0- Bir robot insan toplumunun zarar gormesine sebep olamaz, bunu engellemek icin bir insana bile zarar verebilir.
1- Bir robot bir insana zarar veremez.
Ya da hareketsiz kalarak bir insanın zarar görmesine neden olamaz.
2- Bir robot insanların verdikleri emirlere uymak zorundadır. Ancak bu emirler birinci yasayla çeliştiği zaman durum değişir.
3- Bir robot birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.
robotlarrr
çocukken sadece kitabın kapağı ilgimi çektiği için satın aldığım ilk kitabım çelik mağaralardı.ve asimov hayranlığım ömür boyu sürecek gibi.okurken beni dinlendiren tek yazar.
hergün 30 sayfa okurdum çabuk bitmesin diye
Türkiyede basılan tüm kitaplarını okuyunca mecburen ingilizce öğrenmeme sebep olan büyük yazar. Zamaninda kitaplari icin sahaflara verdiğim paralarla kütüphane kurulurdu
Robot ve Vakıf dizilerini tamalıycam diye sahaflarda gençlğimi tükettiğim yazar. Geçen yıl Vakıf dizisini yeniden bastılar ama Robot dizisi hala meçhul...
Kitapları bulduğum sırayla okudum. Benim için büyük maceraydı. Ergenlik çağımdan beri kimbilir kaç defa tekrar tekrar okumuşumdur. 3 robot yasası, Baley ve Daneel'in dostluğu, Psiko-Tarih bilimi, Demerzel'in esas kimliğini açıkladığı bölümdeki şok... Hepsi çok güzeldi.
Sonsuzluğun Sonu diziden ayrı gibi duruyordu ama onu da ne yaptı etti bağladı konuya :)
Toprağı bol olsun...
hard sci-fi kavramının öncülerinden.
robot ve yapay zeka denince akla (tamam şimdi buldum) hemen onun adı gelir...
aids yüzünden ölmüştür, bir iğneden bulaşmıştır virüs. erken göç edenlerden ama arkasında yüzlerce bilimsel makale, onlarca bilimkurgu öyküsü ve romanı bırakmıştır. dolu dolu yazmış.
Dort Yuz uzerinde kitap yazmistir, yarisina yakini roman ve oykudur.
Bilimkurgunun en onemli ayaklari sovyet bilimkurgusu erken donem, amerikan bilimkurgusu ve asimov olarak gecer, o derece etkindir.
Naron uzun ömürlü olan Rigel ırkındandı ve ailesinin galaksi kayıtlarını tutan dördüncü üyesiydi.
Naron'un büyük bir defteri vardı. Buna galaksilerde kafaları gelişen çok sayıdaki ırklar kaydediliyordu. Daha küçük bir deftere ise, olgunlaşarak Galaksi Federasyonuna girmeye hak kazanan ırklar yazılıyordu. Birinci defterde bazı isimler çizilmişti. Çünkü onlar şu ya da bu nedenle başarısız olmuşlardı. Şanssızlık, biyofizik veya biyokimyasal kusurlar, topluma ayak uyduramama neden oluyordu buna. Ama küçük deftere adları geçirilen hiçbir üye o zamana kadar silinmemişti.
Bir haberci yaklaşırken iriyarı ve son derece yaşlı biri olan Naron da başını kaldırdı.
Haberci, "Naron" dedi. "Ulu insan."
"E, ne var? Şu merasimi bir tarafa bırak."
"Bir grup organizma daha olgunluğa erişti."
"Harika! Harika! Artık daha çabuk olgunlaşıyorlar. Bir yıl geçmiyor ki, yeni bir üyemiz olmasın. Peki kim bu grup?" haberci, galaksinin kod numarasını ve onun içindeki dünyanın koordinatlarını verdi.
Naron, "Ah," dedi. "O dünyayı biliyorum." Ve süslü bir yazıyla adı ilk deftere yazdı. Sonra ikincisine de kaydetti. Adet olduğu için o dünyaya en kalabalık toplumun verdiği adı kullanıyordu. Naron, "Arz..." diye yazdı.
"Bu yeni yaratıklar bir rekor kırdılar," dedi. "Başka hiçbir grup akıldan olgunluğa bu kadar çabuk geçmedi. bir hata olmadığını umarım."
Haberci, "Hata yok efendim." diye cevap verdi.
"Termo-nükleer enerjiyi öğrendiler değil mi?"
"Evet efendim."
"Eh, ölçümüz de bu." naron güldü. "Ve yakında uzay gemileriyle gelecek ve federasyonla bağlantı kuracaklar."
Haberci istemeye istemeye, "Ulu efendim," diye mırıldandı. "Gözlemcilerimiz onların henüz uzaya açılmadıklarını bildirdiler."
Naron şaşırdı. "Hiç mi açılmamışlar? Bir uzay istasyonları da yok mu?"
"Henüz yok efendim."
"Ama maden termo-nükleer güçleri var... Deneyler ve patlatmalar nerde yapılıyor?"
"Kendi gezegenlerinde, efendim."
Altı metre boyunda olan Naron ayağa kalkarak "Kendi gezegenlerinde mi?" diye gürledi.
"Evet, efendim."
Naron ağır ağır kalemini çıkararak küçük deftere yazdığı son adı çizdi. O zamana kadar görülmüş bir şey değildi bu. Ama Naron çok akıllı bir insandı ve galaksideki herkes gibi o kaçınılamayacak sonucu görebilirdi.
Adam, "Ahmaklar..." diye homurdandı.
(tamamen kopi peyst)
babam sayesınde tanıdıgım bırı hayal gucumu bu kitaplara borclu olabılırım
Astronomi alaninda bircok kitabi olan dev bilimadami ayrica bilim-kurgu romanlarinin da eski toprak ustasidir
Kitapları filme çevrilirken çok ciddi kayıplara uğrayan yazar (Öyleki bir asımov kitabının film uyarlamasını izlerken bir anda kendinizi dandik amerikan kurgularının içinde bulabiliyorsunz i robot ve will smith örneği en bariz olanlarından biridir..)
bilim kurgu denen şeyin babası, kralı. neyse işte. o yani.
vakıf dizisi kitapları
prelude to foundation
forward the foundation
foundation
foundation and empire
second foundation
foundations edge
foundation and earth
kronolojik olmayan fakat konu akışına göre bir sıradır.
bu vakıf dizisi kaç kitap yahu. birini bitiriyom, yenisi çıkıyor.