak dizelere girebilirdi ancak kaçak sözcükler
ancak ölüm hüzünlü şiirlere
bilemiyorum gözlerim kimde?
kaan ince.
-------
ölümün oğlu
bir çocuk sesi uzanıyor
geçmişten geleceğe
canevimden geçiyor
eylül’ün pusuna karışarak
kuşların kanat çırpışlarıyla
dalıp gidiyorum yine
kıvranan lacivert düşlerime
albenisi gözlerinin
gün gibi döndü
bir çiçeğin kayboluşuyla
gecenin yalnızlığında
kızgın yüzümde ısınıyor sabah
ve gözlerimde büyüyen kara sevda
sevincin kanattığı sıcaklığı örterken
can çekişiyor buruk sesimde içlenen anlam
yok ağlamıyorum
bir deri bir kemik toz içinde
yemin ediyorum seni sevdiğime
kaç kez sarıldım sana
ey sıcacık öpüşlerin
uçsuz bucaksız yumuşaklığı
boğuldum kaç kez içinde
ölüm kokusu karışıyor yüreğimden gelen gül kokularına
karanlıkta çepeçevrelenen bedenime sarıldım sıkıca
özlediğim gülüşü yüzünde sakla
sen ey ölümün oğlu ve gecesi sevinin
kaan ince
virginia woolf, 1882 yilinda londra'da dogdu. hiç okula gitmedi, evde egitim gördü.
1929'da yayimlanan kendine ait bir oda isimli kitabi ile adini dünyaya duyurdu. dalgalar, deniz feneri, orlando en ünlü romanlari arasindadir.
virginia woolf, 28 mart 1941'de intihar etti. daha önce de birkaç kez intihara kalkismisti. kocasina biraktigi mektupta "senin yasamini berbat etmeye devam edemem" "yapabilecegim en dogru seyi yapiyorum. bundan böyle savasamam." diyordu.
ceplerine tas doldurup ouse irmagina atladi. yüzme bilmiyordu.
nilgün marmara; 1958 yilinda ıstanbul'da dogdu. ortaokul ve liseyi kadiköy maarif koleji'nde tamamladi. bogaziçi üniversitesi ıngiliz dili ve edebiyati bölümü'nü bitirdi. çesitli dergilerde siirleri yayimlandi.
13 ekim 1987 tarihinde cok sevdigi ve tez konusu seçtiği sair sylvia plath gibi intihari secti...
düsü ne bılıyorum
kimdi o kedi, zamanin
esyayi örseleyen korkusunda
egerek kuslari yemlerine,
bana ve suçlarima dolanan?
gök kaçinca üzerimizden ve
yildiz dengi çözüldügünde
neydi yaklasan
yanan yatagindan aslanlar geçirmis
ve gömütünün kapagi hep açik olana?
yedi tül ardinda yazgi usagi,
görüldügünde tek boyutlu düzlüktür o
ve baglanmistir körler
örümcek salyasi kablolarla birbirine
sevisirken,
iskeletin sevincini aklin yanginina
döndüren, fil kuyrugu gerdanliklarla.
yine de, zaman kedisi
pençesi ensemde, üzünç kemigimden
çekerken beni kendi gögüne,
bir kahkaha bölüyor dokusunu
düsler marketinin,
uyaniyorum küstah sözcüklerle:
ey, iki adimlik yerküre
senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!
nilgün marmara
vladimir vladimiroviç mayakovski [1893 bagdatti/gürcistan - 1930 moskova/sovyetler birligi] nazım hikmet'in ilk esinlendiği şairlerden. elsa triolet'nin ablasi lili(brik) ile firtinali bir beraberligi olmuştur. kalbine ateş ederek son derece cesaret ister bir biçimde intihar etmiştir.
omurganın flütü
hepinize birden,
sevenler, sevmiş olanlar,
sığınmış ikonalar mağarasına ruhun,
şarap dolu bir kadeh gibi bir şölende ben
kaldırıyorum şiirler dolu kafamı.
düşünürüm sık sık-
ne hoş olurdu
bir kurşunla bitirseydim işimi.
bugün
ne olursa olsun artık
veda konserimi veriyorum ben.
ey bellek!
topla beynin salonuna
sayısız sevgilileri dizi dizi.
gözden göze gülüş boşalt.
unutamasın hiç kimse bu gecemizi.
flüt çalacağım bugün
kendi öz omurgamla.
***
sonuç
hiçbir şey silemez aşkı,
ne tartışmalar
ne ayrılık
bir de bakarsın
yeniden gözden geçirilmiş, ölçülüp biçilmiş,
üstünde düşünülmüştür.
ve şimdi düzyazı parmaklı
sancağımı kaldırıyor,
doğdum doğalı ve yürekten,
sevdiğime,
ölene dek de seveceğime
yemin ediyorum.
ben de öyle
filo bile sonunda limana döner,
tren soluk soluğa koşar gara doğru,
bense ondan daha hızlı koşmaktayım sana
-çünkü seviyorum-
budur beni çeken, sürükleyip götüren.
cimri şövalyesi puşkin'in, iner
bodrumunu karıştırıp seyretmeye.
ben de, sevgilim
döner dolaşır gelirim sana.
taparım,
benim için çarpan o yüreğe.
sevinçlisinizdir evinize dönerken.
atarsınız tıraş olurken, yıkanırken,
kirini pasını vücudunuzun.
ben de aynı
sevinçle dönerim sana-
evime dönmüyor muyum
sana doğru
koşarken?
yeryüzü insanları toprak ananın koynuna dönerler sonunda.
hepimiz döneriz en son yuvaya.
ben de öyle,
bir şey var
beni sana çeken
daha ayrılır ayrılmaz,
birbirimizden uzaklaşır uzaklaşmaz
poetrey (13.09.2006 12:18) sil · düzelt
son mektup
(sairin cesedinin yaninda bulunmustur)
hepinize!..
ıste ölüyorum. kimseyi suçlamayin bundan ötürü. hele dedi-
kodudan, unutmayin ki, merhum nefret ederdi.
anacigim, kardeslerim, yoldaslarim! bagislayin beni. ıs degil
bu, biliyorum (kimseye de ögütlemem),ama benim için baska bir çi-
kar yol kalmamisti.
lili, beni sev.
hükümet yoldas! ailem : lili brik, anam, kiz kardeslerim ve
veronika vitoldovna polonkaya' dan ibarettir. yasamlarini saglar-
san, ne mutlu bana..
bitmemis siirleri brik'lere verin, ne lazimsa onlar yapar.
"bir varmis bir yokmus"
derler hani :
askin küçük sandali
hayat irmaginin akintisina
kafa tutabilir mi!
dayanamayip parçalandi iste sonunda...
acilari
mutsuzluklari
karsilikli haksizliklari
h a t i r l a m a y a b i l e d e g m e z :
ödesmis durumdayiz kahpe felekle.
ve sizler mutlu olun
yeter.
vladimir mayakovskı
sergey yesenin: 1925 yilinda henüz 24 yaşındayken yasamina kendi elleriyle son veren sair yesenin, arkasinda kendi kanıyla yazdığı son mektubundaki son siirinde sag kalanlara söyle sesleniyor: "su yasamda yeni bir sey degil ki ölüm, / ama pek öyle yeni sayilmaz yasamak ta."
o dönem en iyi dostu olan mayakovski bu intihara atfen ve kızgınlıkla aşağıdaki şiiri yesenin'e yazıyor ama beş yıl sonra kadim dostunun yanına aynı yesenin gibi kendi isteğiyle gidiyor.
"şu yaşamda
en kolay iştir ölmek
asıl güç olan
yeni bir hayata
başlamak..."
van gogh: hayattayken sadece bir tablosunu satabilen vincent van gogh’u (1853-1890) intihara sürükleyen sebeplerin başında ise haya(t)l kırıklığı gelir. hayatına giren bütün kadınlar tarafından reddedilir. sefalet, hastalık ve yalnızlık van gogh’u iyice bunaltır. “kendi çalışmalarım için yaşamımı tehlikeye atıyorum. bu çalışma uğruna yarı deli bir insan oldum” der. bir bunalım sonucu sol kulağını keser. şiddeti artan nöbetler gogh’u intiharın eşiğine getirir. kaldığı pansiyonda geçirdiği bir kriz sonucu göğsüne kurşun sıkarak intihar eder. cebinde kardeşi theo’ya yazdığı son mektup bulunur: “elinden gelenin en iyisini yapmaya kararlı bir kafanın son kertesine dek zorladığı çabanın içtenliğiyle…”
virginia woolf...
leo buscaglia: "birini seviyorsan serbest bırak, dönerse senindir, dönmezse zaten senin hiç olmamış demektir" ünlü sözünü yazan ve 73 yaşında intihar ettiği söylenen (ama kimi kaynaklar kalp krizinden öldüğünü söylemekte) ve intihar ettiğini öğrendiğimde beni şoke eden sevgi kitaplarının unutulmaz yazarı ilk gençlik dönemimizin polyanna'sı, sevgi böceği.
ilk eşi kendisiyle intihar etmediği için onu boşayıp yeni karısıyla intihar eden "stefan zweig"
YAVUZ ÇETİN kurtar bizi boğaziçi
Per Yngve Ohlin (a.k.a Dead)
Steve MacDonald
Erik Brødreskift (a.k.a Grim)
zero or die jame thomas