Baran'ı izledim az evvel. Majid majidi ( dün de bu adamın "Cennetin Çocukları" isimli filmini izlemiştim )yönetmenliğini yapmış.
Savaş nedeniyle ülkeyi terk etmek, başka bir ülkede mülteci olmak. İste tam bir "şark" mevzusu. Afganistan'ın Sovyetlerce işgalinden kaçan Afganların ülke özlemleri, aşkları. İlyas'ın İran'da yaşayan bir mülteci olarak yaşantısı,aşkı özelinde anlatılıyor.
Ve o kadar duru ki herşey. Amerikan aksiyonların o gürültüsünden, boktan aforizmalarından sonra öyle iyi geldi ki. Baran yani yağmur damları akıtıyor gözlerinizden.
kültürü olan toplumlar küçükte olsalar,yönetimi altında oldukları büyük olduğunu savunan toplumlara egemen olabilirler
geçmişte ve hala bugün bize egemen olan arap kültürü gibi...
bu açıdan bakıldığı zaman geçmişte,osmanlı imparatorluğuna karşı en büyük savaşı veren tek toplum iran toplumu olmuştur...
çünkü iran toplumu sunni --vahabi islam anlayışı içinde değildir..bizde iran yönetim modelini benimseyip,iktidara taşımak isteyen insanlar bile bunun ayrımının farkında değillerdir..o yüzden aslında istenilen iran yönetim modeli gibi,mollalara teslim edilmesi değil,çok daha imtiyazlı bir din sınıfı oluşturmak istenmesindendir..
iran sinemasına bakınca,en belirgin özelliği bana göre ,keskin ve kısa ama çok şey anlatan dialoglara sahip olmasıdır..
ve iran a yeşil sarıklı bir toplum diye bakmanın yanısıra,emperyalizme karşı vermiş olduğu savaşı da göz ardı etmemek lazımdır..
bu adamlar bugün dünyaya kafa tutmaktadırlar..ve amerika nın temel sorunu bir zamanlar iran gibi gözükürken bugün amerika iranla iyi geçinmenin yollarını aramaktadır.sebep ne midir..temel sebep amerikan politikalarını yansıtan hollywood sinemasını ayakta tutmaktır..çünkü ruslarla korsan dvd ve korsan kitap basımları,emperyalist batı için çok büyük tehlike arzetmektedir..
iran sineması da iran hükümeti tarafından bugün az da olsa desteklenmektedir..çünkü vahabi inanışının dayattığı yasaklar,iran toplumunda yer bulamamaktadır..
iran sinemasının gelişimini ve iyi ödüllere imza atan yapımlarını bir de bu açıdan düşünmek lazımdır...
etiennebahuer arkadaş, bu adamlar yaşadıkları siyasi ortamdan memnun adamlar değil zaten, adamların bir filmini bile izlemeden anlayamazsın tabi isyanlarını. ayrıca iranda sinema bütün kısıtlamalara ve yasaklara rağmen kadınların kendilerini (bir şekilde açıkça olamasa da zekice imalarla) türk kadınlarının yapabildiğinden çok daha fazla ifade edebildiği bir ortam. konuya sabit bir yerden bakarsan altta yazdıkların gibi basit, önyargılı ve gereksiz bir fikir çıkıyor olabilir. herneyse, ısrarla tavsiye ederim altta yazılı film ve yönetmenlerden en az birini izlemeni.