başyapıt
komikti tecavüz sahnesi bence ...
en sevdiğim film, bir Fransız yapımıdır.
konusunun sadece tecavüz olduğunu düşünenlere yani 'filmin sondan başa doğru gittiği'ni düşünenlere uyuz oluyorum.
filmin adı Dönüş Yok yani, ne geriden gelmesi.
ve Rektum, Tenya felan bunlar hiç mi bir şey ifade etmiyor babacım size?
tecavüz sahnesini eleştirenleri de yönetmen çok güzel ezmiş zaten, yakalayabilenlere tabi.
ayrıca Barda'nın en sonunda yönetmenin kalkıp gitmesi bu filme göndermedir.uzaktan yakından başka bir benzerliği yok bu filmle yoksa.sinirlendirmeyin beni.
izlediğim andan itibaren sanirim ölene dek etkisinde kalacagim az sayida filmden biri..hayatin icinde de geri dönüş yoktur hiç..bazen bir kaç saniyede verilen bir karar yada girilen bir yol geri kalan tüm hayati tamamen etkiler..film konusu dışında teknik olarak ta müthiştir..izlerken başınız döner, miğdeniz bulanir kamera çekimleri inanilmazdir..izlemeden ölmemek gereken film
iki sene önce izledim, hala da tünellerden ürkerim
önce cevabı verip sonradan soruyu soran kurgusu ile cevaba soru sorduran, benzersiz bir fransız filmi. tünel sahnesinin 'mıh etkisi' ise zihnin sahne sinematografisini parselledi (hollywood filmi olsa "cgi dır" denebllecek kadar sıradışı). döktüren oyuncular, film izlendiğini unuttuyor, kamera döne döne önceki zamanda geçen sonraki sahneye gidene kadar.
koltuğa yapışmış bir haldeydim hatırladığım... gözlerimi ekrandan alamıyodum... filmi izleyip saatler geçmesine rağmen sürekli gözlerimin önünde ansızın beliren o görüntüler, beyin zonklaması...
-bir süre penis görmek istemiyorum!
-kırmızıyı severdim, kabusum oldu.
-tüneller ikiye ayrılır.
-çantamda yangın tüpü taşıyorum...
her şeyiyle tutarlı bir film.
izleyiciyi izlemeye değil de,yaşamaya sürüklüyor.
gaspar noe, monica belluci,yangın tupu.
gaspar noe'nin adını geniş kitlelere duyurduğu sansasyonel film...bu film iyiydi diyenlere, yönetmenin ilk filmi I Stand Alone'u öneririm ( irreversible'in açılış sahnesindeki yaşlı amcanın hikayesi )
irreversible.because time destroys everything.because some acts are irreparable.because man is an animal.because the desire for vengeance is a natural impulse.because most crimes remain unpunished.because the loss of a loved one destroys like lightning.because love is the source of life
aşkı en mükemmel şekilde yücelten film.
yönetmen gaspar noe.ilk on dakikaya dikkat.fır fır dönen kamera,çarpıcı sahneler,baş döndüren kurgu.müssükleri de güseldr.
Bakırköy 'deki Galeria ya geçişinizi sağlayan alt geçide gideniniz oldu mu? Tecavüz sahnesinin orda çekilmiş olması pek bi muhtemel...
gaspar noe nin izleyiciyi motion camera tekniğiyle allak bullak eden filmi.. filmin sondan başa doğrusu akması da ilgi çekici yanlarından..seyredilesi bir yapımm. dikkat mide bulantısı ve baş ağrısı yapabilir...
izlerken sıkıntıya düştüm ve bu sıkıntı geçici olmadı.haftalarca sürdü..bir daha izlemem
ne desem boş yalnızca izlemelidir, tek kelime ile yorar..
noe noe noe niye
Benim için kusursudu ya bozuldu işte büyüsü. Alacağınız olsun.
İzleyecegim bir defa daha. Tek üyeli uyduruk kategorim de yalan olacak böylece. Artık başka bir filmde denemeliyim bunu.
Gaspar Noe'nin kamerayi surekli hareket ettirerek izleyiciyi hem goruntuler ile, hemde takip zorlugu saglayarak rahatsiz etmeyi hedefledigi bir film.
Sinema tarihindeki en sert sahnelerinden birine sahip olan filmden biri "Vincent Cassell'in cinnet gecirip YANGIN TUPU ile ortaligi kana buladigi sahne"
tekrar seyredilmediği için farkedilmeyen bir ayrıntı var. aslında bedava satmak iyi bir fikir değil ama olsun.
yangın söndürücüyle kafası dağıtılan adam tenya değil.